Yazarlar Başkanlık döneminin şifreleri

Başkanlık döneminin şifreleri

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı

Uluslararası muktedirlerin hışmına uğrayan, kendisine bir kahraman arıyor.

Ülkesinde enflasyon oranı yüzde 10 binleri geçen, Almanya’nın 1920’lerdeki halini yaşayan Venezüella’nın Devlet Başkanı Maduro, önceki gün Beştepe Külliyesi’nde yapılan başkanlık dönemi törenlerine katılmak için kıtalar aşıp Ankara’ya geldi.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Acet : Başkanlık döneminin şifreleri
Haber Merkezi 04 Temmuz 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Başkanlık döneminin şifreleri yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Acet yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Gelmeden önce de, Erdoğan’dan “çok kutuplu yeni dünyanın lideri” diye söz etti.

Maduro niye böyle bir tarif yapıyor?

Ahtapotun zehirli kollarına teslim olmadan yürüyebilen birisi kahraman olmayı hak ettiği için.

Erdoğan da o kurulu düzenin yarı açık-yarı gizli ajandalarının hedefi oldu.

Daha doğrusu şu geride kalan 5 yılı gözümüzün önüne getirdiğimizde, gizlice planlanan, açıkça uygulanan bir ajandadan söz edebiliriz.

“Uluslararası sistem Tayyip Erdoğan’ı gözden çıkardı” cümlesini 5-6 yıl öncesinden duymuşluğumuz var.

Çoğu kimsenin ‘kavga’ olarak nitelendirdiği bu 5 yılın Erdoğan adına bir tarifini yapacak olursak, “Tasfiye planlarını görüp, aleni bir şekilde buna karşı koyup halka anlatmak ve durumu kavrayan halkın desteğini almak’ biçiminde yürüyen bir süreç olarak da okuyabiliriz.

Hatırlayalım.

Selahattin Demirtaş, Haziran 2015 seçimlerine gidilirken “Seni başkan yaptırmayacağız” sözünü üç kere söyleyerek ‘yemin tekrarı’ yapmıştı.

Niye böyle demişti?

Kendisinden de, FETÖ’den de istenen bir tek şey vardı.

Erdoğan’ı başkan yaptırmamak.

Ama oldu işte.

Tayyip Erdoğan, Başkan oldu.

Önceki gün Beştepe Külliyesi’nde yapılan sade törenin Erdoğan planları tutmayan çevrelerde homurtularla karşılandığı yönünde haberler geliyor.

Dışarıdan davetli olarak gelenlerin profiline baktığımızda, üretilen projenin sonuç vermemesinin, yani aslında kaybetmiş olmanın verdiği bir hazımsızlık duygusunun yansımalarıyla karşılaşmış olduk.

Geride kalan 5 yılı gözümüzün önüne getirdiğimizde, bulunduğumuz noktadan önümüzdeki 5 yıla baktığımızda, Erdoğan üzerinden yeni oyun planları kurmanın zorlaştığı, içerideki kullanışlı aparatların da zayıfladığı bir dönemden söz edebiliriz.

Şöyle ki;

-Türkiye’nin güvenlik riskleri düne göre daha azalmış durumda.

-PKK’nın, DEAŞ’ın, FETÖ’nün kolu kanadı kırıldı.

-Türkiye, bu örgütlerin ürettiği tehditleri artık sınır ötesinde karşılayabilme yeteneğine kavuştu.

-Yani ülkeye yönelen tehditler ülkeye ulaşmadan kaynağında etkisiz hale getirilebiliyor.

Siyasi anlamda da, HDP’nin Erdoğan’ı, Ak Parti’yi siyasi rakip olarak değil de, düşman gücü olarak kabul edip sunduğu dönemler geride kaldı.

FETÖ’nün ‘karıştırıcı’ eylem ve söylemleri de en azından yurt içinde etkisini kaybetti.

Bütün bunlar bir şeye işaret ediyor:

İyi değerlendirilmesi halinde huzur ve sükun ikliminin güçlendiği bir 5 yıl perspektifi.

Başkan Erdoğan, önceki gün yeni döneme ilişkin ‘niyet beyanını’ açıklarken, hem “Artık bahane kalmadı” deyip sorumluluğuna vurgu yaptı, hem de yeni dönemden ‘ihya ve inşa’ dönemi diye söz etti.

Yine niyet beyanı anlamında kullandığı şu sözlerin altını çizelim:

“Bismillah, diyerek adımını attığımız başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacak. Bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası için çalışmak olacaktır. Her tür hak ve özgürlükten, ülkemizin zenginliklerinden köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız.”

Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarını da, önceki seçimler gibi, vakur, zafer sarhoşluğuna kapılmayan, iş odaklı arayışlara yönelen bir duygu ikliminde geçirdiğini biliyoruz.

Nereden mi?

Seçim döneminde verdiği emeklere teşekkür etmek için aradığı kimselere “Allah bugünlerimizi aratmasın” diye dua ve temennide bulunduğunu bildiğimiz için.

Önceki gün itibarıyla sadece 5 yıllık bir fırsat dönemi niteliğiyle değil, Erdoğan’ın sözünü ettiği ‘inşa ve ihya’ anlamında da Türkiye’nin önünde büyük bir pencere açılmıştır.

Küresel düzlemde de Türkiye adına rol modeli, ilham kaynağı olabilecek, bir takım tetiklenmelerin önünü açabilecek bir atmosfer ortaya çıkabilir.

Zira kurulu düzenin fay hatlarının çatırdadığı günümüz ortamında Maduro da yalnız değil, Erdoğan da…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.