Yazarlar On yılda bir kitap çıkaran şair

On yılda bir kitap çıkaran şair

İhsan Deniz
İhsan Deniz Gazete Yazarı
Mehmet Ragıp Karcı''nın ilginç bir yayın periyodu var: Şiir kitaplarını on yılda bir çıkarıyor.. On yılda bir şiir kitabı yayınlamak bir tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tercih mi, bilemiyorum ama; doğrusu, ''ortalama'' kitap yayını için hayli uzun bir süre olduğunu düşündüğüm söz konusu hâlin, şairin kendisini olmasa bile, "10-15 okuyucum var" dediği sevenlerini zorlu sabır sınavına tâbî tuttuğu çok açık. Zira, bu periyot devam edecek olursa, Karcı''nın bir sonraki kitabını görmek isteyenler, 2016 yılına kadar beklemek zorunda kalacaklar..

1986, "Yeni Bir Sevdâ Süleymânı"; 1996, "Bir Başkasının Kitabı"; 2006, "Yakarış Temrinleri".. Bir başka ifadeyle 30 yılda 3 kitap.. ("Dağlarca Dağlarca duy sesimizi"!)

Bir şairi ömrü boyunca yayınladığı kitap sayısının azlığı ya da çokluğu bakımından değerlendirip kantara vurmak, elbette doğru değil; rakamların ve niceliksel büyüklüklerin nitelik ve sahih verim karşısındaki anlam ve değeri nedir ki?

Hiçbir şey!

Oysa, M. Ragıp Karcı söz konusu olduğunda, doğrusu, bendeniz bu görüşü ''dolaylı'' bir biçimde paranteze almak yanlısıyım. Sebep şu: Karcı''nın şiire ve poetik vizyona dönük bakış, görüş ve yaklaşımlarını az-çok bildiğimden, dahası şairin şiire verdiği değerin hayatının hangi boyutlarını kuşattığını tahmin ettiğimden, kendi payıma, ''sahici okur''larını yeni bir kitap için bu kadar çok bekletme hakkına sahip olmadığını düşünüyorum. Şiir üzerine titizlenmesi, seçici davranması, sık aralıklarla şiir yayınlama hırsı ve ''vitrin telâşı''ndan uzak oluşu gibi hususlar şair adına takdire şayân nitelikler ama; Ankara gibi bir ''taşra'' kentinde ''şiir'' deyince akla gelen üç-beş kişiden biri olan, ayrıca şiir geleneğimize vukûfiyeti ve poetik donanımı itibariyle sahih konumunu hiç yitirmeyen ve bu hâlini şiir pratiğine açmak kabilinden kimi zaman ''şiir dersleri'' de veren bir şairin, öyle on yılda bir kitap çıkarmak ''lüksü''nün olmaması gerektiğine kânîyim.. Bu kanaatimin bir ''temennî'' şeklinde algılanmasından yanayım öte yandan.

***

M. Ragıp Karcı''nın şiiri, son kitabı "Yakarış Temrinleri"nde çok daha netlik kazandığı üzere, Divan ve Halk şiirinin verimleriyle modern şiirin algı dünyası arasındaki ''gerilim''den doğuyor.

Kısaca ifade etmek gerekirse, kitabın hemen hemen tamamına hâkimiyet kurmuş görünen ana şiir karakteri, hâlet-i rûhiyesini Divan şiirinin temel mazmunlarından ve ses birimlerinden alan, söyleyiş imkânlarının bir kısmını Halk şiirinin sesine borçlu olan ve imge dünyasını modern şiirin açılımlarıyla zenginleştiren bir tutumla hayat bulmuş.

Bölümlere ayrılmışsa da, esasen tek bir şiirden oluşan ve ''söz'' üzerine bina edilmiş bir kitap "Yakarış Temrinleri; söz söylemenin veya bir şey ifade etmenin giderek bir ''yakarış''a dönüşmesi, öyle anlaşılıyor ki, şairin hem idealize ettiği hem de yaşantı zindeliğine kavuşturmak isteği bir hâl.

Şiirlerin ana teması olan ''Aşk'' hissinin/hassasiyetinin yayıldığı tüm damarlarda geleneksel olanın, kadîm olanın imlediği bir hayat/insan algısının kabarışını görmek mümkün. Şairin coşkulu/lirik bir edâya yaslanarak kendini sevgiliye adayışı, dahası fedâ edişi, aşka ve aşkın gücüne âdeta bir ''kurban'' psikolojisiyle yönelişi, kitabın en belirgin hareket/hararet alanını oluşturuyor.

M. Ragıp Karcı''nın, gerek şiir kitabı ve gerekse kimi şiirleriyle bölüm başlıklarının ismi konusunda daha fazla seçici davranmak zorunda olduğunu hatırlatmak durumundayım: "Yakarış Temrinleri", bana göre, bir şiir kitabına gidecek cinsten değil; "Yakarış", şairin kitabın başında yaptığı açıklamaları ve bu bağlamda yüklediği anlamı göz önünde bulundursak da, esasen eskitilmiş ve sıradan, "Temrin"inse (=alıştırma) hiçbir şiirsel uyarıcılığı yok! Kezâ, "O Şiirler", "Bana Bir Şey Söyle", "Yerinde Söylenmeyen Sözler", "Ricat Türküleri" de bana kalırsa şiir/imge sıkleti taşımayan ifadeler..

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.