Yazarlar Anaların feryadı dinmez

Anaların feryadı dinmez

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Çaresizdiler. Oğulları kızları dağa götürülmüş, onların elinde fotoğrafları kalmıştı.

Ellerinden bir şey gelmiyordu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Anaların feryadı dinmez
Haber Merkezi 13 Eylül 2019, Cuma Yeni Şafak
Anaların feryadı dinmez yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


“Elden ne gelir?” diyorlardı.

Çocukların kimi iş vaadiyle kandırıldı. Kimi kaçırıldı.

Kiminin kafası karıştırıldı, ortada bir dava olduğuna inandırıldı.

Aileler ne yapacağını bilmiyorlardı.

Kime gitsinler, dertlerini kime anlatsınlar, kimden yardım istesinler?

*

Muhtara dert yansalar, o ne yapabilecek?

Kaymakama, valiye, emniyet müdürüne, jandarmaya gitseler ne işe yarayacak?

Devlet zaten onların peşine düşmüş.

Listeler hazırlamış, başlarına ödüller koymuş.

Uçaklar kalkıyor, helikopterler havalanıyor, bombalar yağdırılıyor.

Her gün haberlerde şu kadar terörist etkisiz hale getirildi, şu kadarı yakalandı, şunlar da teslim oldu diye açıklıyorlar.

Bakıyorlar, isimleri takip etmeye çalışıyorlar, bir netice yok. Hiç haber de gelmiyor.

Komşu çocuğuna bir dilekçe yazdırıp dağdakilere gönderseler faydası olur mu?

Çocuklarını geri gönderirler mi?

*

Ta ki bir anne, dağa kaçırılan oğlunu geri almak için harekete geçene kadar, onlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

Hacire Ana kaçırılan oğlunun geri gelmesi için HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemine başlayana kadar, kendilerini çaresiz sanıyorlardı.

Hacire Ana oğlum geri gelene kadar buradan gitmeyeceğim dedi. Ağladı, bağırdı… Hep oturdu. Hiç yerinden kıpırdamadı.

Büyük oğlu yıllar önce dağa götürülmüş, orada öldürülmüştü. Aynı acıyı tekrar yaşamak istemiyordu.

Birkaç gün sonra Hacire Ana’nın Mehmet’i geri gelmişti. İşin rengi böylece değişmiş oldu.

*

Oğlu kızı dağa götürülen anneler, aynı onun gibi HDP binası önüne postu serdi.

Birdi, üç oldu. Beşti, on oldu. Yirmiye çıktı, otuza çıktı.

Bugün itibariyle kırk üç anne baba, aynı yerde oturmaya devam ediyor.

Çocukları gelene kadar oturmaya kararlı hepsi.

*

Hiçbir HDP’li de niye buraya geldiniz demiyor?

Kardeşim bizim sizin dağa kaçırılan çocuğunuzla ne alakamız var?

PKK ile bizi niye aynı görüyorsunuz?

Biz kanunlara göre kurulmuş, kanunlar çerçevesinde işleyen bir siyasi partiyiz.

Terör örgütüyle ne işimiz olabilir? İddialara kulak asmayın. Kim görmüş, kim duymuş? Elinizde belge mi var? Ağzı olan konuşuyor. Biz kendi halinde küçük bir partiyiz. Niyetimiz büyümek, iktidar olmak, ülkeyi yönetmek. Bakmayın siz o söylenenlere. Bizim sicilimiz temiz. PKK ile herhangi bir bağımız yok.

Demiyor, demiyor…

*

Bir kesimdense hiç ses çıkmıyor ama destek olan sanatçılar var, sivil toplum kuruluşları var, ülkenin değişik yerlerinden gelip o acılı analara destek oluyorlar.

Oturmaya geldik diyorlar, onlarla beraber oturuyor, eylemin ne kadar haklı olduğunu gösteriyorlar.

Tekstil atölyesinde çalışırken, 14 yaşındaki genç kız kaçırılmış.

Okulda öğrenci olan 15 yaşında bir çocuk kandırılıp götürülmüş.

Çıraklık yapan 16 yaşında bir çocuk da onlara eklenmiş.

Her birinin hikâyesi diğerine benziyor.

*

Onlar orada otururken, geçen gün bina önüne bir minibüs yanaştı. İçeriden çuvallar dolusu battaniye çıkarıp minibüse yüklediler.

Minibüs dolusu battaniyenin il başkanlığı binası içinde ne işi vardı? Orası otel miydi?

Ne olduğunu kimse anlamadı.

“Neyin nesidir bu kadar battaniye?” dediler. “Bu kadar battaniye niye?” dediler. O battaniyeler dağdakilere mi gönderilecekti yoksa? Bina önünde oturan anne babaların kafası karıştı.

Dalga mı geçiyorlar bizimle diye haykıranlar oldu.

Evet, dalga geçmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar.

Anneler ağlıyor. Çocukları dağda. Her an bir kurşuna veya bombaya hedef olabilirler. Hatta bazıları çoktan olmuştur belki. Onların ellerinde fotoğraflar, oğullarını kızlarının geri gelmesini bekliyorlar.

Kimi de cenazesi gelsin razıyım diye konuşuyor kameraların karşısında.

*

Öyle görünüyor ki bu kar topu büyüyecek, çığ olacak ve bazıları o çığın altında kalacak.

Zira İçişleri Bakanı Soylu’nun açıkladığına göre, dağdaki terörist sayısı 600’ün altına inmiş.

Bu demektir ki geride 550 aile daha var. Yakında onların da pek çoğu bu kervana katılır.

Anaların feryadı dinmez. Çocukları geri gelse de bu acı bitmez.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.