Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Doğunun Batısı

Doğu'nun Batısı

Furkan Çalışkan
Furkan Çalışkan Gazete Yazarı

Tel Aviv’de herkes size aynı şeyi söyleyecektir; “İsrail, tanrının acı çekmiş Yahudilere Holokoust‘un kefareti olarak armağandır!” ve ilave edeceklerdir “4000 yıl önce bu topraklar atalarımıza vaat edildi!”

Dindar olanları kutsal kitapları Tora’dan alıntı yapacak, seküler olanları ise tarihsel materyalizmin imkanlarından faydalanarak kendilerine bir haklılık payı çıkaracaklarıdır. Oysa meselenin künhüne varmak için onlarla değil kendimizle konuşmamız gerekir.

Kudüs’ü ziyaret edenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar. Şuradan başlayalım; Kudüs’ten kasıt Doğu Kudüs’tür. Yani kutsal mekanların bulunduğu kadim Kudüs. Peki Batı Kudüs ne oluyor bu durumda? Öyle zannediyorum ki bu sorunun cevabı, gerçekte birilerine vaat edilenin toprağın ötesinde bir anlamı olduğunu idrak etmek için bir başlangıçtır.

Batı Kudüs herhangi bir yerdir. Benzer caddeleri ve sokakları, binaları ve dükkanları Kuala Lumpur’da ya da New York’ta veya Viyana’da görebileceğiniz bir şehirdir. Cadde de durup şöyle bir etrafınıza bakınmanız aslında nerede olduğunuzu anlamanıza yetmeyecektir. Üstelik benzer bir hissi artık bütün dünyada yaşayabileceğimizi de unutmayın. Seyahat ettiğiniz şehirde uluslararası bir markanın restoranını görünce insanların kapıldığı sahte evinde olma hissi insanoğlunun global bir hapishane olarak karşımızda dururken coğrafyanın haritaları terk ettiğini artık biliyoruz.

İsrail’in bütün Filistin’de ve özellikle de Kudüs’te gerçekleştirdiği askeri kuşatmadan daha sinsi ve yıkıcı başka bir kuşatma var. Batı Kudüs’ten bahsetme sebebim budur aslında. İlahi olanı seküler olan ile kuşatma. Uzun bir zamana yayıp yavaşça eritme. Çünkü modern zamanlarda sekülerizm Yahudi teolojisinin bir türevidir. Bankaların modern mabetler olarak yükseldiği, faizin sosyal hayatın temel dinamiklerinden birisi haline geldiği ve kimliklerin eridiği bir dünyada yaşıyoruz. Globalizm, diasporaların zaferidir. Diaspora ise bir Yahudi gerçeğidir. Polonyalı bir Yahudi ile Hollandalı bir Yahudi’nin, bir araya gelip Polonya ve Hollanda’yı eritmesidir. Ton farklarıyla birbirine benzetmesidir. Hakkını verelim bu kolay bir şey değil. Yahudilerin büyük sanatçıları her zaman evrenselliği tema edinir. Multikültürelizm onların fikridir. Bugün multikültürel bir iş yapmaz iseniz dünya kültür piyasası sizi geri püskürtür. Aksi mümkün değildir. Özellikle Avrupa’da ve nihayetinde bütün dünyada şehirlerin bir old city (eski şehir) kısmı vardır. Bu kısmın haricinde kalan her yer New York’dur. Yani seküler dünya tasavvurunun başkenti!

Kendimizle konuşmamız gerektiğini söylemiştim. Evet, bugün eğilimlerimiz, yaşam şeklimiz, karar verme kriterlerimiz, şehirlerimiz ve toplumsal düzenimiz sekülerizmin çizdiği sınırlar dahilindedir. Bunu en kolay güncel sorunlarla ilgili esaslı bir fıkha sahip olamayışımız anlatır. İbadet ile gündelik hayat arasındaki yüzlerce yıllık doğal bağın kopmasını, namaz kılan bir insanın, dünyaya karşı namaz kılan bir insan gibi duramayışının nedenini başka türlü açıklayamayız.

Dünyanın dört bir tarafından gelen, farklı diller konuşan insanları çok kısa bir zaman içinde, başkalarına ait olan ve halen onların yaşamakta olduğu bir coğrafyada bir devlet! ve bir ulus olarak bir araya getirmek mümkün müdür sorusunun cevabı İsrail’dir. Bu cevabı verebilmek içinde seküler dünya düzenini bir yaşama biçimi olarak her kültüre tatbik etmek gerekir ki bu da mümkün olmuştur.

Geldiğimiz noktada nasıl Hayfa; Tel Aviv tarafından, Beytullahim; Efrat tarafından kuşatılmış ve içine alınarak eritilecek ise Kudüs de Batı Kudüs tarafından ele geçirilmek üzere. Amerikan elçiliğinin Kudüs’e taşınarak işgalin tanınması ise sadece bir netice. Burada bahsettiğimiz elçilik binası değil kadim Kudüs’ün New York tarafından ilhak edilmesidir.

Peki ne yapacağız?

Önce bulunduğumuz zeminde sekülerizmin kuşatmasını kırmak zorundayız. İstanbul, New Yorklaştığı sürece Kudüs için yapacağımız her şey akamete uğrayacaktır. Kudüs için dertlenmek ve öfkelenmek hiç olmazsa bir adımdır lakin bu adımı bir yolculuğa çevirmek istiyorsak eğer, kadim Kudüs’ü korumak için kadim İstanbul’u tahkim etmemiz gerçeğinden kaçamayız. Bu da kalplerimizi tahkim etmek ile mümkündür.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.