Yazarlar İşçi üzerine kurulan yalancı düzen

İşçi üzerine kurulan yalancı düzen

İbrahim Kahveci
İbrahim Kahveci Gazete Yazarı
Acaba ülkemizde yalan üzerine kurulan en büyük yapılanma-örgütlenme neresidir? Bir düşünün.

Hadi ben söyleyeyim:

Ülkemizde yalanla idare edilen en büyük yer İŞÇİ SENDİKALARIDIR.

* * *

Çalışma Bakanlığı''nın internet sitesinde son veri Temmuz 2009: Listeye göre toplam çalışan sayısı 5 milyon 398 bin ve sendikalı işçi sayısı 3 milyon 232 bin kişi. Yani Çalışma Bakanlığı''na göre sendikalaşma oranı tam yüzde 59,9.

İnanılmaz bir oran.

Müthiş bir sendikalı çalışma hayatı. Ama işin görülen tarafı ile gerçek uyuşmuyor. Gelin incelemeye devam edelim:

TUİK verilerine göre Temmuz 2009''da Türkiye''de toplam 22 milyon 213 bin kişi çalışıyor. Hadi tarım kesimini dışarıda bırakalım. Yine de geride toplam çalışan sayısı 14 milyon 441 bin kişi kalıyor. Yani TÜİK verilerine göre sendikalaşma oranı yüzde 22,4 ediyor.

Gelelim SGK kayıtlarına. Temmuz 2009''da sosyal güvenlik kapsamında çalışan sigortalılar 8 milyon 923 bin kişi. Ek olarak bağımsız çalışanların sayısı ise 2 milyon 877 bin kişidir. Son olarak 4/c kapsamında çalışan 2 milyon 260 bin kişiyi daha ekleyerek toplam 14 milyon 60 bin kişilik çalışan sayısına ulaşırız. SGK''daki sadece sigortalı çalışanlara göre sendikalaşma oranı yüzde 36,2 ediyor.

İyi ama Çalışma Bakanlığı listesinde toplam çalışan sayısı neden 14 milyon değil de 5 milyon 398 bin kişi görülüyor? En azından sendikalı oranı için Çalışma Bakanlığı değil de, SGK kayıtlarına göre ''sosyal güvenlik kapsamında çalışanlar'' kabul edilemez mi?

* * *

Gelin işin daha vahim tarafına bakalım.

17 Temmuz 2009 tarihli son sendika verilerine bakalım. Mesela daha ilk başta yer alan "Tarım ve Ormancılık, Avcılık ve Balıkçılık" sektörü karşımızda:

Sektörde çalışan sayısı 96 bin 682 bin kişi.

Ama

Bu sektörde 137 bin 741 kişi sendikalı görülüyor.

Müthiş bir durum; çalışan işçiden daha fazla çalışan sendikalı var. Komik değil mi? Aslında komik değil.

Türkiye''de eğer TUİK 23 milyon çalışan açıklıyor ama SGK kayıtlarında bu miktar 15 milyona düşüyorsa çözümü de buluyoruz. Yani kayıtsız çalışmanın önüne geçebiliriz.

Sendikal hareketi destekle ki çalışan sayısından bile fazla sendikalı işçi görülsün. SGK''nın her yıl hazineden aldığı milyarlarca lira para da yatırımlara, ülkenin büyümesine aksın.

* * *

İşin görülen yüzü daha başka: Nasıl mı?

Çalışma Bakanlığı 2009 yılında toplu sözleşmeye hak kazanmış sendikalı üye sayısını açıklıyor. Gerçek sendikalı çalışan sayısı 849 bin 367 kişi. Yani sendikalılık oranı düşüyor mu yüzde 5,9''a...

O zaman;

Hiçbir sendika toplu sözleşme hakkı kazanamıyor. Aidat alamıyor, işçiyi sömüremiyor.

Sömürü mü dedim? Çünkü bugün ülkemizde sendikacılığın işçi sömürüsü üzerine oturmuş olduğunu UZEL TRAKTÖR işçilerinde gördüm. İşçilerden kesilen aidatlar sonunda işçiler sokağa atıldı, yalnız bırakıldı.

Bir Uzel işçisi aradı. İsmini veremiyor, korkuyor. Sendika ve patron feragat imzaları istiyor, vermezsek alacağımız olan parayı da alamıyoruz. (Zaten bugüne kadar sadece 50 bin liralık alacaktan bin 100 lira alabilmiş).

Diyor ki: "Uzel''de fabrikada direniyorduk. CHP''li Mehmet Sevigen sizinle telefonda konuşmasının ardından DİSK Başkanı Süleyman Çelebi''yi de konferans sistemi ile aradı. Çelebi kötünün iyisi olarak işçilerin yine de sendikaya uyarak hareket edebileceğini söyledi. DİSK''in oraya giremeyeceğini de söyleyince Uzel direnişi kırıldı."

* * *

Konuya geri dönelim. Madem sendikalar çalışan sayısından fazla sendikalı gösterebiliyor; madem bu kadar başarılılar, neden SGK bu kadar açık veriyor?

Maliye Bakanlığı veya denetlemesi gereken bakanlık neden sendikaları denetlemiyor? Şu üye gösterdiğiniz 3 milyon 232 bin kişinin aidatı nereye gidiyor?

Neden yüzde 43''lerde dolaşan kayıt dışı çalışan varken sistem kördüğüm edilmiştir?

* * *

Ortada bir yalancı düzen olduğu açıktır, nettir. Sendikaların içi boş, mezar taşı üyelikleriyle yürümektedir. Bunu ben değil Çalışma Bakanlığı''nın açıklaması ile resmi veriler ortaya koyuyor.

Sendikalar yaşasın diye bu yalancı düzen görmezden geliniyor. Sendikalara süre verildi ve birkaç ay sonra bu süre doluyor. 2011 yılının başında bu süre bir daha uzatılırsa YALANCI düzene ortak olunmuş olacak.

* * *

En büyük yalancı düzenin İŞÇİLERİN sırtında kurulması acı değil mi?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.