Yazarlar Avrupa Diplomat Erdoğan

Avrupa: Diplomat Erdoğan

Mehmet Akif Soysal
Mehmet Akif Soysal İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

İç siyasette kısır muhalefet ve sadece algı ve manipülasyona oynayan üst aklın zihinleri işgal çabası şiddetlenir ve gündemi oluşturma gayreti sürürken, dış dünya Erdoğan’ı ve Erdoğan’lı Türkiye’yi konuşuyor.

Geçen hafta ünlü bir düşünce sitesinde yayımlanan makalesinde eski İspanya Dış İşleri Bakanı-İspanya Başkan Yardımcısı, Dünya Bankası Grubu Danışmanı, Georgetown Üniversitesi hocası, Ana Palacio’nun Erdoğan analizi dış dünyanın bizi nasıl baktığına dair önemli bir yazıdır.

Palacio makalesine, “Diplomat Erdoğan” başlığı atmış. Makalede şu ifadeler yer almakta;

Ukrayna limanından tahıl yüklü bir gemi hareket etti. Aylardır ülkeyi terk eden ilk sevkiyat; Rusya ve Ukrayna arasında Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in aracılık ettiği yakın tarihli bir anlaşmayla mümkün oldu. Afrika ve Orta Doğu’daki insanlar için anlaşma, şiddetli gıda kıtlığının yakında azalacağına dair bir umut ışığı sunuyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bu diplomatik bir zafer ve ilk değil…

Erdoğan, on yıllık gergin ilişkilerden sonra Körfez monarşileriyle duvarları onarma konusunda ilerleme kaydediyor. Tahıl anlaşmasının hayatta kalması garanti olmaktan çok uzak olsa da Türkiye’nin bölgesel bir güç arabulucusu/komisyoncusu olarak konumunu şimdiden sağlamlaştırdı.

Palacio bu tespitlerinde sonra esas can alıcı analizini ortaya koyuyor:

Erdoğan’ın diplomatik başarısı, görünüşte düşmanca ilişkilerde iş birliği için alan bulma yeteneğini yansıtıyor. Özellikle, derin ekonomik ve endüstriyel bağlarla bağlı olan Rusya ve Türkiye, Suriye, Libya ve dolaylı olarak Dağlık Karabağ’daki çatışmalarda karşıt tarafları desteklemiş olsalar bile, makul derecede etkili bir diyalog sürdürdüler. Ukrayna ve Rusya tahıl anlaşmasını müzakere ederken, Ukrayna kuvvetleri Rus saldırılarına karşı Türk insansız hava araçları kullanıyordu.

Erdoğan zayıf bir eli tutuyor olabilir ama ustaca oynuyor. Aslında, bugünün jeopolitik gerilimlerini onun kadar etkili bir şekilde kendi lehlerine kullanmayıbaşaran çok az lider var. Özellikle Putin ile yapılan seçici iş birliği, oyunun kurallarını kendi lehine yeniden yazmaya hevesli Türkiye lideri için önemli kazanımlar sağladı.

Erdoğan’ın pragmatik oyunbazlığı Türkiye’nin müttefiklerini sarsabilir (S400 alımı, NATO’ya girme talebi olan ülkelere veto vs. konularına atıfla), ancak pragmatizm, yaratıcı düşünceyle birlikte mevcut uluslararası ortamda önemli bir iş birliğini mümkün kılmak için elzem olacaktır.

Sonuç paragrafında Palacio; Batı, kurallara dayalı düzenin erozyonunu durdurmaya çalışırken, Erdoğan ders almaya değer bir örnek olabilir. Batı, bu dersleri Türkiye ile ilişkileri canlandırmak için kullanabilirse, o da yararlı bir geçici yol olabilir.

Yukarıdaki sonuç paragrafı ise her şeyden öte manidardır. Analiz edecek olursak; birincisi Avrupa veya Batı kendi kuralları/dayatmaları ile oluşan hegemon durumun yıkılmaya yüz tuttuğunun farkında, yani onlar (müesses nizam)için yükselme dönemi bitmiş, durgunluk dönemi aşılmış, gerileme dönemi başlamış. İkincisi gerileme dönemini Erdoğanvari adımlar ile öteleyebileceğini ön görüyor. Üçüncüsü husus ise “Batı Türkiye ile aynı stratejik adımlar ekseninde yakınlaşma sağlamalı” ifadesidir ki bu Erdoğan’ın Türkiye’yi edilgen bir ülke olmaktan etken bir ülkeye evirdiğinin somut ifadesidir.

Bunların ötesinde dördüncü ifade ise Batı ile Türkiye’nin yakınlaşmasının “geçici” ibaresi ile şerhlenmiş olmasıdır! Yani Batı Türkiye’yi yıllardır beklettiği AB kapısındaki haliyle edilgen bir ülke halinde görmek istiyor. Onlar için bunun haricinde bir konu söz konusu değil! Bu nedenle yakınlaşma ise sadece geçici ve konjonktürel olabilir! Sahici olamaz!

Palacio’nun Erdoğan’ın hamlelerinin ders almak üzere kullanılması önerisi ise Erdoğan’ı halen yeterince anlamadığının ifadesidir. Zira Erdoğan’ın dürüstlüğü, tek yüzlülüğü bunun neticesinde elde ettiği söz kuvveti Batı’nın elinde olmayan silahıdır. Diplomatik karakterlerine de uygun değildir! Erdoğan’ın ulaştığı coğrafyadaki saygınlığı; kalpten geldiği muhataplarınca hissedilen hareketlerin neticesidir.

Bu gönül bağı hissedilir ancak taklit edilemez…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.