Yazarlar Temizlikle işe başlayabiliriz

Temizlikle işe başlayabiliriz

Faruk Beşer
Faruk Beşer Gazete Yazarı

Herkes şunu söylüyor; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Peki, ne olacak, bilmiyoruz. İnsanlar bu durumdan ders çıkarmış olabilecekler mi? Buna ihtiyaç duyacaklar mı? Duyarlarsa işe nereden başlayacaklar? Doğaya, hayvanlara ve de insanlara karşı yürütülen talanlar zulümler, katliamlar son bulacak mı? Bütün insanlığın başına gelen bu musibetlerin sebepleri doğru teşhis edilebilecek mi? Neden bunca bilime, teknolojiye ve felsefeye rağmen dünya hep daha kötüye gidiyor? Teknoloji doğayı daha çok tahrip ediyor, pisletiyor. Daha çok insanı öldürüyor. İnsanların ve hayvanların tabii ortamlarını/habitatını bozuyor, talan ediyor, yuvalarını yıkıyor. Yoksa Ergün Yıldırım Hocanın dediği gibi, doğa ve hayvanlar insanlardan intikam mı alıyor. Görebildiğimiz bu. Ama doğanın ve hayvanların elinde bilim akıl ve teknoloji olmadığına göre bu intikamı onlar adına alan bir sahipleri var demektir. ‘Cümle işler Halık`ındır, kul eliyle işlenir’.

Meseleye herkes kendi açısından bakacak, anlamaya ve anlamlandırmaya çalışacak. Dindarların da bundan çıkaracakları dersler olmalıdır. Bütün dinlere, ideolojilere, sistemlere üstün gelsin, hür düşünmenin önünü açsın diye gönderilen bir dinin mensupları olarak müslümanlar hala en alttakileri oynuyorsa, elini en çabuk tutması gerekenler de onlar olmalı değil mi? Neden müslümanların katili, zalimi ve en büyük düşmanı yine müslümanlar. Daha iki gün önce bir Orta Afrika ülkesi Çad’da terör örgütü Boko Haram’ın ordu mensuplarına düzenlediği saldırıda 92 kişi öldü. Tamam, meselenin bir ucu, dünyayı bilim ve teknolojisiyle talan eden emperyalist Batı. Ama bir ucu da müslümanların onlar tarafından hep kullanılır araçlar haline gelmiş olması değil mi?

Diyorum ki, ‘tezekki’ ile işe başlanabilir. Tezekki, arınma demek. Her türlü maddi ve manevi pisliklerden temizlenme. Mekke’de ilk gelen surelerde bu kelime çokça geçer. Öncelikle bozuk inançlardan arınmayı ve nefsi kötü duygulardan temizlemeyi ifade eder. Sonra ‘tezkiye’den hem maddi hem manevi temizlenme olan ‘zekât’ çıkacaktır.

Bu virüs sebebiyle maddi temizliğin önemini de bir kez daha hatırladık. Bunun sadece Batılıların şu anda bizden iyi yaptıkları konut, cadde, sokak ve üst baş temizliği değil daha özel temizlikleri de içerdiğini biliyoruz. Bu yönleriyle ibadetlerini yapan müslümanlar aradaki farkı büyük ölçüde kapatıyor. Dinimizin bize mecbur kıldığı idrar, dışkı, kan, alkol gibi kaba pisliklerden uzak durma konusunda biz onlardan hala ileriyiz. Bir müslümanın elbisesi, çamaşırı, yatağı, evindeki eşya ve sergiler dinin pis saydığı şeylerden arındırılmış olmak zorundadır. Müslüman her an evinin bir köşesinde kıbleye dönüp namaz kılabilir. Namaz da ancak hem kalbin kirlerinden, hem bedenin, elbisenin ve namaz kılınan yerin kirlerden arınmış olmasıyla sahih olur. Bir müslüman günde birkaç kez abdest alır; elini yüzünü, ayağını, dirseklere kadar kollarını yıkar. Yemekten önce ve sonra ellerini yıkar. Şimdi baktım ki, virüsten korunma çarelerini anlatan bir tıp bilim adamı ellerin mümkünse dirseklere kadar iyice yıkanmasını tavsiye ediyor.

Dinin emri olan gusül ibadeti bile başlı başına bir temizlik mucizesidir. İslam’ın bize öğrettiği temizlik eylemlerini biz elbette öncelikle ibadet olarak yaparız, ama bunların dünyaya bakan yönlerinin olmadığını söyleyebilir miyiz? Hatta namaz dâhil bütün ibadetlerin dünyaya bakan yönleri vardır. Çünkü dünya düzeltilmeden öbür âlem kazanılmaz.

Müslüman sadece elini ayağını ve gusül yaparak bedenini temizlemez. Kir ve pislik biriktiren tırnağını kasık ve koltuk temizliği de yapar. Bunlar da yetmez, etrafındakilerini rahatsız etmemek için vücut kokularına dikkat eder, güzel kokular sürünür, nefes kokusu yapabilecek şeyler yiyerek kalabalık mekânlara çıkmaz, yanındakini rahatsız etmez. Camilerdeki temizlik konusunda büyük eksikliklerimizin olduğu açıktır, buna rağmen hiçbir müslümanın çorap ve ayak kokusu namaz kılmayanlarınki kadar iğrenç değildir.

Müslümanın yediği ve içtiği temiz olmak zorundadır. Azıcık pis bir madde karışan bir yemeği yiyemezsiniz, ilginç olan, köpeğiniz dâhil, hayvanlarınıza pis maddeleri yem yapamazsınız. Bu konu bugün müslümanların çok az bildiği ve çok az riayet ettiği bir konudur. Yem sanayii baştan sona problemlidir. Temiz olmadıkça, temiz yemedikçe temiz düşünmek mümkün değildir. ‘Temizler temiz olanlar içindir, pisler de pis olanlar içindir’.

Bu vesile ile bütün bunları yeniden hatırlayıp eksikliklerimizi bilinçli olarak tamamlama şansını bulabiliriz. Temizlik imanın yarısıdır.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.