Yazarlar Laikçi Talibanlar ile İslamcı Talibanların ortak düşmanı

Laikçi Talibanlar ile İslâmcı Talibanların ortak düşmanı...

Mehmet Metiner
Mehmet Metiner İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Taliban’la ilgili sözü en çekilmeyecek yere çekildi. Erdoğan’ın zihniyetiyle Taliban’ın zihniyeti arasındaki paralellik üzerinden yapılan yorumlar içler acısı. Hazin olan durum, bu tür yorumların siyaset esnafının dışında laikçi gazeteci ve yazarlar tarafından da tedavüle sokulmasıdır.

Başkan Erdoğan’ın zihniyetinin Taliban’la aynı olduğunu iddia etmek kör bir düşmanlığın ürünüdür. Erdoğan fobik siyaset esnafının bu lafın bağlamından ve amacından saptırarak kullanması bir şekilde anlaşılabilir lakin kendine gazeteci ve aydın diyenlerin aynı yola başvurmaları hakikaten gazetecilik ve entelektüel adına hazin ötesi bir duruma işaret etmektedir.

Erdoğan’ın dikkat çektiği husus, aynı dine mensubiyetle alakalıdır. Aynı dine mensup olmak, aynı zihniyete mensup olmak anlamına gelmez. Taliban’ın dinden anladığı ile Erdoğan’ın dinden anladığı arasında kelimenin tam anlamıyla bir zıtlık söz konusudur.

Dini mensubiyetin ayniliği ile dini yorumların karşıtlığı arasındaki farkı bilmeyenler keşke bu cehaletlerini giderecek bir okuma uğraşısı içine girseler. Veya bilmedikleri konularda konuşmama erdemliliğini gösterseler. Bu ülkede her ikisinden yoksun olmamız, sadece siyaset esnafımız açısından değil gazeteci ve aydın diye geçinen malum laikçi taife açısından ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Laikçiliği bir din veya ideoloji ve/ya da yaşam tarzı olan benimseyen o taifenin zihniyeti ile Taliban’ın aynı şeyi din üzerinden kurgulayan zihniyeti arasında aslında özde bir benzerlik vardır. Her iki zihniyet sahipleri de devlet marifetiyle dayatmayı amaçlar. Birisi laiklikten anladığını, ötekisi de dinden anladığını totaliter bir projeye dönüştürerek devleti bir baskı aparatı olarak kullanmak gerektiğine inanır. Birisinin oluşturmak istediği toplum bütünüyle “laikçi-seküler” iken ötekisinin “dinci”dir sadece. Her ikisi de yeryüzünü kendileri gibi düşünmeyen herkese cehennem kılmak için var gücüyle mücadele eder.

Çelişkiye bakınız ki her ikisi de var olmak için bir diğerine muhtaçtır. Biri olmadan ötekisi var olamaz. İslamcı Taliban’ın laikçiliği, laikçi Taliban’ların da dinciliği bir tehdit unsuru olarak görmeleri boşuna değildir. Her ikisi de kitleleri kendi yanlarına çekmek için birbirini ötekileştirir. Her iki taifenin de cennet tasavvuru vardır. Her ikisinin de yöntemi aynıdır aslında: Devleti ele geçirip devlet üzerinden kendi ideolojilerine uygun yekpare-homojen bir toplum inşa etmek. Bunun önündeki tüm engelleri de zorbalıkla yok etmek. Her ikisi de bu yüzden Jakobendirler, tepeden inmeci ve dayatmacılardır. Aralarındaki tek fark, ideolojileridir. Temel benzerliklerinden biri de, her ikisinin kendi yorumlarını bizatihi yorum olarak kabul etmemeleridir. Yani laikçiler “laiklik budur!” derler, Talibancılar ise “din budur!” derler. “Laiklikten anladığımız budur!” veya “Dinden anladığımız budur!” denilmiş olsa bir arada barış içerisinde yaşama kültürü kendiliğinden neşv ü nema bulabilir. Onun öncesinde medeni bir biçimde konuşma-tartışma iklimine kapı aralanmış olur. Tam tersi bir totaliteryan anlayış herkesi boğuyor. Laikçiler kendilerinden farklı düşünen laikleri, Taliban ise kendisinden farklı düşünen dindarları “sapkınlık”la suçluyor. Birisi “laiklikten saptın” diyor, ötekisi “dinden çıktın” diyor.

İşte burada Başkan Erdoğan’ın AK Parti üzerinden ete kemiğe bürüdüğü zihniyetin hem farklılığı ve hem de önemi ortaya çıkıyor.

Farklılığı şu: Laikliği laikçilerin anladığı gibi, dini de Talibancıların anladığı gibi anlamıyor. O yüzden her iki bağnaz-müfrit kesimin ortak düşmanı olarak beliriyor. Talibancılar Erdoğan’ı dinden sapmış bir laikçi-demokrat olarak görürken laikçiler de laiklik düşmanı bir Talibancı olarak görüyor. Her ikisinin gösterdiği Erdoğan fotoğrafı, hakikatte Erdoğan’ın kendisi hiç değil.

Erdoğan laikliği de dini de devlet eliyle herkese dayatılacak bir ideoloji ve yaşam tarzı olarak görmüyor. Tam tersine herkesin bir arada farklılıklarıyla barış içinde yaşamasını öngören bir demokrat anlayışı esas alıyor. “Biz birlikte Türkiye’yiz” mottosu bu anlayışın en çarpıcı ifadesidir. “Herkes için özgürlük” ve “Herkes için refah” söylemi Erdoğan’ın ve partisinin temel anlayışını ortaya koymaktadır.

Başkan Erdoğan’ın aynı dini mensubiyet üzerinden yaptığı vurguyu aynı zihniyete sahip olmak biçimine dönüştüren laikçi kafanın gerçekte Taliban’dan hiçbir farkı yoktur.

Birinin laikçilik üzerinden oluşturmak istediği, ötekisinin din üzerinden inşa etmeye çalıştığı cehenneme hayır diyen Erdoğan’ın anlayışı Türkiye gibi bir ülkede toplumsal barış adına çok önemli bir kazanımdır.

Özcesi: Erdoğan ne laikçilerin iddia ettiği gibi Taliban zihniyetine mensup biridir, ne de Talibancıların iddia ettiği gibi anti-demokratik bir laikçidir. Erdoğan’ın laikçilerin laiklik yorumunu, Taliban’ın da din yorumunu kabul etmiyor olması, en önemlisi her iki yorumun da laikliğe ve dine zarar verdiğini iddia ediyor olması, her iki kesimin ortak düşmanı haline dönüşmesini sağlıyor. İşin gerçeği budur, vesselam.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.