Yazarlar Aldırma Reis, o parantez kapanacak

Aldırma Reis, o parantez kapanacak

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken, okuduğu bir şiir yüzünden hapse mahkûm edilen Recep Tayyip Erdoğan, büyük bir kalabalık tarafından yolcu ediliyordu.

Pınarhisar Cezaevi’nde çekecekti verilen cezayı.

Maksat hâsıl olmuştu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Aldırma Reis, o parantez kapanacak
Haber Merkezi 29 Mayıs 2018, Salı Yeni Şafak
Aldırma Reis, o parantez kapanacak yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Artık İstanbul Belediyesi’nde sözü geçmezdi.

Siyasî hayatı bitti diye manşetler atıyorlardı.

Hafızalardan silinmeyecek en çarpıcı manşet, “Muhtar bile olamaz” şeklindeydi.

*

Ne sevinçliydiler.

Hürriyetler zürriyetler bayram ediyordu.

Omurgasızlığıyla meşhur olmuş, her şarta uyum sağlayabilen ancak en fazla kıvırmasıyla öne çıkan yayın yönetmenleri, yazı işleri müdürlerinin ağzı kulaklarına varmıştı.

Neredeyse zil takıp göbek atacaklardı.

Belki kendi gazetelerinde onu da yapmışlardır, ne bilelim.

Gazeteci dediğin hep manşet atmaz ki…

Bazen de göbek atar.

Böyle çok sevindiğinde.

Büyük aferinlere gark olduğunda.

*

İşte tam o gün, bu kardeşiniz, bu gazetede, bu sütunda, gönlünden geçen bir iki cümle ile teselli etmek istedi başkanını.

Dedi ki: “Aldırma Reis…

Bugün seni cezaevine yolcu eden bu kalabalık, gün gelecek Ankara’ya başkan olarak yollayacak.”

*

O gün bir parantez açılmıştı.

O parantez henüz kapanmadı.

Basit bir cümle ama içinde birkaç önemli tespit var.

En önemlisi de “başkan olarak” kısmı.

*

Aradan yıllar geçti.

Reis cezaevinde süresini tamamlayıp çıktı.

Bir süre sonra siyaset yasağı da bitti.

Parti genel başkanı oldu, başbakan oldu, cumhurbaşkanı oldu…

Ancak o parantez hâlâ kapanmış sayılmaz.

*

24 Haziran akşamı kapanacak Cenabı Allah kısmet ederse.

Sandıklar açılacak…

Oylar ortaya dökülecek…

Hepsi, tek tek sayılacak.

O akşam Türkiye’de çok uzun zamandır beklenen sistem değişikliği gerçekleşmiş olacak.

Beklenen, özlenen, gereken.

Bugüne kadar Turgut Özal’dan Süleyman Demirel’e, Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Alparslan Türkeş’e, Necmettin Erbakan’a kadar kim varsa bu sistemin gerekliliğini anlatmışlardı.

Hiçbirine bunu gerçekleştirmek nasip olmadı.

Şartlar yeterince oluşmamıştı çünkü.

İkinci çünkü olarak da darbelerden, muhtıralardan bir parça olsun fırsat bulunamamıştı.

Bunu bilmek gerekir.

*

Sistem değişikliği yapacak kadar hiçbiri kendini güçlü hissetmedi.

Hatta sırf koltuğunu korumak için baskı yapan askerin sözünden çıkmayan, darbe heveslisi askerlerin dediklerini harfi harfine uygulayan, Dokuzuncu Senfoniler çalınırken şevke gelip “İşte çağdaş Türkiye” diye bağıranlar gördük.

Aksi halde gelir seni bir kere daha yolcu ederiz diyorlardı.

Darbeci komutanların sözüne karşı gelmek için, mangal gibi yürek gerekiyordu.

O da onda yoktu.

Verilen muhtırayı ters yüz ederek ülkesine hainlik yapanların (milletin oylarını yok saymanın başka bir anlamı yoktur) suratına çarpmak yine Erdoğan’a nasip oldu.

Ardından kanlı canlı bir darbeyi önlemek de Erdoğan liderliğinde bu millete nasip oldu.

Artık bundan sonrası, Allah’ın izniyle, duble yol sayılır.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.