|
Yazarlar

Latin Amerika ülkeleri Türkiye’de neyin peşine düştü?

04:00 . 28/04/2022 Perşembe

Mehmet Acet

1976 yılında Taşkent’te doğan Acet, ilk ve orta tahsilini Taşkent’te tamamladı. İstanbul Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olan Acet mesleki kariyerine 1995 yılında TRT’ de staj yaparak adım attı. 1996 yılında Kanal 7 Dış Haberler Servisinde Muhabir olarak çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Meridyen isimli dış politika programının yapımcılığını üstlendi. 1999 yılında Kosova’ dan savaş görüntülerini dünyaya geçen ilk gazeteci olarak ismini duyurdu. Daha sonra keskin bir dönüş yaparak diplomasi ve AB haberleri üzerinde yoğunlaştı. 2000 yılında Kanal 7’nin Brüksel temsilciliğini üstlendi. 1999 Helsinki zirvesinden 17 Aralık Brüksel zirvesine kadar uzanan süreçte AB - Türkiye ilişkilerini de ilgilendiren bir çok zirveyi yerinde takip etti. Son 7 yılda Orta Asya’ dan Amerika’nın batı yakasına kadar uzanan coğrafyayı gezerek bulunduğu ülkelerden haber ve dosya çalışmalarına imza attı. Kanal 7 Ankara temsilciliğine atanmadan önceki son çalışması Amerika’daki Ermeni Diasporası başlıklı dosya oldu. 2005 yılında Kanal 7’nin en genç yöneticisi olarak Ankara temsilciliğine atandı.

11 yıldır Kanal 7’nin Ankara Temsilciliğini yapan Acet, Kanal 7 ve Ülke tv de haftalık siyasi programlar yapmaya devam etmektedir.

İyi derecede İngilizce bilen Mehmet Acet evli ve iki çocuk babasıdır.

Mehmet Acet
Mehmet Acet/Kolombiya

Çok uzaklarda olmamıza rağmen Türkiye’nin iç gündeminin hangi konularla çalkalandığını izlemediğim sanılmasın.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir aileyi ziyaret edip, elektriği kesilmediği halde kesilmiş gibi davranıp mum ışığı altında görüntü vermesinden, bu durumu ortaya çıkardığı için Enerji Bakanı Fatih Dönmez’e hakaretler yağdırmasından, bu saldırganlığa rağmen Bakan Dönmez’in sükûnetini koruyup belgelerle meselenin iç yüzünü ortaya koymuş olmasından haberdarım.

Gezi davasında çıkan kararları ve bu kararlar üzerine çıkan tartışmaları da izledim.

Şu kadarını söyleyeyim:

Gezi olaylarının halk devrimi süsü verilmiş bir darbe girişimi olduğu fikrinden hiçbir zaman uzaklaşmadım.

Bana inanmayanlara, Selahattin Demirtaş’ın henüz başka yollara sapmadan önce, 31 Temmuz 2013’te CNNTürk yayınında yaptığı “Gezide darbeyi gördüm” başlıklı konuşmasına bakmalarını öneririm.

Demirtaş o konuşmasında gezi olaylarında hükümete karşı darbe amacının güdüldüğünü net bir şeklide söylüyor.

Sonra kendisi de sokaktan medet umdu, benzer girişimlerin aktörleri arasında yer aldı ama bu durum, Gezi olayları yatıştıktan bir ay sonra söylediklerini önemsiz hale getirmez.

Neyse…

Ben, buralara gelmişken Latin Amerika ülkelerinde gördüklerimi, dinlediklerimi aktarmaya devam edeyim.

Dün uzun bir girizgâh yapmıştık.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 6 ülkeyi kapsayan Latin Amerika gezisini takip ediyoruz.

Brezilya’nın en büyük şehri Sao Paulo’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türk ve Brezilyalı işadamlarıyla yaptığı görüşmenin birine, Türkiye’den gelen gazeteciler olarak biz de katıldık.

Dikkatimi çekti, Bakan Çavuşoğlu, ekonomi diline vakıf olduğunu gösteren bir konuşma yaptı orada.

Meğer kendisi London Schools Of Economics’te ekonomi eğitimi almış.

Ekonominin terminolojisine uzak olmamasının sebebi buymuş.

Latin Amerika ülkelerinde Türk dizilerinin müthiş ilgi gördüğünü biliyoruz.

Mesela Kanal 7’de yayınlanan Elif dizisi bu bölgede en çok izlenen diziler arasında yer almış.

Diziler sayesinde Türkçe öğrenme merakı da çok artmış.

Yunus Emre Enstitüsü Türkçe kursu açmaya karar verip bunu duyurunca, gelen taleplere yetişememiş.

Gezinin Brezilya ayağında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bu konuya enteresan bir yerde giriş yaptı.

“Benim çocukluğumda herkes Brezilya dizilerini izlerdi ve o yıllarda Türkiye’de televizyon satışlarında rekorlar kırılmıştı. Çünkü Brezilya dizileri gündüz oynanıyordu ve herkes iş yerine Brezilya dizilerini izleyebilmek için televizyon almıştı” dedikten sonra, “Tabii her şey değişiyor zamanla, şimdi tam tersine döndü. Brezilya’da ve Latin Amerika’da Türk dizileri izleniyor” İfadelerini kullandı.

Brezilya gezisi Latin Amerika çıkarmasının en önemli ayağını oluşturuyor.

Bölge genelinde toplam 15 milyar dolarlık ticaret hacminin üçte biri bu ülke ile yapılıyor.

Çavuşoğlu, Brezilyalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmeden sonra basına yaptığı açıklamada, “Biz bugünkü toplantılarda önümüzdeki süreçte 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefledik. Bu hedefimize de kolayca ulaşabileceğimize inanıyoruz” dedi.

Brezilya Dışişleri Bakanı França ise, Türkiye ile Brezilya’nın geçen yıl savunma sanayii alanında yaptığı anlaşmayı hatırlatarak, “Bu anlaşmayla birçok farklı çalışmayı gerçekleştirebilecek ve teknoloji aktarımı sağlayabileceğiz. Bu aynı zamanda Brezilya ordusunun çatışma gücünü artıracak ve bu konudaki altyapımızı güçlendirecek” İfadelerini kullandı.

Brezilya Türkiye’nin savunma sanayii alanında kaydettiği ilerlemeleri çok yakından takip ediyor.

Önümüzdeki süreçte bu alandaki işbirliğinin derinleşmesi beklenebilir.

Brezilya’dan sona Amerika kıtasının en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Ekvator’a geldik.

Başkent Kito, 2800 rakımıyla dünyanın en yüksek ikinci başkenti konumunda imiş.

Rakım yüksek olmasına rağmen her taraf yemyeşildi.

Şehir, yükselen ve alçalan tepeler arasında kalmış.

Ekvator’da bir günden daha az süren geziyi ne terleten ne üşüten çok güzel bir havada geçirdik.

Ekvator’un ekonomisi petrol bulunduktan sonra biraz iyileşmiş.

Dünyaya muz, kakao çekirdeği ve gül ihraç ediyorlar. Ancak gelir dağılımı eşitsiziliği ve yolsuzluk ciddi bir problem.

Kentin tarihi bölgesinde yaptığımız gezide, hali vakti yerinde olanlarla birlikte, yanlarında taşıdıkları ürünleri yalvarırcasına satmaya çalışan küçük boylu insanlarla karşılaştık.

Daha anlatacak çok şey var ama yerimiz doldu.

Kolombiya, Panama ve Venezüela var sırada.

#CHP
#Kemal Kılıçdaroğlu
#Fatih Dönmez
9 ay önce
default-profile-img
Latin Amerika ülkeleri Türkiye’de neyin peşine düştü?
Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi
Kafkasya ısınıyor
Avrupa’nın korkusu boşuna değil: Avrupa, İslâm’a gebe…
Beyaz bir kağıt
Kılıçdaroğlu’ndan SADAT’A Goebbels teknikleri ile seçimler öncesi ortalığı karıştıracak KAOS suikastlar uyuyan hücreler iftirası mı?