Yazarlar Sıcaklar beni çok ırgalıyor

Sıcaklar beni çok ırgalıyor!

Gökhan Özcan
Gökhan Özcan Gazete Yazarı

Biliyorum, daha önce sıcakları konu alan bir yazı yazıp bu köşede yayınladım.

Ama anlayışınıza sığınarak bir tane daha "sıcak yazısı" yazmak zorundayım!

Çünkü hava hâlâ çok sıcak ve sadece köşeyi bucağı değil, benim gündemimi de fena halde ele geçirmiş durumda!

Hem de bütün öteki gündem maddelerinin uygun yerlerine tekmeyi basıp, hepsini gündem dışı biryerlere göndererek...

Hava bu kadar sıcakken, benden oturup da her zaman yaptığımı yaparak memleketin mühim meselelerini çözmeye devam etmemi beklemeyin!

Sonuçta ben de bir insanım ve toplumsal kurtarıcılık görevime havalar serinleyinceye kadar ara veriyorum!

Çünkü şu anda kendini bir süredir sauna zanneden kaçık bir çalışma odasında bulunuyorum ve yazmakta olduğum şu münasebetsiz yazının bütün harfleri de benimle birlikte burcu burcu terliyor.

Farkında olabilmeyi başarabildiğim tek şey, havanın gerçekten çok sıcak olduğu gerçeği...

Ama eminim havanın çok sıcak olduğunun farkında bile olmayan bir sürü insan yaşıyor şu anda aramızda.

En sıcak havalarda bile gömleğinin bütün düğmelerini kapalı tutan, ceketlerini üstlerinden asla çıkartmayan ve tek bir damla bile ter dökmeyen bu insan kılıklı canlıların, aramıza sızmış uzaylılar olduğundan zerre kadar şüphem yok!

Ama yine de onlara gıpta ile bakmaktan kendimi alamıyorum!

Çünkü ben hiçbir zaman onlar kadar kuru yaklaşamadım bu mevsim anormallerine...

Sıcaklıklar mevsim normallerinin sadece bir derece üstüne sıçradığında bile, benim huysuz vücudum anında bütün bunalma emarelerini sandıktan çıkarıp piyasaya sürüveriyor.

Dondurma gibi bir tipim; güneşi gördüğüm zaman hemen erimeye ve akmaya başlıyorum.

Ayrıca sinir katsayım da eşzamanlı olarak yükseldiğinden, sıcaklarla birlikte külahları değişmeye de fazlasıyla eğilimli hale geliyorum.

Bütün bunlar beni doğal olarak negatif psikolojik noktalara ve hatta virgüllere, ünlemlere, soru işaretlerine götürüyor.

Hava dolaşımımın güzergâhında birtakım düzenlemeler yapmam ve burnumdan solumaya başlamam da kaçınılmaz oluyor bu durumda!

Karşıma çıkan herkes ve herşeyle, alâkaya tavşan kanı çay demleyebilen kavgalara tutuşuyorum. Bir adamla, bir kadınla, bir çelik kapıyla, bir armut sapıyla, bir camlı sehpayla, bir ayakkabı tekiyle, bir elektrik sayacıyla, bir çizgi film kahramanıyla, bir toz şeker tanesiyle, bir yüz kremiyle, vs...

Sıcaklar geçince kırıp döktüğüm, sıkıp bağırttığım, mıncıklayıp patlattığım, fırlatıp attığım herşeyle yeni baştan diyalog kurmam ve helalleşmem gerekiyor.

Aslında bütün bu mağdurlarım da çok iyi biliyorlar ki, böyle bir taraftan eriyip akan, bir taraftan da otomatik vites canavarlaşan bir adam değilim ben!

Hepsinin sebebi sıcaklar...

Mevsim normallerinde normal, mevsim anormallerinde anormal olmak benim de hiç hoşuma gitmiyor ama ne yapabilirim!

Meteorolojik sapıklığın çaresi yok ki!..

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.