Yazarlar Türkiye bu gücü nereden alıyor monşer?

Türkiye bu gücü nereden alıyor monşer?

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Türkiye’nin çoktan batması gerekiyordu.

Bu işte bir terslik var.

Batacağına yükseliyor.

Yıkılacağı yerde güçleniyor.

Emekler boşa gitti.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Türkiye bu gücü nereden alıyor monşer?
Haber Merkezi 31 Temmuz 2017, Pazartesi Yeni Şafak
Türkiye bu gücü nereden alıyor monşer? yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Sendelettik, çelme taktık, yoluna engeller koyduk, darbe üstüne darbe yaptık, hepsini atlattı.

Hiç tınmadı bile.

Sanki aşı yapmışız güçlenmesi için.

Türkiye bu gücü nereden alıyor monşer?

Ne bileyim ekselans!

Akıl alacak gibi değil.

Bak şimdi de hızlı büyümeye taktılar kafayı.

Tahminlerin üzerine çıkıyorlar her seferinde.

Kredi derecelendirme kuruluşlarımızın üzerine çullanması bile bir işe yaramadı.

Bütün borçlarını ödediler.

Enflasyonu yeniden tek haneye indirdiler.

O may gad.

He valla. Hatta, o mayn got.

Görüyor musun, yenilenebilir enerji ihalesi de yapıldı.

Bu alanda faaliyet gösteren dünya devlerinin hepsi ihaleye katıldı.

Katılan firmaların dünyadaki piyasa payı toplamı yüzde doksan monşer, biliyor musun?

Bilmem mi!

Hani Alman şirketlerine baskı vardı Türkiye’de? İhaledeki sekiz firmanın yarısı Alman.

Ne baskısı ekselans? Öyle bir üfürdük işte. Ya tutarsa diye. Tutmazsa da izi kalır diye.

Ne tuttu, ne izi kaldı.

Başbakan Türkiye’de faaliyet gösteren bütün Alman firmalarını topladı, “Kim size laga luga yapıyor?” diye sordu. Kimseden ses çıkmadı. Herkes gayet memnun.

Türkler, ülkelerine yatırım yapan firmalara niye baskı yapsın? Niye kötü davransın? Çok akıllı bunlar.

Bazı firmalarımız 160 yıldan beri bu topraklarda faaliyet içinde.

Ah monşer ah…

Ah ekselans ah…

Adamlar rüzgârdan enerji üretecekler, çatır çatır kullanacaklar.

Biz başını ezmeye çalıştıkça büyüyorlar.

Yakında güneş enerjisi üzerine de büyük çaplı işlere girişir bunlar.

Girişirler, kesin.

Nah buraya yazıyorum monşer. Demedi deme.

Aynı fikirdeyim. Sen de dedi de.

Kime?

Ne bileyim, hani soran olursa.

Ha anladım… Yahu monşer, farkında mısın, biz de artık iyice Türkler gibi konuşmaya başladık.

Ne yaparsın, bütün ömrümüz burada geçti.

Kıratın yanında yatan, ya huyundan ya suyundan diyorsun.

Diyorumdur. Bak sen de leb demeden leblebiyi anlıyorsun.

Demek boşuna geçirmemişiz ömrümüzü buralarda.

Türklerin deyimlerini sözlerini falan bir güzel öğrenmişiz ama, hâlâ nasıl bir millet olduklarını yeterince anlayamamışız monşer.

Zaten anlasaydık, bu kadar çuvallamazdık.

Bunların her biri, vatan için canını verir.

“Vatan sevgisi imandandır” diyorlar, “Ya Allah” deyip atlıyorlar ekselans. Tank durduruyorlar, tank!

Şehit olmak için sıraya giriyor adamlar. “İnşallah biz de şehit oluruz” diye dua ediyorlar.

Bir kere daha aşk ile, o may gad.

He valla. Hatta, o mayn got.

Anlaşılır gibi değil.

Zaten anlasaydık, bu kadar yanlışı üst üste yapmazdık.

Bu insanları anlamaya çalışırdık, onlarla adam gibi geçinmeyi düşünürdük.

Haklısın, inatla yıkmaya çalışmazdık.

İçlerinden satın aldığımız köpekler de bir işe yaramadı.

Nolcak şimdi?

Ne bileyim… Her şeyi yeni baştan düşünmek gerekecek gibi görünüyor.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.