|
Yazarlar

Biden Erdoğan’a ne diyecek? Erdoğan’ın cevabı ne olacak?

04:00 . 24/03/2022 Perşembe

Mehmet Acet

1976 yılında Taşkent’te doğan Acet, ilk ve orta tahsilini Taşkent’te tamamladı. İstanbul Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olan Acet mesleki kariyerine 1995 yılında TRT’ de staj yaparak adım attı. 1996 yılında Kanal 7 Dış Haberler Servisinde Muhabir olarak çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Meridyen isimli dış politika programının yapımcılığını üstlendi. 1999 yılında Kosova’ dan savaş görüntülerini dünyaya geçen ilk gazeteci olarak ismini duyurdu. Daha sonra keskin bir dönüş yaparak diplomasi ve AB haberleri üzerinde yoğunlaştı. 2000 yılında Kanal 7’nin Brüksel temsilciliğini üstlendi. 1999 Helsinki zirvesinden 17 Aralık Brüksel zirvesine kadar uzanan süreçte AB - Türkiye ilişkilerini de ilgilendiren bir çok zirveyi yerinde takip etti. Son 7 yılda Orta Asya’ dan Amerika’nın batı yakasına kadar uzanan coğrafyayı gezerek bulunduğu ülkelerden haber ve dosya çalışmalarına imza attı. Kanal 7 Ankara temsilciliğine atanmadan önceki son çalışması Amerika’daki Ermeni Diasporası başlıklı dosya oldu. 2005 yılında Kanal 7’nin en genç yöneticisi olarak Ankara temsilciliğine atandı.

11 yıldır Kanal 7’nin Ankara Temsilciliğini yapan Acet, Kanal 7 ve Ülke tv de haftalık siyasi programlar yapmaya devam etmektedir.

İyi derecede İngilizce bilen Mehmet Acet evli ve iki çocuk babasıdır.

Mehmet Acet

Amerikan makamları, açıktan topa girmek istemedikleri konularda yaptıkları gibi yaptılar yine.

Herkesin duymasını istedikleri halde kendilerinin açıktan söyleyemedikleri şeyi, basın üzerinden sızdırdılar.

Türkiye’ye yapılan S-400 teklifinden söz ediyorum.

Ankara, Rusya’dan satın aldığı S-400 bataryalarını Ukrayna’ya teslim edecek, buna karşılık çıkarıldığı F-35 programına geri döndürülecek.

Teklif bu.

Akla ziyan bir teklif olduğu ortada, ancak belli ki Amerikan makamları Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan süreci Ankara’nın uzun süredir bükülemeyen bileğini bükmek için iyi bir fırsat olarak değerlendirip böyle bir hamle yaptılar.

Batı basınında çıkan bu haberleri Ankara’da, ABD’li yetkililerle temas halinde olan çevrelere sordum ama, iddiayı yalanlayan ya da doğrulayan bir cevap gelmedi.

Benim anladığım kadarıyla, Ukrayna savaşı başladıktan sonra yapılan görüşmelerin bir ya da birkaçında, resmi niteliği olmadan şifahi bir şekilde böyle bir öneri iletilmiş olmalı Ankara’ya.

NATO ZİRVESİ VE ERDOĞAN/BİDEN GÖRÜŞMESİ

Şunu tekrar edelim:

ABD yönetimi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini müttefikler arasındaki safları sıkılaştırmak için ideal bir fırsat olarak görüyor. Başkan Joe Biden, NATO zirvesine gitmeden önce yaptığı açıklamada bunu açıkça dillendirdi.

Şu sözlerle:

‘’Yeni bir dünya düzeni olacak, biz buna önderlik etmeliyiz. Bunu yaparken özgür dünyanın geri kalanını da birleştirmemiz gerekiyor’’

Bu hedefin Türkiye’yi ilgilendiren kısmında, Ankara’nın Rusya ile ikili ilişkilerini ekonomik kaygılar da dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle koruma/kollama niyetini kırma çabası var.

Savaş bahanesiyle en absürt öneriler bile dayatılabiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha savaş başlamadan önce
“Ukrayna’dan da vazgeçmeyiz, Rusya’dan da”
şeklinde özetlemiş, devamında da Ankara’nın bu duruşunu birkaç kere tekrarlamıştı.

İşin enteresan tarafı, Ukrayna yönetimi, Zelenski, ülkeleri işgal altına alınmasına rağmen, Türkiye’nin Rusya’yla da kötüleşmek istemeyen, kolaylaştırıcı misyonuyla, diyalog kanallarını açık tutarak barış çabalarına katkı sağlama çabalarını takdirle karşılamasına rağmen, böyle bir misyona ABD makamlarının destek vermemesi.

Belli ki, Amerikan yönetimi, kurumları, bu dönemi fırsat bilerek, Türkiye’yi soğuk savaş dönemindekine benzer bir pasif pozisyona itmeyi, Ankara’nın egemenlik haklarını önceleyen ve Ankara merkezli aktif bir dış politika izleme kararlılığını da kırmak istiyor.

Bir nevi, yine soğuk savaş döneminde olduğu gibi “Biz ne dersek sen onu yapmalısın, verilen rolü oynamalısın. Daha fazlasını değil” şeklinde özetlenebilecek bir çizgiye çekmek istiyorlar.

ERDOĞAN BİDEN’A SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNE DÖNEMEYİZ DİYECEKTİR
Ukrayna’daki Rusya işgalinin başından beri uluslararası çevrelerde yapılan tartışmalarda,
“Dünya nereye doğru gidiyor”
sorusuna en çok,
“Soğuk savaş dönemindeki gibi iki kutuplu bir dünyaya doğru”
cevabının verildiğini biliyoruz.
Biden’ın yaklaşımı, aktardığımız sözleri de buraya ‘
cuk diye’
oturuyor.

Peki, ABD tarafının bu yaklaşımına Ankara nasıl cevap verecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’deki ikili görüşmede Biden’ın ne diyeceğini, ne tür taleplerle karşısına çıkacağını önceden hesaplamış olmalı.

İki liderin Brüksel’de bir araya geleceği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın sosyal medya hesaplarından Türkçe ve İngilizce yaptığı şu paylaşım,
“Bizim pozisyonumuz bu olacak”
şeklinde önceden yapılmış bir deklarasyon olarak yorumlanabilir:
“Dünya yeni yeni bir soğuk savaşı kaldıramaz. Sonuçları herkes için ağır olur.
Ukrayna savaşı yeteri kadar ölüm, yıkım ve acıya sebep oldu, oluyor.
Bu savaşı durdurmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Girişimlerimiz devam edecek. Barış zor ama imkansız değil.”
#Biden
#Erdoğan
#S-400
10 ay önce
default-profile-img
Biden Erdoğan’a ne diyecek? Erdoğan’ın cevabı ne olacak?
Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi
Kafkasya ısınıyor
Avrupa’nın korkusu boşuna değil: Avrupa, İslâm’a gebe…
Beyaz bir kağıt
Kılıçdaroğlu’ndan SADAT’A Goebbels teknikleri ile seçimler öncesi ortalığı karıştıracak KAOS suikastlar uyuyan hücreler iftirası mı?