Yazarlar Tuzak

Tuzak

Fehmi Koru
Fehmi Koru Gazete Yazarı

Baklayı nihayet ağızlarından çıkardılar. Irak'taki durum ortada. İşgalci güçler kendi ellerinin eseri olan bataklığın içinde debeleniyorlar. Irak'ta mutlu tek kişi yok; ABD ve İngiltere'de insanlar yönetimlerine desteklerini çoktan çektiler. İşgalci güçlerden kaç kişi öldü, Iraklı kayıpların sayısı nereye ulaştı hesabının peşinden koşan yok artık. Kendi döneminin en büyük politik ayıbı olmasa, Bush bile, Irak'la arasına mesafe koyacak...

Durum böyle olduğu halde, Türk basınında birileri, "Türkiye tezkereyi reddettiği için fotoğrafın dışında kaldı" yakınmasında... Irak'ta Amerika'nın kısa sürede muzaffer olacağı, ülkeye demokrasi ve ekonomik refah getireceği önkabulüne dayalı yorumlarıyla geçmişteki tezkere tartışmalarını etkileme çabalarını unutturmaya çalışmaları gerekirken...
Ağızlarından çıkardıkları bakla bunu neden yaptıklarını açığa vurdu: Şimdi de Lübnan batağına bulaşmasını istiyorlar Türkiye'nin... İsrail tankları ile uçaklarının ölüm yağdırdığı Lübnan'da, Hizbullah'ın güçlü olduğu bölgelerde, güvenliği uluslararası bir gücün üstlenmesi düşünülüyor ya; Türkiye o göreve gönüllü yazılmalıymış... "Böylece Ortadoğu'nun efendisi biz oluruz" demeye getiriyorlar...
Irak'taki yıkım ve kan deryasına sokamadıkları Türkiye'yi bu defa Lübnan'daki yıkım ve kan deryasının içine atmak... Bütün niyetleri bu.
Condoleezza Rice'ın "Yeni Ortadoğu'nun zamanı" açıklamasıyla bizdeki birilerinin "Türkiye bu fırsatı kaçırmamalı" kampanyası üst üste geldi. Ülkemizi illâ bir yanlış tablonun içine sokacaklar. "Irak olmadı, hiç değilse Lübnan olsun..." Bunun NATO veya BM şapkalarından biri altında gerçekleşmesi fark etmiyor, Türkiye iki şapkayı da giyebilecek bir ülke nasılsa... Utanmasalar, "BM, NATO'ya gerek yok, ABD ve İsrail'in çağırması yeterli" diyecekler...
Bunu sağlamak için ellerinde bazen sopa, bazen de havuç olarak kullandıkları bir bahane var nasıl olsa: Son günlerde artan PKK terörü... Bush'un "Bu defa PKK'ya karşı mutlaka bir şeyler yapmalıyız" sözünü önümüze sürüyorlar. Irak'ın kuzeyinde yuvalanan örgütün önemli isimlerinden birini Türkiye'ye teslim etmeyi düşünüyormuş ABD; içimizdeki uzantıları, "Bakın, ne kadar da bizi düşünüyor Amerika" havasını basıyor. Kuzey Irak'ta işgalci güç konumundaki ABD'nin bugünlerde yapmaya yanaştığı PKK'ya karşı sertleşme eylemini daha önce neden yapmadığını sormayacağımızı sanıyorlar... Tabii, yapacağını söylediğini gerçekten yaparsa...
Türkiye bölgemize yönelik yanlışların dışında kalarak itibarını artırdı; bundan böyle de ABD-İsrail ortak planlarına yüz veremez... Bize düşen, orantısız güç kullanımını da içeren yöntemlerle dışarıdan dayatmalar eşliğinde yürütülen bölgeye yeni biçim verme çabasının yanlışlığını haykırmaktır. Kısa vâdede sonuç alır gibi görünen yöntemlerin orta ve uzun vâdede içinden çıkılmaz devâsâ sorunlara yol açacağını görmeli o çabaları sergileyenler... Afganistan ve Irak'ın durumu ortada; İsrail'in yöntemi sonuç alabilseydi Filistin'de durum farklı olurdu.
İsrail, Filistin'de yaptıklarını mâzur göstermek için, herkesin pisliğe bulaşmasını yeğliyor. ABD ile müttefiklerinin Afganistan ve Irak'ta başına gelene bu gözle de bakılabilir: İşgal altındaki bu iki ülke işgalciler açısından tam bir bataklıktır; Filistin'in İsrail için bataklık olması gibi... Türkiye'yi Lübnan bataklığına çekebilirlerse, tablo, İsrail açısından tamamlanmış olacak... Planı yazanlar, belli ki, bundan sonraki İran ve Suriye aşamasında, merkezî rolü, Türkiye'ye ayırmışlar...
Tuzak bu; Türkiye'nin hiç yanına yaklaşmaması gereken bir tuzak...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.