Yazarlar Öcalan bile aday olsa oy verirlermiş

Öcalan bile aday olsa oy verirlermiş

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Son saydığımızda, ülkedeki siyasi parti sayısı 107 idi. Bu arada yeni kurulan varsa ekleriz.

Her birinin genel başkanı var, yardımcıları ve yönetici kadroları var.

Yine de çoğunu bilmeyiz.

Hepsi teşkilatlanmasını tamamlamış olsa ve seçime girmeye hak kazansa, seçim pusulası Fatih Sultan Mehmet’in ‘Emanname’sinden daha uzun olur.

Tam anlamıyla kâğıt israfı yaşanır.

Kesilen ağaçlara yazık.

Neyse ki hepsi girmiyor.

Ama teorik olarak her birinin gönlünde yatan, seçimde aday olmak.

Ardından sandıktan birinci çıkmak.

O da sadece bir kişiye nasip.

*

Yenilik Partisi’ni kuran Öztürk Yılmaz, yapılan anketlerde şans tanınmasa da iddialı.

Şöyle söylüyor:

“İttifaklardan birinde yer almaya mecbur muyuz?”

Haklı... Elbette hiçbir parti için ittifak mecburiyeti yok.

Gir seçime, yüzde 50’den bir fazla oy al, tamamdır.

Kimse şu ittifaka girmek zorundasın diyemez.

Zaten ittifak hâlinde görünenler bile, seçime daha iki yıl varken çekişmeye başladı.

Hararetle erken seçim isteyen kesim, henüz kimi aday göstereceğini bilmiyor.

*

Muharrem İnce, 24 Haziran 2018 seçiminde aldığı oy miktarına bakarak, CHP’den daha fazla oy aldığını söylüyor her fırsatta.

Parti teşkilatı destek verseydi, daha fazlasını da alırdı.

Genel Başkan Yardımcısı olan birkaç kişi bile kampanya sırasında Muharrem Bey’e çelme takmaya çalışmış.

Ayıp fakat oluyor böyle şeyler.

Başka seçimlerde, başka partilerde de rastlandı.

*

O zamanki oy oranına bakarak, bugünü değerlendirmek ve aynı beklentiye girmek ne kadar doğrudur?

Kemal Bey, “Gel bakalım Muharrem” demeseydi, başka birini çağırsaydı, aday olan kişi yine CHP’nin aldığı oydan fazlasını toplayacaktı.

Hatta ayıptır söylemesi, Kemal Bey adayımız budur deyip paltosunu aday gösterseydi, yine o kadar oy alırdı.

*

Engin Ardıç, “Erdoğan’ın karşısında CHP Miçotakis’i aday gösterse ona bile oy verirler” diyor.

Haklı ama Miço ne ki?

Öcalan’ı aday gösterseler, ona da oy vereceğini söyleyen CHP’liler görmedik mi?

Yüksek sesle üstelik. Yeter ki Erdoğan gitsinmiş. Yetermiş. Estekmiş, köstekmiş.

*

Aşırı uç gibi görünüyor.

Hiç değil.

Öcalan’ın partisiyle ittifak yapmak, başka anlama mı geliyor ki aşırı olsun?

Onlarla bakanlık pazarlığına girişmek, gizli tutmaya çalışmak, ittifakta yokmuş gibi davranmak, hangi anlama geliyor?

*

CHP şimdi “Doğu Masası” kurmuş.

“Perinçek ne der?” diye geçti aklımdan ama onunla değil, ülkenin doğusuyla ilgiliymiş.

Bir masa yetecek mi?

Ülkenin yönü çok. Batı, kuzey, güney… Her yönden ayrı esintiler gelir.

Hele bir Keşişleme var ki… Güneydoğu’dan esen yel… Akçayel olarak da bilinir.

Onu iyi bilmek, iyi anlamak gerekir. Keşişleyemezsen, işin zor.

*

Bu arada, Beşar Bey Suriye’de yüzde 95’le tekrar seçildi.

Kalan yüzde beşlik seçmeni merak ediyorum.

Rahat mı batmış, eceline mi susamışlar belli değil.

Yoksa “Biraz da istemiyor gibi görünen bulunsun… Oyların yüzde yüzünü almak ayıp kaçar” diye mi düşündüler?

Biz burada yüzde 50 üstüne 1 tanecik oy için neler yaşıyoruz. Yine de diktatör kimmiş, sorun bakalım.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.