Yazarlar Bayram

Bayram

Hayrettin Karaman - Ramazan
Hayrettin Karaman - Ramazan Gazete Yazarı

Müslümanların iki ortak bayramı var; Ramazan (Fıtır) ve Kurban (Adhâ) bayramları. Selamdan örtünmeye kadar bir dizi sembolün (şi’âr, şe’âir) önemli ikisi işte bu bayramladır. Müslüman kavimlerden (bugün uluslardan) her birine ait “ulus bayramları” da var, ama bunlar ortak değil, hatta bazıları üzerinde ciddi ayrılıklar da vardır. Mesela bir Müslüman ulus zorla kültür değiştirir, bu kültür de ötekilere ait bir kültür olursa, değişimin ilan edildiği günün bayram olmasına diğer İslam topluluklarının katılmaları bir yana itirazları da olur. Ramazan ve Kurban bayramlarına gelince bu iki bayramda 1.7 milyar müslüman ortak ibadet, merasim, neşe, duygu ve davranışlarda bulunurlar; bu ortaklıklar, birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirir, ümmetin parçaları arasında gerekli iyi ilişkilerin kurulmasına zemin hazırlar.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hayrettin Karaman - Ramazan : Bayram
Haber Merkezi 10 Haziran 2018, Pazar Yeni Şafak
Bayram yazısının sesli anlatımı ve tüm Hayrettin Karaman - Ramazan yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


İki dini bayramın ortak şiarımız, ibadet ve neşe günümüz oluşunun tarihi/başlangıcı, Müslümanların neyi niçin koruyacakları ve neyi de niçin reddedecekleri konusunda önemli ipuçları veriyor:

Sevgili Peygamberimiz (s.a.) Mekke’den Medine’ye hicret edince burada, Cahiliyye (İslam öncesi) dönemden kalma yılda iki bayram yapıldığını öğreniyor ve şöyle buyuruyor: “Sizin şenlik yaparak kutladığınız iki bayramınız vardı, Allah onların yerine size daha hayırlı iki bayram verdi: Ramazan ve Kurban bayramları (Nesâî, Iydeyn, 1).

Cahiliyye Araplarının yaptıkları bayramlar, İslam’ın yıkmaya ve değiştirmeye çalıştığı putperestlik kökenli Cahiliyye kültüründen izler taşıyordu, İslam inkılabının yerleşmesi için bu izlerin silinmesi gerekiyordu, bu yüzden Peygamberimiz onları değiştirdi, Müslümanların dini inanç, tasavvur ve hayatları bakımından anlamlı olan iki bayramı meşru kıldı. Câhiliyye’den izler taşımayan, aksine bütün peygamberlerin ortak dini olan İslam’ın geçmiş devirlerdeki uygulamasını yansıtan, güzel hatıraları canlandıran ibadet, âdet ve merasimleri ise kaldırmadı, onlara uymakta sakınca değil, tevhîd sürecini vurgulamak bakımından fayda gördü. İşte bir örnek:

Allah Resûlü (s.a.) Medîne’ye geldiğinde Yahûdîlerin Âşûrâ Günü oruç tuttuklarını gördü, bu konuda bilgi sordu, “Hz. Mûsâ ve kavminin Firavun belasından kurtuldukları gün olduğunu, onu anmak için oruç tuttuklarını öğrendi ve “Biz Mûsâ’ya sizden (Yahûdîlerden) daha yakınız” diyerek Müslümanların da aynı gün oruç tutmalarını istedi. (Müslim, Sıyâm, 127 vd.).

Aşure günü oruç tutmanın sebebi ve taşıdığı anlam tevhîde aykırı değildi, aksine İbrâhîmî çizgide ortak olan ve tarih içinde beşer eliyle değiştirilmemiş, bozulmamış bulunan bir değer ve âdet mahiyetinde idi. Bu orucu Müslümanların da tutmaları, yeni dinin (İslam’ın) Mûsevîlere yabancı olmadığını, tek Allah’tan arka arkaya gelen peygamberleri vasıtasıyla gönderilmiş tek dinin son temsili olduğunu sembolleştiriyor, diyalog için de iyi bir zemin oluşturuyordu.

Tarih tekerrür ediyor, bugün müslümanların beraber yaşamak veya başkaca ilişkiler içinde olmak durumunda kaldıkları farklı inanç/din/kültür guruplarının da âdetleri, sembolleri, günleri ve bayramları var. Dinlerini ve ondan beslenen, onun içinde oluşan kültürlerini korumak için ötekilerin hangi gün, âdet ve merasimlerini alabilecekleri, hangilerinden de uzak kalacakları konusunda Hz. Peygamber’in örnekliği Müslümanların yoluna ışık tutmaya devam ediyor.

İslam dünyasının (aslına bakarsanız bütün dünyanın) açgözlü iktidarlar tarafından içine sürüklendiği krizlere ve bunların ufkumuzu karartmakta, neşemizi kaçırmakta olan sonuçlarına rağmen bayram günlerini tebrik etmek, o günlerde sevinmek için sebeplerimiz vardır; bayramlarınız mübarek olsun!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.