Yazarlar Legal görünümlü illegal yapı sadece FETÖ mü

Legal görünümlü illegal yapı sadece FETÖ mü

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Kamuoyunda Büyükada davası olarak bilinen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı çıktı. Almanlar sevindi. Avrupa Birliği sevindi. Bir de içimizdeki bazıları onlardan daha çok sevindi. Sevinç çığlıkları twitter’dan taştı!

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hasan Öztürk : Legal görünümlü illegal yapı sadece FETÖ mü
Haber Merkezi 20 Ekim 2017, Cuma Yeni Şafak
Legal görünümlü illegal yapı sadece FETÖ mü yazısının sesli anlatımı ve tüm Hasan Öztürk yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Bu konuya açıkçası bu köşede çok da yer vermemiştim. Ancak “tahliye kararı” gecesi yakından da tanıdığım bir takım arkadaşların, “Şimdi ne olacak? Hani büyük balıktı? Mahalle medyası çuvalladı. İnsan hakları savunucuları ve aktivistlere yöneltilen suçlamalar boş çıktı” minvalinde sayısız tiwit attığını görünce yazmadan edemedim.

Baştan belirtelim. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir; nokta. Adamlar sadece tahliye edildi, beraat eden yok; nokta. Bazıları için sınır dışı yasağı kondu bunu da atlamayalım, nokta.

İÇİMİZDEKİ APARATLARI AYIKLAMAK KOLAY DEĞİL

Devam edelim. Türkiye amansız bir mücadelenin içinde. Bu mücadelenin en önemli ayaklarından biri de etki ajanlarıyla olan kısım. İçimizdeki aparatların büyük bir kısmı bunlardan oluşuyor.

Kamuoyu yapıcıları, kitlesel eylemleri organize edebilen sivil toplum kuruluşu içine sızmış kimi isimlerin neler yapabildiğini yeniden yazacak değilim.

Ama Gezi provokasyonunu tezgâhlayanların bir kısmının Türkiye’nin neredeyse 50 yıllık sivil toplum kuruluşlarıyla ve odalarıyla ilişkili olduğunu bilmeyenimiz yok sanırım.

Yine, Gezi provokasyonundan sonra foyaları ortaya çıkan neredeyse 1000 (bin) yabancı ailenin (çoğu Alman) Beyoğlu’nu terk ettiğini de…

Biliyoruz ki nice yabancı uyruklu etki ajanı Gezi olayları sırasında içimizdeydi. Unutmayın, Dolmabahçe’deki Bezmi Alem Valide Sultan Camii’nin işgal edildiği gece caminin içinde bir düzine yabancı “eleman” sağlıkçı kisvesiyle oradaydı.

Sadece yabancı etki ajanları mı?

Can Dündar’ın neler yaptığını, nelerle suçlandığını, sonra kim tarafından nasıl savunulduğunu, Türkiye’ye baskı yapıldığını, gelen yabancının kimlerle selfie çektirip, kimlere ne mesaj verdiğini unutalım mı?

Sahi Joe Biden kimdi?

Neyse… Devam edelim.

***

Büyükada davası olarak bilinen davanın sanıklarının bir kısmı yabancı uyruklu ve uluslararası bazı sivil toplum kuruluşlarının ya temsilcisi ya üyesi. Bu sivil toplum kuruluşlarının bir kısmı uluslararası sermaye tarafından destekleniyor. Ve tıpkı Gezi provokasyonuna benzer bir provokasyon için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Enis Berberoğlu’nu bahane ederek başlattığı yürüyüş iyi bir iklimdi.

Hatırlayın o günlerde, yürüyüşün İstanbul’da bitirilmeyeceği, Edirne’ye kadar süreceği, konuşulmuştu. Çünkü HDP’nin tutuklu Eş Başkanı Selahattin Demirtaş Edirne’de cezaevinde tutukluydu.

Ve “Birleşik Haziran Hareketi”nin yegane hesabı, Gezi’de başaramadıklarını o gün başarmaktı. Kemalistlerle, PKK/HDP’yi aynı potada eriterek kitlesel sokak eylemleriyle, meşru iktidarı alaşağı etmek, amaçlarıydı.

Sahi Selin Sayek Böke CHP Genel Başkan Yardımcısı’yken ne demişti?

“LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL YAPI”

Henüz 15 Temmuz darbe ve iç işgal girişimi yaşanmamıştı. Ancak FETÖ ihanet şebekesi 17/25 Aralık yargısal darbe girişimi, MİT TIR'ları mevzuu ve 7 Şubat MİT krizi yaşanmıştı. Nisan 2015’te toplanan Milli Güvenlik Kurulu o dönem Paralel Yapı olarak anılan örgütü, şöyle tanımlamıştı: “Legal görünümlü illegal yapı!”

Oysa Türkiye’de örgütlenmiş birçok sivil toplum kuruluşunun bu yapı tarafından kurulduğunu ve fonlandığını bilmeyen yoktu. Hepsi de legaldi. Hepsi de sözüm ona, “Demokrasinin gelişimi, açık toplumun inşası, dinlerarası diyaloğun” peşindeydi.

FETÖ için “silahlı terör örgütü” tanımı yapıldığında, Bir karınca için bile geceler boyu gözyaşı dökenlere terörist deniyor. Hem de silahlı. Peki, hani silahları?” diye eleştiriliyordu. Çünkü bu yapı mevzuatı kılıf olarak kullanıyordu. Ta ki, 15 Temmuz gecesine kadar. O gece gördük ki 250 şehidin katilleri ve 2 bin gazinin yaralanmasının müsebbipleri eli kanlı FETÖ’cülerdi.

***

15 Temmuz’da bir şey daha gördük. FETÖ’cülerin de üzerinde olan başka bir güç. Yani FETÖ’yü maşa olarak kullananlar. En bariz delil, şu anda tutuklu olan Amerikan konsolosluk görevlisi Metin Topuz.

Onunla birlikte İzmir’de tutuklu olan papaz, mesela.

Bir şey daha… Önceki gece Büyükada davası sanıkları tahliye edilince Almanya’dan gelen ilk açıklamayı dikkatlice okudunuz mu? Ne diyorlar, “Onlar için mutluyuz ve düşüncelerimiz hâlâ hapiste olanlarla…”

Yani, hâlâ Türkiye’de tutuklu Almanlar var! Neden acaba?

Görüyorsunuz. Legal görünümlü illegal yapı sadece FETÖ değil. Daha birçok yapı var. Bunların çoğu da “sivil toplum” adı altında örgütleniyor.

AL CAPONE’Yİ NASIL YAKALAMIŞLARDI?

Al Capone kimdi? Ne yapmıştı? Nasıl yakalandı? Hatırlatmak isterim.

Al Capone Amerika’nın en ünlü gangsteriydi. Yeraltı dünyasının en önemli aktörlerindendi. Ancak işlerini öylesine ustalıkla yapıyordu ki Amerikan devleti ne yaptıysa onu enseleyemedi. Ta ki bir küçük vergi usulsüzlüğünü tespit edinceye kadar.

Al Capone gibi bir dev, bir vergi usulsüzlüğü üzerinden yargılandı ve mahkum edildi.

Oysa devlet biliyordu ki Al Capone, illegal işlerde mahirdi.. Yani legal görünümlü illegal yapıların kurucusuydu.

İllegalitesini bir küçük vergi borcuyla ispatlayabildiler.

Türkiye’de de Al Capone’ye benzer birçok isim var. Al Capone’nin yöntemleriyle illegal işler yapanlar var.

Ancak o kadar organize ve yasaların arkasına o kadar iyi saklanıyorlar ki onları enselemek kolay olmuyor.

Büyükada davasına bir de böyle baksak iyi olmaz mı?

Bizim bazı arkadaşların, yabancı hayranlığını da gıptayla izlemiyor değilim hani!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.