YazarlarTürkiye"deki Rus cephesi

Türkiye"deki Rus cephesi

İbrahim Karagül
İbrahimKaragülGazete Yazarı
Çeçenistan''dan sonra Dağıstan''da da başlayan özgürlük hareketi dağılma süreci devam eden Rusya''nın iç yapısında ve Kafkasya''da derin sarsıntılara yolaçma potansiyeli taşıyor. Ağır bir hezimetten sonra Çeçenistan''ın bağımsızlığını fiilen kabullenmek zorunda kalan Rusya, Dağıstan''ı da aynı şekilde kaybedecek gibi görünüyor. Bir haftadır şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede direniş belki kısa bir dönem içinde kırılabilir. Ancak uzun vadede Rusya''nın bölgedeki kontrolü hiçbir zaman eski haline dönemeyecek ve direniş her geçen gün daha da güçlenecek.

Rusya için Dağıstan Çeçenistan''dan çok daha önemli bir bölge. Hazar enerji kaynakları, boru hatları, Rusya''nın Hazar Deniz''inin statüsü üzerindeki etkisi, Rusya''nın güneyle ilişkisi açılarından bakıldığında Dağıstan''ın, Moskova''nın hayat damarladrından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Aynı şekilde bu yeni durum, NATO''nun bölgeye ve Orta Asya''ya yönelik hesaplarını ve Türkiye-İran ve Rusya arasındaki tarihi rekabeti de derinden etkileyecek.

Büyük oyun

Soğuk Savaş sonrası uygulamaya konulan küresel projeler için büyük güçlerin bölge ülkelerini de kamplara bölerek sürdürdüğü başdöndürücü bir savaşa sahne oluyor Kafkasya. Her an dengelerin değişebildiği, yeni oyunların sahneye konduğu böylesine kaygan bir zeminde en azılı düşmanların çıkar ilişkisi içine girmesi, dostların karşı kamplarda yeralması anormal değil. Önemli olan aktörlerin elde edecekleri sonuç. Dolayısıyla herkes bölgede pay kapmaya, etkili bir güç olmaya ve yeni dünya sisteminin şekillenmesinde çok önemli bir köşe taşı olan Kafkasya''da söz sahibi olmaya çalışıyor. Gelişmelere bu perspektiften bakanlar önyargılarını terkedip bölgedeki her güçle işbirliği yapmanın yollarını arıyor.

Rus ağzı

Ancak Türkiye''deki bazı kalemler Dağıstan''daki direnişin başladığı günden bu yana, tam anlamıyla bir Rus ağzı kullanarak hem devleti hem de Türkiye kamuoyunu bölgedeki gelişmelerden uzak tutmaya çalışıyor. Savaşın başlamasından bu yana gazetelerde yeralan konuya ilişkin yorumların hemen hepsi, Dağıstan''daki gelişmeyi bir ''terör hareketi'' olarak nitelendirdi ve mahkum etti. Rusya ve küresel güçler için olduğu kadar Türkiye için de tarihi fırsatlar yaratabilecek olan bu gelişmeyi küçümseyen, Rusya''yı kırmamayı salık veren, Yeltsin senaryoları üreterek gelişmeleri Rusya''nın iç politikadaki çekişmelerine indirgeyen bu kesimler, Çeçenistan''daki şanlı direniş başladığında da aynı tavrı sergilemişlerdi. O zaman da üzerine basa basa Çeçen direnişinin Rusya''nın iç meselesi olduğunu söylemişler, onlara ''terörist'' sıfatını yakıştırmışlardı. Halkımız ise gereken desteği vermekte tereddüt bile etmedi.

Direnişe destek

Ama şimdi Çeçenistan, petrol boru hatları üzerinde ve Kafkasya''ya yönelik hesaplarda vazgeçilmez bir güç. Bugün Çeçenistan''ın Türkiye''ye olan ihtiyacından çok Türkiye''nin Çeçenistan''a ihtiyacı var. Türkiye Çeçenistan konusunda düştüğü hataya şeniden düşmemeli. Kafkas Müslümanları hem özgürlük hem de Rusya''nın elinde olan stratejik imtiyazların kendi ellerine geçmesi için direniyorlar. Hazar''ı Karadeniz''e bağlayan bir kuşak her açıdan Türkiye''nin menfaatinedir. Türkiye''nin küçümsediği bu güçler çok ciddi projeleri adım adım uyguluyorlar ve uluslararası pazarlıklarda yerlerini alıyorlar. Madem destek olmuyorsunuz hiç değilse rahatsızlık vermeyin. En azından Anadolu insanının gönlünü karartmayın.

Yağmur Atsız''ın ''geyiği''

Türkiye''de bölgedeki gelişmeleri Yağmur Atsız''ın dünkü Milliyet''te yazdığı pencereden bakmayan insanların da olduğunu biliyoruz. Onurlu Kafkas insanını en doğal haklarını elde etmek için verdikleri mücadelerinde birer profesyonel katil olarak damgalayan bu zihin yapısı iç karartmaktan başka bir işe yaramaz. Rusya, Kafkasya''da ve Orta Asya''da çıkarlarına zarar veren her güç için Vahhabi sıfatını kullanıyor. Türkiye''deki bazı çevreler de nedense bu sıfatı çok benimsediler ve sürekli gündemde tutuyorlar. Katı Hanefi olan Orta Asya''daki Müslümanlara bile Vahhabi diyerek, Türkiye kamuoyunda olumsuz bir imaj çizmeye çalışıyorlar. Sanırsınız Ortadoğu''dan gelen üç beş kişi bütün Asya''nın kaderini elinde tutuyor. Sanırsınız Kafkaslar ve Orta Asya''daki herkes mezhebini değiştirip Vahhabi olmuş ve Suudi Arabistan''ın hizmetine girmiş. Sanırsınız S. Arabistan Amerika ve Batı''dan önce bölgeye girmiş ve Kafkasya ve Orta Asya''yı işgal etmiş. Diğer yorumlar da Atsız''ın ''geyiği''nden farklı değil. Sanki Türkiye''nin önünü kapatıp Rusya''nın çıkarlarının zedelenmemesi için çalışıyorlar. Yazık..!