Yazarlar Kimin adı kırmızı?

Kimin adı kırmızı?

Furkan Çalışkan
Furkan Çalışkan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Dediler ki, Kırmızı Fularlı Kız Rakka'da öldürülmüş.
Sanki maskeli kahraman Zorro İspanyol valiye karşı savaşırken ölmüş. Ya da Kızıl Maske yeni bir macera sırasında kötü adamların tuzağına düşmüş. Sanki mi? Bir dakika…
Aslında bu yeni çizgi roman şöyle yazıldı;
Cüneyt Özdemir adlı televizyoncu neredeyse ekranı kaplayan bir sırıtışla “Kırmızı Fularlı Kız" olarak bu yeni karakteri tüm Türkiye'ye tanıttı. Gezi olaylarına Antalya'dan iştirak edip, kırmızı fuları yüzünden hapis yatan bir özgürlük kahramanı vardı insanların karşısında. Ekranından uğurlarken de “bu neşeni hiç kaybetme" diyerek sıkı sıkı tembihlemişti, bu elindeki CNN logolu mikrofonu tutan kızı. Macera bir süre sonra Murat Karayılan ile birlikte dağda devam etti. Kötü adamlarla savaşmak üzere Rakka'ya doğru yola çıkarken aynı anda başka bir yerde, mesela Washington'da, göğüsleri yıldızlarla dolu adamlar kendi kızıllarını ve kendi karalarını zevkle seyretmekteydiler.
Nasıl hikâye? İyi bir çizer ile anlaşılıp, Doğan ya da Can Yayınları tarafından tekmili birden kırk bölüm halinde yayınlanabilir mi? Şöyle mesela “Kırmızı Fularlı Kız Kandil'de" ya da “Kırmızı Fularlı Kız Rojava'da" veya “Kırmızı Fularlı Kız Kobani'de" gibi… Benim ki sadece öneri. Değil mi ki dağın arkasına bakan ve ekolojik gerillaları anlatan kitaplar patır patır yayınladı, PKK kamplarındaki günlük yaşamı kültür sanat almanaklarına aldılar, bu teklifimi de gayet değerlendirebilirler. İşte kültürel iktidar, neyse, girmeyeceğim o konuya. Bizim arkadaşlar çok kızıyor sonra. O zaman gerçek hayata dönelim. Dönülecek bir gerçek hayat varsa hala…
***
Görüntü temelli gerçeklerin üretildiği ve tüketildiği bir dönemde yaşıyoruz. Kırmızı fuları, sarı saçları ve yüzünden eksik etmediği gülüşüyle bir genç kızdan, bir terör örgütüne ekran yüzü üretebilirsiniz pek ala. Hatta kurumsal bir kimlik inşa edip, bambaşka sosyal sınıf ve ideolojilerden bir taban oluşturmak için adım da atabilirsiniz. İmge, akan ve yaşayan dilin bütün gerçekliğini içine çekip sönümleyebilir. Doğru-yanlış; yararlı-zararlı; güzel-çirkin ve iyi-kötü tek bir imge ile temsil edilebilir. Değiştirilebilir. Ters-yüz edilebilir. Günümüz dünyasında bütün bunlar mümkündür. Mesela iktisadi görüşlerinizi Marx'dan, siyasi tavrınızı Lenin'den alıp, emlak kralı Trump'a hizmet ederken bulabilirsiniz kendinizi. İmgeler dünyası işte. Söze 6. Filoyu denize dökmekten başlayıp, Rojava'daki Amerikan deniz piyadelerinin birlik sancaklarına selam durarak konuşmanızı sonlandırabilirsiniz. Oluyor böyle şeyler değil mi?
Amerika ne dünyayı ne de Ortadoğu'yu ele geçirdi. Amerika aslında gerçeği ele geçirdi. İşgal ettiği şey gerçeklikti. Katili maktul, maktulü katil gösterebilecek bir göstergeler imparatorluğu kurdu. İşte şimdi gözümüzün önünde, bir terör örgütünü başka bir terör örgütüyle legal hale getiriyor. Bu nükleer başlıklı bir silahtan daha tahrip edici.
Dünyadaki en büyük Amerikan üssü CNN mikrofonudur. Yalanın uçuşu buradan kontrol edilir. Hakikatin üzerine binlerce sorti yaparlar. Ve akan kanın rengini boynunuza fular diye takarlar. Neşe içinde.
Kimin adı Kırmızı bu hikayede baştan belli.
Çünkü izlemek artık izlenmektir. Zeki Müren değil ama Ted Turner bizi görüyor…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.