Yazarlar Kandili nasıl yerle yeksan edeceksiniz?

Kandil’i nasıl yerle yeksan edeceksiniz?

Mehmet Metiner
Mehmet Metiner Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yozgat’ta milliyetçiliği tutmuş. “Bizim 6 okumuzdan biri milliyetçiliktir” demiş. Irak-Suriye tezkeresine PKK’nın, yani Kandil’in isteği doğrultusunda “hayır” demesi, Kandil’in partisi HDP ile adeta özdeşleşmesi ve bu bağlamda Kandil’deki terör baronlarından aferinler alması sonrasında sadece kendi tabanında değil milletin kahir ekseriyetinden gördüğü tepkiyi savuşturmak için milliyetçiliğe sığınmasını siyaseten anlamak mümkün elbet. Milliyetçiliğin başka kirli ve zararlı ittifakların kılıfı olarak kullanılması, siyaseten üzerinde durulması gereken bir konudur.

Sayın Kılıçdaroğlu belli ki konuşurken coşmuş. Milliyetçi-dindar sosyolojisiyle tanınan Yozgat’ta partisini Kandil’in partisinin yanına konumlandıranlara cevaben şöyle haykırmış: “Söz veriyorum; o Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana Kılıçdaroğlu demesinler.”

Yozgatlılar işbu cümleyi duyduklarında alkış tutmuşlar mıdır bilmiyorum. Ama ben bu bahiste Kemal Bey’in Kandil’i nasıl yerle bir edeceğini öğrenmeyi daha çok önemseyen biriyim. Öyle ya bugüne kadar hiç kimsenin yapamadığını Kemal Bey bir çırpıda yapabileceğini söylüyorsa demek ki bunun yol ve yordamını biliyor! Kılıçdaroğlu’nun hiç vakit kaybetmeden önerilerini milletle paylaşması farz oldu artık. Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler bu konuda Kemal Bey’in üstüne gitmelidirler. Zira bu konu öylesine geçiştirilecek bir konu değildir.

Doğrusu ben Kemal Bey’in kafasında Kandil’i bitirecek bir çözüm formülü olduğuna inananlardan değilim. Kemal Bey’in yaptığı, Yozgat’ta milliyetçiliğe oynamak. Kandil üzerinden siyaset yapmak. Partisine ilişkin bir imajı silmek için hamaset yapmak. Ama bu yaptığının altında kalmak gibi bir riski de içinde barındıran bir siyaset bu.

Daha önce “Kürt sorununu biz çözeriz” demişti. Nasıl çözeceksiniz diye defalarca sormamıza rağmen hiç bir cevap vermemişti.

Şimdi de kalkıp Kandil’i yerle yeksan edeceğini söylüyor. Umarım nasıl yapacağını söyler. Öyle ya kendini ortaya koyarak iri laflar etmiş. “Bana Kılıçdaroğlu demesinler” demiş.

KEMAL BEYİ’N ÇELİŞKİLERİ…

Bir insan birbiriyle çelişen söz ve eylemlerin sahibi nasıl olabilir? Hem de birkaç gün arayla. Sahiden anlamak da anlamlandırmak da güç.

Kandil, Türkiye’nin içindeki bir yer değil. Büyük çoğunluğu İran toprakları içinde olan Irak’ın kuzeyindeki dağ silsilelerinden oluşan bir yer. PKK’nın beyni ve önemli eğitim kampları orada konuşlu. Irak’ın kuzeyindeki Türkiye’ye yakın dağlarda da PKK var. Kandil, Suriye’nin kuzeyine de taşındı. Hatta orada ABD silahlarıyla ve ABD desteğiyle kantonal bir yönetimin sahibi artık. Yani demem o ki Kandil beyni ve bedeniyle Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde. Ekleyeyim: Kandil’in partisi HDP, yani CHP’nin müttefiki HDP hem Irak hem Suriye’deki Kandil’e yönelik askeri operasyonlara şiddetle ve hiddetle karşı. Bunu da “Savaş politikalarına karşıyız” sözleriyle kamufle ediyor. Bu sözün anlamı şudur: Biz Kandil’e yönelik operasyonlara karşıyız. HDP sırf bu nedenle tezkereye hayır diyor. Kendi açısından tutarlı.

Şimdi geliyorum Kemal Bey’e. Hem Kandil’i yerle yeksan edeceğim diyor hem de Kandil’i yerle yeksan etmek için çıkartılan tezkereye tıpkı HDP gibi karşı çıkıyor. Peki, nasıl olacak bu?

Kemal Bey’e sormak lazım: Kandil’i yerle bir etmek için sınır ötesine asker göndermek ve askeri harekât yapmak için tezkere sunmanız gerekmeyecek mi? Tezkereyi Meclis’in onayından geçirmeden Kandil’in beynine ve uzantılarına yönelik sınır ötesi askeri operasyonlar için bizim bilmediğimiz başkaca bir formülünüz mü var? Varsa açıklayın bilelim.

DEAŞ KOMŞUMUZ OLACAĞINA PKK OLSUN DEMEK NE DEMEK?

Kemal Bey’in yardımcılarından biri gayet açık bir dille şunu demişti: “Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ komşumuz olacağına PYD-YPG olsun daha iyi.” Suriye’nin Kandil’ini, yani PKK’sını şimdiden komşu olarak selamlayan Kılıçdaroğlu CHP’si, soruyorum Kandil’i nasıl yerle yeksan edecek?

Kemal Bey defalarca kendisi Suriye’nin PKK’sı için “PYD, kendi halkının özgürlük/kurtuluş mücadelesini veren bir örgüttür/partidir” mealinde övgü dolu sözler sarf etmişken, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye için tehdit oluşturan ABD destekli PKK yapılanmasına askeri operasyon düzenlenirken “Ne yani YPG mi tehdit oluşturuyor?” anlamında sözler etmişken, PKK’nın Suriye’deki beyni olan Afrin’e yönelik askeri harekât öncesinde “Sakın ha Afrin’e girmeyesiniz, çok tehlikeli olur” türünden uyarıcı sözler etmişken sorarım sizlere, Kemal Bey Kandil’i nasıl yerle yeksan edecek? Veya hangi Kandil’i?

KILIFA GEREK YOK

Kemal Bey tezkereye “hayır” dedikleri için kendi partisine yönelik tepkiyi milliyetçilik üzerinden sönümlendirmek için aklına ne geliyorsa onu diyor. Bir gün “Süre iki yıl olduğu için karşı çıktık” diyor. Yozgat’ta da “yabancı askerler” maddesine sığınıyor. “Ben bu topraklarda hiçbir zaman yabancı bir asker postalı istemiyorum” diyor. Bilmeyen de Kemal Bey’in tezkereye sahiden sırf bu nedenle karşı çıktığını sanacak. İşin gerçeği, CHP’yi HDP’ye mahkûm ve mecbur hale getiren Kılıçdaroğlu yönetiminin tezkereye “evet” demesi halinde CHP ile yollarını ayıracağını Kandil’den aldıkları talimatla ilân eden HDP’ye siyaseten boyun eğmesinden ibarettir.

Ayrıca sormazlar mı: Madem “yabancı askerler” konusunda böyle bir duyarlılığınız vardı, o vakit neden 2015’ten 2020’ye kadarki süreçte aynı maddeyi içeren tezkerelere “evet” dediniz?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.