Yazarlar Berlusconi gerçekte ne dedi?

Berlusconi gerçekte ne dedi?

Fehmi Koru
Fehmi Koru Gazete Yazarı
İtalyan başbakanı Silvio Berlusconi'nin ağzından kaçırdığı 'İslâm-karşıtı' sözler tartışılıyor. Dediği şu: "İnsan haklarına ve dine saygı duyulmasını garanti eden, ülkelerimizdeki zenginliğin de temelinde yatan değerlerin oluşturduğu uygarlığımızın üstünlüğünden kuşkumuz olmamalı. İslâm Dünyası'nda böyle bir saygı yok ve bu sebeple geri. Üstün değerlere sahip Batı yeni insanları Batılaştırıp (Occidentalize) fethetmek zorunda. Komünist Dünya ile İslâm Dünyası'nın bir bölümünde bu oldu, ama maalesef İslâm Dünyası'nın bir bölümü 1400 yıl geride." (International Herald Tribune, 27 Eylül 2001, http://www.iht.com/articles/33780.html)

Söyleyenin psikolojik yapısını ele veren ilginç cümleler bunlar. Berlusconi, boşboğazlığı ve saygısız sözleri yüzünden İtalyan basını tarafından da eleştirildi; bizde de, Cumhuriyet dahil bir çok yayın organı, İtalyan başbakanını kınamaktan geri durmadı.

Aslına bakılırsa, İtalyan politikacının sözleri, Batılı kulaklar için bir yenilik içermiyor. Baba George Bush döneminde başkan yardımcılığı koltuğunda oturan Dan Quayle ile NATO'nun aynı dönemde genel sekreterliğini yapan Belçikalı Willy Claes, farklı ortamlarda, komünizmin çöküşünden sonra Batı için 'en ciddi tehdidi' İslâm'ın oluşturduğunu söylemişlerdi. (http://www.mfa.gov.tr/grupa/percept/V-2/ysezgin.htm) Onlardan önce, İngiliz başbakanı Margaret Thatcher'in Turnberry/İskoçya'da toplanan (7-8 Haziran 1990) NATO Zirvesi'nde, "Yeni düşman İslâm Dünyası" dediği duyulmuştu.

Prof. Bernard Lewis'in The Atlantic Monthly dergisinde 1990 eylülünde yayımlanan "The Roots of Muslim Rage" (Müslüman öfkesinin kökleri) başlıklı uzun makalesinde (http://www.theatlantic.com/issues/90sep/rage.htm) işlediği tez de, İslâm'ın sadece Hıristiyanlık'la değil, Hıristiyanlık Dünyası (Christendom) da denilebilecek bütün bir Batı ile kavgalı olduğudur...

Margaret Thatcher, Willy Claes ve Dan Quayle gibi Avrupalı ve Amerikalı politikacıların zihniyet dünyasında, 'İslâm' sözcüğü, geçmişte Sovyet-karşıtı ideolojiyi besleyen bilimadamlarının da gayretleriyle, Demirperde'nin yıkılışı sonrasında, 'yeni düşman' anlamını kazanmaya başlamıştı zaten. İtalyan başbakanı Berlusconi o çizginin son temsilcisi olarak görülmeli.

Konunun önemli bir ayrıntısı, Berlusconi'nin, bu sözleri, Berlin'de, Alman Şansölyesi Gerhard Schröeder ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile görüştükten sonra ifade etmiş olması... Karşılarında konuştuğu İtalyan gazeteciler, Berlusconi'nin bu cümleleri büyük bir heyecanla sarf ettiğini bildiriyorlar. Belli ki, üç lider başbaşa görüşmelerinde İslâm Dünyası'na yönelik bir değerlendirme yapmış ve kendilerince bir yöntem belirlemişler; diğerleri susmayı yeğler (veya gazetecilere 'off-the-record' kuralı uygular) iken Berlusconi içeride konuştuklarını dışarıya yansıtmakta bir beis görmemiş...

Bu durumda, elbette ihtiyat payını koruyarak, hiç değilse üç ülkenin bundan sonraki süreçle ilgili yaklaşımları konusunda ipuçlarına sahip olduğumuzu düşünebiliriz. Zihin şifrelerinin çözülmüş biçimi şu: "İslâm Dünyası'nın Batı'yı Batı eden temel değerlerden (insan hakları, dine saygı gibi) yoksunluğu, Batı Dünyası'nın fetihçi duygularını kabartıyor. Komünist Dünya ile İslâm Dünyası'nın bir bölümünde gerçekleştiği gibi, Batılı değerlerin (dinin de mi?) global anlamda yaygınlaştırılmasına çalışacaklar..."

İnanç sistemimiz ve içinde yer aldığımız coğrafya ile ilgili hoş olmayan sözler sarf etmesi sebebiyle, İtalya başbakanı Silvio Berlusconi'ye kızmamız gerekiyor. Bir İtalyan gazetesi "Başbakanlık sarayında bir Tâlibân'ın oturması kaygı verici" demiş sözgelimi; Cumhuriyet, dün, manşetinden, "Berlusconi'den 'haçlı' çağrısı" tepkisini verdi. Ancak, hem açık sözlülüğü için hem de o boşboğazlık etmese kapalı kapılar ardında neler piştiğini başka bir yolla öğrenemeyeceğimizden, benim içimde kendisine karşı herhangi bir kızgınlık bulunmuyor. İslâm Dünyası karşı karşıya bulunduğu 'gerçek tehdit' ile yüzleşirse, bir ihtimal, Batı'nın 'fetihçi' saldırılarını püskürtmeyi de başarabilir...

Gerçekler acı olabilir, ancak öfkeyle bir yere varmamız mümkün değil...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.