Yazarlar Bu suçun nöbetçi mahkemesi var mı?

Bu suçun nöbetçi mahkemesi var mı?

Fuat Atik
Fuat Atik Gazete Yazarı

Avrupa ülkelerinden birinden arıyordu. İsmini vermedi. ''25 yıl ben bunun için mi hizmet ettim'' diyordu.

Bütün dünyası yıkılmış, tutunacak dalı kalmamış birinin ruh halini yansıtıyordu sesi...

Öğrencilik yıllarında hizmet için koşuşturmuş. Meslek sahibi olunca da ne görev verildiyse yapmış. ''Ben bunun için mi hizmet ettim'' cümlesini sık sık tekrarlıyordu.

''Bütün amacımız şu son 10 yıldaki Türkiye''yi inşa etmekti. Yalanmış meğer. Mesele AK Parti meselesi değil, bunun için aramadım, yanlış anlamayın...'' diyordu.

''Nedir mesele'' diye sordum. Soruya soruyla karşılık verdi: ''Biz millete, ülkeye darbe yapılsın diye mi hizmet ettik?...''

Fedakârlıklarından örnekler veriyordu. Her cümlesinin sonunda ''Biz millete, ülkeye darbe yapalım diye mi hizmet ettik?...'' diye soruyordu.

17 Aralık''ın üzerinden birkaç gün geçmiş, ''darbeydi, değildi'', ''pararalel yapılanma vardı, yoktu'' tartışmaları yeni başlamıştı.

Cemaate 25 yıl hizmet etmiş biri, hükümeti bırakın, millete, ülkeye darbe yapıldığını söylüyordu 17 Aralık operasyonuyla...

Henüz Başbakan milli iradenin hedef alındığını söylememiş, ikinci milli mücadeleden bahsetmemişti...

Telefondaki hizmet üyesinin cemaat içinde karşılığı var mı diye düşündüm gazetecilik refleksiyle. Kutup soğuğunda, Afrika sıcağında, vatanından binlerce kilometre uzakta hizmet için koşuşturan kaç kişi böyle düşünüyordu?

Aslında önemi yoktu.

''Biz bunun için mi hizmet ettik?'' diye sorarken binlerce kişiyi arkasına almış gibi konuşuyordu.

***

17 Aralık''ın üzerinden bir ay geçti.

Birbiriyle alakası olmayan soruşturmaların aynı anda operasyona dönüştürülmesi...

''Uygun hakim''in nöbetinde alınan gözaltı kararları...

Soruşturma dosyalarının Başsavcı''dan saklanması...

Dinleme kararlarının sahte isimlerle alınması...

Fethullah Gülen''in ''uzlaşı'' mektubunu yazdıktan 3 gün sonra, 25 Aralık''ta ikinci operasyonun, alelacele başlatılması...

Dinleme kayıtlarına dokunmadan gözaltı ve işadamlarının mallarına tedbir kararı...

Şüphelilere ''hükümete yık, serbest bırakalım'' teklifleri...

3 yıl sonra hatırlanan soruşturma dosyaları...

İHH ve MİT üzerinden Türkiye''yi teröre yardım eden ülke gibi gösterme girişimi...

Paris infazlarını, PKK''ya sızdırılan ses kaydıyla MİT''e yıkıp, çözüm sürecini hedef alma çabası...

Vs. vs. vs...

***

''Biz bunun için mi hizmet ettik'' sorusu, 17 Aralık''ı bir darbe girişimi yapan tüm bu hukuksuzlukları, komploları sorgularken en az bunlar kadar yakıcı bir gerçeği de yüzümüze vuruyor. Paralel yapı ete kemiğe büründükçe, cemaat tabanında kandırılmışlık duygusu da yayılıyor. Vicdanlarda başka bir yolsuzluk ve hukuksuzluk sorgulanmaya başlanıyor.

Sadece cemaat tabanı için değil, Türk okulları gibi hareketin hizmetlerine maddi manevi destek verenler de bu aldatılmışlık duygusunu yaşıyor. ''Müslüman Müslüman''ı arkadan vurdu'' algısı giderek güçleniyor ve kanıksanıyor.

***

Yusuf Kaplan''ın da uzun süredir dillendirdiği ''İslam''ın karşısına İslam'' projesi ilk kez 17 Aralık''la bu topraklarda hayat buldu. Siyasi hedefleri ve sonuçları bir tarafa, bizi biz yapmaya başlayan, yüz yıllık uykumuzdan uyandıran yeni Türkiye''nin dinamiklerine cemaat üzerinden bir saldırı söz konusu olan.

2002''de kapanmanın eşiğindeki Halkbank bölgesel bir sermaye gücü olmasaydı hedef alınır mıydı? Dahası ABD ve Yahudi lobisinin işareti olmasaydı soruşturmanın bir parçası yapılır mıydı? Bağımsızlaşan MİT, çözüm sürecini başarıyla yönetmeseydi 7 Şubat''tan bu yana her fırsatta bir hesaplaşma girişimine malzeme yapılır mıydı? Keza 3. Havalimanı gibi dev projeleri yüklenen işadamları...

Erdoğan''ın bölgede uyandırdığı etkiyi, Suriye, Mısır, İsrail politikasını saymayın, 17 Aralık''ın her ayağında bir uluslar arası boyut karşımıza çıkıyor.

Yabancı medyaya pompalanan ''Jihadist iktidar'' ve İHH TIR''ında silah propagandası eşliğinde oluşturulmaya çalışılan Türkiye algısının hedefi, maşanın dışardan tutulduğunu gösteriyor.

17 Aralık sürecinde iktidarla ilişkilendirilen El Kaide''nin, Suriye ve Irak''ta devlet kurma aşamasına gelmesi paralelinde ''Türkiye''nin gizli nükleer dosyası''nı açma tehdidi birbirinden bağımsız okunabilir mi? Ve elbette İHH ile El Kaide''yi eşleştirmeyi hedefleyen son operasyon.

''Bölgenin teröre destek veren yeni İran''ı Türkiye'', Anadolu uyanışına çekilecek yeni operasyonun kod adı gibi.

***

İHH, MİT, çözüm süreci, nükleer dosya vs. üzerinden iktidarı hedef alan dalgaların, bölgesel hesaplarla bağlantısı görünür hale geldikçe, millet vicdanındaki sorguma, cemaat tabanındaki aldatılmışlık ve ihanete uğramışlık duygusu daha da belirginleşecek, derinleşecek...

17 Aralık tezgâhı bertaraf edilecek, ediliyor da. Hukuksuzlukları, usulsüzlükleri düzeltmek de mümkün. Yargı, kim yolsuzluk yaptıysa, rüşvet aldıysa er ya da geç hesap sorar. Ancak milleti mağdur eden vicdani yolsuzluğu ve hukuksuzluğu adalet terazisinde tartacak uygun bir nöbetçi mahkeme ne yazık ki yok.

Hesap helalleşmeyi mümkün kılmayacak kadar büyük.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.