Yazarlar Söz vermek

Söz vermek…

İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci Gazete Yazarı

Söz, dilimizin en derin kelimelerinden biridir. Hükümden dedikoduya kadar birçok anlama gelir. Misal: Söz kesmek, söz olmak.

Söz uçar, yazı kalır. Böyle söyleniyor. Sadece yaptıklarımızdan değil, söylediklerimizden de sorumlu olduğumuza göre, diyoruz ki, keşke uçsa!

Mümin ile münafık arasında üç temel fark var: Sözünde durur, durmaz. Yalan söylemez, söyler. Emaneti korur, korumaz.

Dikkat ederseniz, üçü de sözün geniş anlamıyla ilgilidir.

Özetle; mümin dilinden emin olunan kimsedir. Yani sözünden.

Bundan dolayıdır ki, söz de, Allah da birdir. Ayrıca, sadece kulun değil, sözün de hakkı vardır. Unutmayalım.

***

Hayvanları işin içine karıştırmadan, hemen söyleyelim: İnsan, sözünden tutulur. Güncelleyelim: Söz, insanın tutma yeridir.

İsmet Özel, bir konuşmasında, "insanın şerefi neresidir" diye sormuştu. İçimden, şu cevabı vermiştim: Sözüdür.

Söz vermek, borç almaktır. Gününde ödemeniz gerekir. Diyorum ki, sözünde durmayan insan, her yere gider, gitmiştir.

Söz, verilen ve alınan bir şeydir, fakat nesne değildir. Sözünün eri olmak ise başkomutan olmaktan daha muteberdir, itibarlıdır.

"Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz." Bu dize, yanılmıyorsam Yunus Emre"ye aittir ve bizi şu iki hadis-i şerife götürür: Kanaat tükenmez hazinedir ve dilini tutan kurtulur.

Yine, zayıfların sözüne kulak asmamak, kulağın; sözü kesmek ise dilin afetlerindendir. (Marifetname"den.)

***

Şükran Kurdakul, Şairce Düşünmek kitabında şunu söyler / yazar: Sözün mü var, bir beceri kazanacaksın demektir.

Sözün beceri olarak görülmesi, kabul edilmesi, muazzam bir inceliktir.

Sözü olmayanların şiir ve yazı yazdığını düşünün. "Söyleyecek sözü olmayan, yüksek sesle konuşurmuş." Dikkat edin: Söz değil, ses. Böyle kimselerin geçimsiz olması, demek ki bundan.

Tam da burada, Osman Konuk"un bir dizesini hatırlatalım: "Şiiri söz vermek diye tanımlamışım." (Tehlikeli Belki, Sayfa 29)

Bugün, gönül rahatlığıyla, hangi politikacının, yazarın veya sanatçının sözüne güvenebiliyoruz?

Bizlere, "bir ölüm kalmış özü sözü bir" dizesini yazdıran nedir?

"Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor" diyebiliyor muyuz?

Tenkit başkadır, haddini bilmek başka. Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekiyor. Söz söylemek ve laf yetiştirmek gibi. Hangisini yapıyoruz?

Atalarımız, "söz olur kalbe değer, söz olur kalbi deler" demişler. Tercihimiz ne yönde?

Sözün bittiği yer, bizim için ne ifade ediyor?

Sorular ve sorunlar eşliğinde sözümüzü bağlayalım.

Kadim nasihat şudur: "İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen insandır."

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.