Yazarlar Kapsayıcı büyüme

Kapsayıcı büyüme

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz Gazete Yazarı

Haftaya büyüme rakamları ile başladık. TÜİK tarafından yapılan hesaplamalara göre 2018 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 7,4 büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) büyümesi de bir önceki çeyreğe göre yüzde 2 oranında gerçekleşti.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Levent Yılmaz : Kapsayıcı büyüme
Haber Merkezi 07 Haziran 2018, Perşembe Yeni Şafak
Kapsayıcı büyüme yazısının sesli anlatımı ve tüm Levent Yılmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Böylelikle 2010 yılından bu yana aralıksız 8 yıldır büyüme sağlanmış oldu, hem de dünya ortalamalarının çok üzerinde. Elbette aynı anda açıklanan cari açık verisini de göz ardı etmeden büyümenin dinamiklerine göz atmakta fayda var. Ancak hemen ondan önce bu “kapsayıcı büyüme” kavramını açıklayalım.

Kapsayıcı büyüme kavramı bir ülke içerisindeki yoksulların ekonomik ve sosyal durumlarını iyileştiren bir büyümeyi ifade ediyor. Eğer sadece yoksulların durumunun iyileşmesini ifade ediyorsak buna “mutlak kapsayıcı büyüme” diyoruz. Ancak yoksullarının durumunun toplumunun geri kalanına göre daha hızlı iyileştiği bir büyümeden bahsediyorsak ona da “göreli kapsayıcı büyüme” diyoruz. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için aynı zamanda eşitsizlikleri de azaltacak olan göreli kapsayıcı büyümenin sağlanması gerekiyor.

BÜYÜMENİN DİNAMİKLERİ

2018 yılının ilk çeyreğindeki güçlü büyümenin dinamikleri şöyle:

GSYİH’nin içindeki payı yüzde 55,7 olan hizmetler sektörünün geçen yılın ilk çeyreğindeki büyümesi yüzde 6,5 iken bu çeyrekte yüzde 10 olmuş.

İnşaat sektörü geçen yılın aynı çeyreğine göre büyümesini yüzde 1,7 puan artırmış.

Sanayi sektörü 2017 ilk çeyrekte yüzde 6,7 büyümüşken son açıklanan rakama göre bu büyüme yüzde 8,8’e çıkmış.

Aynı dönemde tarım sektöründeki azalma dikkat çekici. Sektördeki büyüme geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,6 iken bu çeyrekte 4,6 olmuş.

Hane halkı tüketim harcamaları geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,8 artmışken bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 11 büyümüş. Hane halkı tüketim harcamalarının GSYİH’daki payı yüzde 60,4 gibi oldukça önemli bir rakam.

Öte yandan aynı dönemde yatırımlardaki artış da dikkat çekici. GSYİH’deki payı yüzde 30 gibi yüksek bir oranda olan yatırımların geçen yılki artışı yüzde 3 iken bu yıl yüzde 9,7 olmuş.

Bana göre en önemli gelişme ise makine ve teçhizat yatırımlarında. 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 12,7 küçülen ve o dönemde en çok dikkat çekilen makine ve teçhizat yatırımlarının bu çeyrekte yüzde 7 büyüdüğünü görüyoruz. Bu aynı zamanda üretim kapasitesinin ve kalitesinin artması anlamına geliyor.

Ancak net ihracatımızdaki (ihracat - ithalat) son gelişmeler dikkat edilmesi gereken bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Mal ve hizmet ihracatımız %0,5 artarken ithalat %15,6 artmış.

REKOR, REFORM VE KAPSAYICILIK

Son büyüme rakamı ile OECD ülkeleri arasında birinci, G20 ülkeleri içinde ikinci sıradayız. Dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri olmaya devam ediyoruz ve bütün bunları yaparken yaşadığımız coğrafyadaki çatışmaları, darbe girişimlerini, spekülatif atakları unutmayalım. Büyümenin dinamikleri ile ilgili gerçekleştirilmesi gereken yapısal bazı reformlar olduğu aşikâr. Ancak neresinden bakarsanız bakın böylesi bir ortamda bu seviyedeki büyümelere söylenecek tek şey var: Rekor.

Öte yandan Türkiye bir süredir bir enflasyon-büyüme ikileminin içine çekilmeye çalışılıyor. Esasen bu konu iktisadın da en temel tartışmalarından birisi. Ancak Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin ihtiyaçları ve dinamiklerinin farklı olabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Örneğin bizim kadar genç nüfus bizi ısrarla aynı kefeye koydukları başka hangi ülkede var? Başka hangi ülkenin hemen yanı başında on yıllardır çatışma ve terör var?

Devam edelim. OECD kapsayıcılık için; insanlara refah yaratma imkânı vermek için eğitim ve sağlık alanlarına yatırım yapılmalı, mali politikalar insanları destekleyen bir şekilde düzenlemeli, insanların emek piyasasıyla uyumlu olması sağlanmalı, cinsiyetler arasındaki fark kapatılmalı ve kadınların ekonomik aktivitelere katılmaları desteklenmeli diyor. Türkiye bunları ve daha fazlasını son dönemde hızlı bir şekilde yerine getiriyor. Elbette gelişmekte olan bir ekonomi olarak bazı eksiklikleri var. Ancak son dönemde Türkiye’deki bir refah artışı olduğunu ve toplumun yoksul kısmının imkânlarının görece olarak iyileştiğini sanırım kimse inkâr edemez.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.