YazarlarKriptoyu nasıl tanıyabiliriz mülahazası

Kriptoyu nasıl tanıyabiliriz mülahazası

Hasan Öztürk
HasanÖztürkGazete Yazarı

“Ben de Ak Partiliyim ama…” diye başlıyor söze… “Ne olacak bu memleketin hali” diye devam ediyor. Araya da “Çatışma, adaletsizlik, gerilim” filan ekliyor… Nihayetinde konu, “piyasaların tedirginliği”ne getirilip, “Ama bu kadar gerginlik de olmuyor, bir uzlaşma gerekmez mi” ile nihayete eriyor. Tabi ki yerseniz..!

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
: Kriptoyu nasıl tanıyabiliriz mülahazası
Haber Merkezi03 Eylül 2017, PazarYeni Şafak
Kriptoyu nasıl tanıyabiliriz mülahazası yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

İŞ ÇEVRELERİNDEKİLER

“Erdoğan liderimiz ama…” diye başlıyor söze… “Gerilim kime yarıyor ki, iş dünyası tedirgin be kardeşim” diye devam ediyor.

Görünüşte, sureti haktan, içi fesat..!

Karşısındakini ikna için söze başlarken, “Yanlış anlaşılmasın ben de…” diye cümleler kuruyor.

REKLAM

Sorsanız, “İşler nasıl?”

Diyor ki “İyi iyi… 2014 cirosunu yakalayacağız inşallah!”

Sorsanız, “İyi de biraz önce ‘Ne olacak bu memleketin hali, gerginlikten önümüzü göremiyoruz’ diyen siz değil miydiniz?”

Yüzünüze bakıp, sırıtarak “ama, ama…” diye bir iki kez kekeleyip… Susuyor! 

Borsanın yükselişine, doların düşüşüne hiç değinmiyor. “Katar parası…” gibi bir lafları ağzının içinde geveleyip duruyor.

HUKUKÇULAR ARASINDAKİLER

“Ben bir hukukçuyum” diye cümleye başlıyor. Hukukun, saygınlığının kalmadığından, tarafsızlığını koruyamadığından dem vuruyor. Kendince yargısını da çoktan vermiş… Mesela, “Bylock delil olmamalı. Baksanıza cemaatin (FETÖ terör örgütünü kast ediyor) kafa adamlarında Bylock çıkmadı. Bylock üzerinden alt tabaka cezalandırılıyor” filan diyor. Arkasından, “Çok adaletsizlik yapılıyor, çok” diye devam ediyor.

REKLAM

28 Şubat’ta asker brifinglerinde kendinden geçip alkışlayan hukukçuları hiç hatırlamıyor, 17/25 sürecinde korsan bildiri okuyanları hiç anmıyor.

AYNI CAMİANIN ADAMIYIZCILAR

“Biz de bu camianın adamıyız” diye söze başlıyor. “Yanlış anlama, ben bu partiye çok emek verdim” cümleleriyle devam ediyor. Sözü dönüp dolaşıp Sayın Erdoğan’a getirip “İyi de eleştiriye hiç açık değil” diye lafı sokuşturmaya kalkıyor.

Ak Parti’nin eskiden bir istişare partisi olduğundan söz açıyor. Dönüyor dolaşıyor, bugünlerde o istişarenin yapılmadığı yalanını süslü cümlelerle söylüyor. “Ortak akla ne oldu” diye soruyor. Erdoğan’ın istişareden uzaklaştığı iftirasını sözüne katık yapıyor.

REKLAM

Ona dönüp, “Hiç, Erdoğan’a samimi tezlerinizi anlattığınız oldu da onun sizi dinlemediği oldu mu” diye soruyorsunuz… Aval aval yüzünüze bakıyor. Çünkü biliyor. Eleştirdiği isim kendisinden kat be kat fazla istişare yapıyor. Kendisinden kat be kat karşısındakini dinliyor. Çünkü bizzat kendisi buna şahitlik ediyor.

Ama ağızı torba değil ki büzesin. Adam konuştukça konuşuyor, yazdıkça yazıyor.

  • Ak Parti’nin alternatifi
  • Ak Parti’nin alternatifi yine Ak Parti. O nedenle Ak Parti’nin iktidardan alaşağı edilmesinin tek yolu partiyi bölmekten, Ak Parti içinden bir başka parti çıkarmaktan geçiyor; biliyorlar!
  • Hal böyle olunca, Ak Parti’yi bir şekilde 2019 öncesinde çatlatmak istiyorlar. Türkiye’nin tahkim edilmiş siyasi iktidarını bir şekliyle yıkmak isteyen kurmay zeka, Meral Akşener figürü üzerinden “Mevcut siyasi iklimi değiştirmeyi” hesap ederken aynı zamanda Ak Parti içine de el atıyor!
  • Akşener hareketinin amacının, “Mevcut siyasi tabloyu değiştirmek” olduğunu ilan etmesi, aslında Ak Parti içine de bir mesajdı. Yani iktidar olup millete hizmet etmekten söz etmiyorlar. Mevcut siyasi tabloyu yani tahkim edilmiş siyasi iktidarı yıkmayı amaçlıyorlar. Yerine neyi inşa edecekler sorusunun cevabıysa yok.
  • Çünkü, Meral Akşener hareketi ya da CHP’nin Ak Parti’ye siyasi bir alternatif olamayacağını farkındalar. Alternatifin Ak Parti’nin içinden çıkacağını biliyorlar ve bütün planlarını ona göre yapıyorlar.
  • Peki soru şu, Ak Parti içinde bu projeye teşni olanlar var mı?
  • Ak Parti’yi bir koalisyon olarak düşünürsek, sorunun cevabı, “neden olmasın”dır.
  • 2018’in ilk aylarına ulaştığımızda ne demek istediğimi alenen göreceğiz diye düşünüyorum.
  • Yanılmayı çok isterim.