Yazarlar İsmet Özelin sezgileri ışığında 7 Haziran seçimleri

İsmet Özel’in sezgileri ışığında 7 Haziran seçimleri

Fatma Barbarosoğlu
Fatma Barbarosoğlu Gazete Yazarı

I-
Çarşamba günü yayınlamış olduğum yazıya sosyal medyadan şöyle bir yorum geldi: “Eldeki analiz araçlarının açıklayamadığı her şeye post modern de geç trendine uysa da güzel bir yazı.”
Yukarıdaki tanım, mizahi bütünlüğü içinde çok doğru bir noktaya temas ediyor. “Eldeki analiz araçlarının açıklayamadığı her şeye...”
Eldeki analiz araçları “bugün”ü niçin açıklayamıyor? Çünkü dünya dijital teknoloji ile birlikte yeni bir döneme girdi.
Zamanı ve mekanı bizden önceki kuşağın idrak ettiği gibi idrak etmiyoruz artık. İşin acı tarafı, teknoloji ile fazlasıyla barışık olan eski kuşak da zamanı kendi gençliğindeki gibi algılayamıyor. Dolayısıyla tecrübe biriktirmek ve aktarmak noktasında zayıf kalıyor.
II-
7 Haziran seçimlerinde aynı evden bir kaç partiye oy çıktı. Bu sonuç üzerinden aynı evdeki bireylerin takip ettiği farklı kanallar ve mecraların etkisini dikkate almamız gerekiyor.
Siyasetçiler, 1970'li yıllardaki gibi mahallenin tek evinde, devletin tek kanalının izlendiği yıllara göre siyaset üretemeyeceklerinin ne kadar farkında?
Bazıları için ağızda çürümüş sakız gibi algılansa da post modern kavramını kullanmak konusunda perhizkar değilim. Çünkü ister geç modern dönem ister post modern dönem diyelim 19. yüzyılın genel havasının dışında fazlasıyla “özel” leşen/leştirilen bir dönemin içindeyiz. Bir dönemi diğer dönemlerden ayıran pek çok faktör var. Bendenizin okuması zaman ve mekan farklılaşması üzerinden.
Zaman ve mekan farklılaşması maalesef bireylerin büyük hikayeyi görmesini engelliyor. Bu durum, söylemin değil üslubun öncelikli olarak algılandığı bir sürecin yayılıp gelişmesine katkı sağlıyor. Üslup, tarz en çok kadınları ve gençleri etkiliyor.
Sayın Sırrı Süreyya Önder, Ankara'nın erken galibi olarak vekilliğinin kesinleştiği saatlerde açıklama yaparken “Üzerimizdeki emanet oyların kıymetini bileceğiz.” dedi.
Yorumcular HDP oyları içinde MHP'den bile emanet oy olduğuna dair yorumlarda bulundu. HDP'nin içindeki MHP'li oylar MHP'li babanın eşine ve çocuklarına aittir büyük ihtimal.

III-
Emanet oy kavramını pek çok açılardan yorumlamak mümkün. Ama hem seçmenler hem de seçilenler kendisinde kayıtlı görünen her şeyin emanet olduğunu idrak ederse demokrasi yolculuğunda bir merhale yukarıya geçebilmemiz mümkün olur.
7 Haziran seçimlerini herkes kendi bakış açısından ve inşa etmek istediği tasavvur üzerinden okudu/okuyor. Bu satırların yazarı dahi öyle yapacak. Bendeniz açısından seçimin iki önemli sonucu var. Gece gündüz Türkiye'deki seçimlerin şaibeli olduğu konusunda çalışmalar yaparak bu yaptıkları çalışmaları “dünya” basını üzerinden yaymaya çalışanların çalışmaları “şimdilik” ellerinde kaldı. Şimdilik diyorum çünkü Türk halkının tercihleri onların tasavvurlarına denk düşmediği zaman derhal devreye sokulmak üzere bekletilecektir.
7 Haziran seçimlerinin benim açımdan ikinci önemli sonucu her ne kadar kampanya Erdoğan karşıtlığı üzerinden ittifak olarak yürütülmüş olsa da “içimizdeki düşman” söyleminin karşılıksız kalmış olmasıdır.
Türkiye olarak en hassas noktamız “içimizdeki düşman” söylemidir.
Bazı zamanlarda her şeyin birbiriyle buluştuğu bir çakışma anını yaşarız. Sırrı Süreyya Önder'in Ankara'nın erken kazananı olarak, “emanet oylar” için teşekkür etmek üzere basın toplantısı yaptığı saatlerde, İsmet Özel'in Neyi Unuttuğunu Hatırla kitabının “Önce Taraflar Belli Olsun” başlıklı yazısını okumaktaydım.
Sizlerle paylaşmak istediğim paragrafta şair sezgisi ile toplumsal olayları çok erken kavrama basiretine sahip olan İsmet Özel şöyle diyor: “...Şimdiye kadar şöyle bir tutum yürürlükteydi: Karşımdakine hakları verilmesin, çünkü ben haklarımı kullanamıyorum. Eğer karşımdakine baskı uygulanırsa ben de bana yapılan baskıya katlanırım.”
Türkiye seçmeni olarak artık bu söylemden vaz geçebilecek miyiz? Meselenin düğüm noktası benim nezdimde budur!
Meraklısı için not: İsmet Özel'in Neyi Kaybettiğini Hatırla adlı kitabı ilk olarak 1995'te yayınlandı. Hali hazırda Ve'l Asr kitabının içinde yer alıyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.