Yazarlar 25 yıl önce, 25 yıl sonra Erdoğanın İBBdeki iki yılı ile CHPli başkanın iki yılı arasındaki uçurum

25 yıl önce, 25 yıl sonra… Erdoğan’ın İBB’deki iki yılı ile CHP’li başkanın iki yılı arasındaki uçurum

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz hafta İstanbul’un CHP kontenjanından, Millet İttifakı ve paydaşları tarafından seçilen belediye başkanının 2 yıllık faaliyet raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde (İBB) tartışıldı. Aslında tartışıldı demek pek doğru değil.

Çünkü tartışılacak pek bir şey olmadığı ortaya çıktı. 2 yıl önce seçimlere gidilirken söylenen vaatlerin yerinde yeller estiği ortaya çıktı.

CHP’Lİ İBB’NİN İKİ YILLIK İCRAATSIZLIĞI YA DA FİYASKONUN İKRARI MÜMKÜN MÜ?

Ne ‘depreme hazırlık için yılda 20 bin konut yapacağım’ vaadi yerini buldu, ne binlerce İstanbulluya iş imkânı…

2 yıl içinde bırakın 40 bin konut yapmayı bir tek konut bile yapılmadı.

İlginçtir 2 yıllık faaliyet raporunun tartışıldığı günlerde İBB yönetimi, Ak Parti döneminde yüzde 50 oranında tamamlanmış metro güzergahının 2 durağını, yani 600 metrelik bölümünü büyük bir törenle açtı!

Daha önce de biliyorsunuz, “temel atmama töreni” ile bir ilki başarmıştı.

Bir de İBB Meclisi Ak Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu’dan öğrendiklerimiz var.

İBB Başkanı, 2 yıl içinde öyle bir borçlanmaya imza atmış ki artık 1 kuruş, yanlış okumadınız 1 kuruş borçlanma hakkı bile kalmamış. Ama biz İBB’nin “tahvil ihalesi törenini” bile izlemiştik.

Neyse geçelim..!

İSTANBUL NİMET’TEN, HİÇ’LİĞE

Geçtiğimiz hafta, İBB’nin 25 yıl sonra CHP’ye geçmesinin ikinci yılda icraat anlamında ortaya çıkan kocaman bir HİÇ ile karşılaştık.

Seçimden önce, “Istanbul nimet nimet” diyen başkan, “israfı önleme” sözü veren başkan, seçimden sonra borçlanma rekoru kırıp, üstüne bir de kilosu 392 liraya baklava alıp ikram etmiş.

“ERDOĞAN 25 YIL ÖNCE İKİ YILDA NELER YAPTIĞINI KANAL 7’DE ANLATTIĞINDA İSTANBULLULAR TAKDİR İLE İZLEDİLER”

CHP’li İBB’nin 2 yıllık icraatı tartışılırken sevgili ağabeyim Mustafa Kutlu pazar günü aradı.

Ve dedi ki: “Sana 1996 yılında, dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kanal7’de iki yıllık belediye icraatlarını anlattığı programı izledikten sonra Yeni Şafak’ta yazdığım yazıyı gönderiyorum. Sen de İBB Meclisi’nin Ak Parti Grup Başkanvekili Tevfik Bey’in karşısında, şu anki yönetimin 2 yılda hiçbir şey yapmadığına şahitlik ettin. Bak 25 yıl önce Erdoğan o dönem 2 yılda neler yapmış?

Kıyası sen yap! Bir de, bak Taksim Camii’nin açılışına da şahitlik ettik. Erdoğan ve ekibinin İstanbul’a vurduğu kültürel damgadır bu…”

Mustafa Kutlu ağabeyin o dönem kaleme aldığı yazı bugünlere de ışık tutuyor. At binenin kılıç kuşananın misali.

Erdoğan, İBB Başkanı olduğu günden 2 yıl sonra Kanal 7’de yayına çıkmış ve icraatlarını anlatmıştı. Dev sorunları nasıl çözdükleri ortaya çıkmıştı.

25 yıl sonra CHP’nin İBB Başkanı ise 2 yıllık icraatını ya da icraatsızlığını hiç kimseye hiçbir yerde anlatamayacak halde.

Öyle ki bir televizyon kanalında karşılıklı söyleşi için “Hodri Meydan” diyen Tevfik Göksu’nun karşısına bile çıkamıyor!

***

Şimdi sözü Mustafa Kutlu ağabeye bırakıyorum.

“İSTANBUL’A DAMGASINI VURMAK”

“RP’nin İstanbul’da yerel seçimleri kazanmasının ikinci yılındayız. Bu münasebetle Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin Kanal 7 ekranında iki yıllık icraatları ile ilgili açıklamalarını dinledik, İstanbul halkının takdir, teşekkür, memnuniyet ve sevinçle izledikleri icraat zinciri acil meselelerin çözümü yolunda hızla ilerliyor. Bunlar nedir? Dev yatırımlar ile yürüyen su meselesi; ki barajlar dolmuş musluklar akmaktadır. Artık ‘zehir akıyor’ diye çamur atmaya yeltenenlerin de sesi kısılmıştır. Hava kirliliği, ki bu yıl doğalgaz atılımları ile neredeyse çözüme kavuşmuştur.

(…) Çöp meselesi, ki temizlik işçilerinin sorunlarıyla birlikte ortadan kalkmış, İstanbul en temiz ferah günlerini yaşamaktadır.

(…) Ancak Kanal 7’deki konuşmada söz dönüp dolaşmış İstanbul’a RP bayrağı altında Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘nasıl bir damga’ vuracağına dayandı. (…) Bu kültür hamlesi yapılan hayır eserlerinde kendini belli edebilir.

(…) Mesela Koca Mimar Sinan bu şehre damgasını vurmuştur.

(…) Hep mimariden bahsetmek yersiz. Hacı Bekir Lokumu İstanbul’a damgasını vurmuştur. (…) Katibim türküsü öyledir, Eyüp Sultan öyledir. Beğenelim-beğenmeyelim. Boğaz köprüleri (…) İstanbul’a vurulmuş çağdaş damgalardandır.

(…) Sayın Erdoğan ve ekibinin (…) böylesi kültür temeline dayanan projeleri de düşündüklerini biliyoruz. Bu belki şimdilerde unutulmaya başlanan Taksim Meydanı’na yapılacak camidir. (…)

Diyelim ki bütün bunların hiçbiri Recep Tayyip Bey’e nasip olmadı. O ve ekibi iki yıllık icraatları ile dahi İstanbul tarihine birer ahlak abidesi olarak çoktan geçtiler bile. İstanbul tarihine, yani halkın vicdanına…” (31.03.1996 Yeni Şafak)

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.