Yazarlar Pandemi hepimizi kırıp geçirmeden

Pandemi hepimizi kırıp geçirmeden

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Koronavirüs pandemisinde “Sonbahar ile birlikte tsunami olacak” uyarıları bir kulağımızdan girip diğerinden çıktı.

Yaz boyu ne tatilimizden ne bayram ziyaretimizden vazgeçtik. “Eğlenmek hakkımız” deyip köpük partileri yaptık. “Kışı zor atlattım, tatile ihtiyacım var” deyip tatil beldelerini doldurduk.

Tsunaminin bize gelmeyeceğini farz edip, günlerimizi boşa geçirdik.

O dönemde görüştüğüm tüm sağlıkçılar, “Aman dikkat! Aman ihmal etmeyin. Sonbahar ile birlikte şayet tedbiri elden bırakırsak büyük bir tsumani bizi bekliyor” dediler.

Hatta İstanbul’da biri Avrupa diğeri Asya yakasında hızlıca yapılan iki hastane için “Ne gereği vardı” diyenlere verilen cevaplardan biri de “Kışa hazırlık yapıyoruz”du da onu bile kulak arkası ettik.

Uyarılara rağmen insanlarımız tedbiri elden bıraktı. Kışın hiç gelmeyeceğini sandı. Günlük birkaç ölüm haberi, birkaç binlik vaka sayısı (hasta demiyorum) ile sürecin devam edip gideceği sanıldı.

DURUM HİÇ AÇICI DEĞİL

Bugün bir felaketin tam ortasındayız. Günlük vefat sayımız 100’ü geçti. Vaka sayımızı açıklayamıyoruz bile..!

Ağır hasta sayımız katlandı. Hastanelerimizin yoğun bakım üniteleri ağzına kadar doldu.

Vakaların çoğu evde filyasyon ekiplerinin kapılarını çalıp “ilaçlarını” vermesini bekliyor. Evlerindeki pozitif vakalarımız her gün “iyiyim” ya da “bugün durumum daha kötü” diye yakınlarına haber salmakta.

HÜKÜMET VATANDAŞA VATANDAŞLIK ÖDEVİNİ HATIRLATIYOR AMA…

Hükümet yeni tedbirler aldı. Bugünden itibaren uygulanmaya başlayacak.

Ama soru şu: Alınan yeni “kapanma tedbirleri” yeterli mi?

Aslını sorarsanız yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz.

Hükümetin yetkili organları da biliyor.

Ne ki “Ekonominin kapanması; Türkiye’yi kapatır” gerçeği ile de karşı karşıyayız.

O yüzden iktidar vatandaşın sorumluluklarını hatırlatıyor sürekli. Bir ülkenin vatandaşı olarak üzerimize bir ödev olan sorumluluklarımızı…

“Maske, mesafe ve temizlik” diyerek başlayan cümleler, “Toplu düğünler, toplu yemekler, toplu taziyeler yapılmamalı” diye verilen öneriler hep vatandaşa “ödevi”ni hatırlatmak maksatlı.

Ne var ki vatandaşlarımızın epeyce bir kısmının “vurdum duymazlığı”, bir kısmının ise “zorunlulukları” pandemiden korunmak için yeterli olmuyor!

Sabah fabrikadaki işine toplu taşıma aracıyla gidecek bir işçimiz kendini ne kadar koruyabilir? (Bakınız dünkü Metrobüs görüntülerine)

Yakınını kaybetmiş bir vatandaşımız, cenaze taziyesine gelenleri nasıl engelleyebilir?

Kapalı ortamda masa başında çalışmak zorunda olanımız, 2 saatte bir kapının önüne hava almaya çıkmak istediğini “yönetime” nasıl izah edebilir?

Bakın sorular peş peşe geliyor.

Bu nedenle vatandaşın “ödevleri”ni hatırlatan uyarıların çoğumuz tarafından bir karşılığı olmuyor.

SORUMSUZLARIN CEZASINI TÜM MİLLET ÇEKİYOR

Bir de sorumsuzlar var ki sormayın!

Maske yok. Kalabalıkta aksırmak, tıksırmak ve bağırmak adeti olmuş.

Kafe ve restoranların kaldırıma taşmış masa ve sandalyelerinde mesafeye uymadan oturup üstüne sigara içenler gibi.

Sigara içme yasağı mı dediniz? Bakın yasağa duyarlı olanlar çoktan uydu uymasına ama sorumluluk bilinci gelişmemiş birçok insan o yasağı ihlal etmekten haz duyarcasına sigarasını içmeye devam ediyor.

Sorumluluklarının bilincinde olmayanlarla birlikte bir kesimimiz daha var ki onlar “evde oturmaktan sıkılanlar”, vakit geçirmek için sokağa çıkanlar. Günü bitirmek için toplu taşım araçlarında seyahat edenler.

Onların durumu apayrı. Hem risk grubundalar hem pozitif ayrımcılık yapılmaya ihtiyaçları var. “Evinde kalmayı” yalnızlıkla eş görenler. Yaşlılarımız yani.

Gençlere gelince… “Hastalık bize ne yapabilir ki” edasında dolaşmıyorlar mı insanı çileden çıkartmaya yetiyor.

***

Koronavirüs pandemisinde sonbahar ile birlikte tsunami başladı. Bu gidişle salgın daha da büyüyecek. Vatandaşımızın “ödevleri”ni hatırlatmak ya da sorumluluk sahiplerinin sorumluluğunun gereğini yapması artık yeterli değil.

Onun için pandemide “acı reçete” şart.

Tedarik zinciri kırılmadan, ekonominin çarklarını durdurmadan kısıtlamaların kapsamını genişletmek gerekiyor.

Bir de denetleme ve ağır caydırıcı cezalar…

Yoksa yakın bir gelecekte pandemi hepimizi kırıp geçirecek!

Yanılıyor muyum?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.