Yazarlar Türkiyeye yatırım ilgisi ve faiz kararı

Türkiye’ye yatırım ilgisi ve faiz kararı

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) faiz kararı Perşembe günü yapılan toplantının ardından ilan edildi. Karara göre banka politika faizini 325 baz puan indirerek %16,50 olarak belirledi.

PPK METNİNDE NELER VAR?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında politika faizini 325 baz puan indirerek % 19.75’ten % 16.50’ye çekti. Para politikası metninde temkinli duruşun devam edeceği ve enflasyondaki düşüşün sürekliliğine zarar vermeden parasal sıkılığın düzeyinin ayarlanacağı vurgulandı.

Son dönemdeki verilerin iktisadi faaliyette ılımlı bir toparlanmaya işaret etmesinin ve net ihracatın büyümeye katkısının devamının altının çizildiği metinde yatırımların zayıf seyrine dikkat çekildi. Banka, önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısını sürdüreceğini, enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceğini öngörüyor. Dahası yılsonu itibarıyla enflasyonun Temmuz Enflasyon Raporu’nda verilen öngörülerin bir miktar altında kalabileceği ifade edildi.

CDB ve EBRD’NİN TÜRKİYE İLGİSİ

Merkez Bankası’nın faiz kararını beklediğimiz saatlerde medya kuruluşlarına Türkiye ile ilgili iki farklı haber düştü. İlki Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Çin Kalkınma Bankası’ndan (CDB) Çin’in yürüttüğü ‘Kuşak ve Yol inisiyatifi’ kapsamında temin ettiği 200 milyon dolar tutarındaki krediye ilişkindi. İkincisi ise Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Suma Chakrabarti’nin yıl sonuna kadar Türkiye’de 1 milyar euro yatırım amaçladıklarını söylemesiydi.

Bu iki haber belki rakamlar itibariyle çok ciddi seviyeleri ifade etmese de içerik olarak son derece büyük önem arz ediyor. Zira Çin Kalkınma Bankası ile yapılan işbirliği kapsamında alınan kredinin zamanlaması ve vadesinin uzunluğu Türkiye’de son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen ekonomiye duyulan güvenin en önemli göstergelerinden birisi olma özelliğini taşıyor. Öte yandan EBRD’nin bankacılık, leasing ve faktoring sektörlerine yönelik planladığı 1 milyar Euro büyüklüğündeki yatırım kararı bir süreden bu yana ilişkilerimizin mesafeli olduğu Avrupa tarafında da olumlu bir dönemin başlangıcı olarak düşünülebilir.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

PPK metninde de vurgulandığı üzere yaşanan küresel gelişmeler, gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde şekillendirmesine neden olurken bu durum gelişmekte olan ülke finansal varlıkları için olumlu bir dönemi beraberinde getiriyor. Dahası enflasyondaki düşüş trendinin giderek belirginleşmesi ve geçen yıl Ağustos ayından itibaren bozulan göstergelerin ılımlı bir şekilde toparlanmaya başlaması dikkat çekiyor. Elbette yaşanılanların ekonomideki olumsuz bazı etkileri devam ediyor. Hatta bazı sektörlerin bundan etkilenme oranları oldukça yüksek. Ancak böylesi bir türbülansın hemen ardından EBRD ve CDB gibi kurumların Türkiye’ye yönelik olumlu adımları bundan sonrası için daha güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.