Yazarlar Dubai Dalgası

Dubai Dalgası

Melikşah Utku
Melikşah Utku Gazete Yazarı

İslâm aleminin Kurban Bayramı''na hazırlandığı geçen Perşembe günü, Türkiye piyasalarının da ucundan hissettiği ciddi bir dalgalanma yaşandı. Aynı gün ABD piyasalarının da Şükran Günü vesilesiyle kapalı olması, dalganın boyutunu kısıtlı kıldı ve çoğu piyasa ertesi gün kayıplarının önemli bir kısmını kapatabildi.

Bu seferki paniğin adı Dubai''ydi.

Dubai hükümetinin büyük ortağı olduğu büyük emlak şirketi Dubai World''ün borçlarını yeniden yapılandırma yoluna gittiği haberi, aslında haberin ajanslara düştüğü Çarşamba günü ciddi bir etki yapmamıştı. Ancak ertesi gün söz konusu yapılandırmaya konu miktarın 60 milyar dolar olduğu (ki Dubai''nin toplam borcu 80 milyar dolar) ve bu gecikmeden dünyanın başlıca bankalarının etkilenebileceği haberiyle borsaların çöktüğü görüldü. O sıralar kapalı olan Dubai Borsası ise, haber sonrası ilk seansında dün % 7''nin üzerinde değer kaybetti.

Tabii olarak yatırımcılar ve borç verenler, Dubai''ye kızgınlar. Ancak petrol rezervleri zaten zayıf olan Dubai''nin esas itibariyle sil baştan dünyanın “en”leri en bol şehrini kurmak amacıyla başlattığı rüyanın büyük bir risk taşıdığını başta yatırımcılar olmak üzere herkes biliyordu. Çölde herkesin bir parçası olmak isteyeceği bir şehir kurma fikrinin gerçekleşmesi, büyük ölçüde herkesin bu geleceğe inanıyor olması ve bu sayede çöle yatırım yapmasını gerektiriyordu. Dubai hükümeti de bu süreci cazip kılmak için büyük borçlarla dünyanın en yüksek, en soğuk, en güzel, en iri, en yeşil, en acayip ne varsa burada inşa ettirmişti.

Dubai''nin borç krizi bir şekilde atlatılacaktır. Zira Abu Dhabi hükümeti, hemen ertesi gün yaptığı açıklamada kimsenin alacağının kalmayacağını ifade etti. Petrol zengini Abu Dhabi''nin petrodolarlar üzerinde yattığı ve Dubai''nin borçlarını kısa sürede kapatabileceği biliniyor. Bilinmeyen, bu son gelişmelerin Dubai ile Abu Dhabi arasındaki gizli rekabetten nasıl etkilendiği ve bundan sonra nasıl etkileneceği.

Öte yandan Abu Dhabi''nin tüm garantisine rağmen, sürecin bankalar açısından sıkıntı oluşturabileceği de akla geliyor. Dubai borç krizinin özellikle Avrupa menşeli birkaç banka üzerinde ciddi bir risk doğurduğu biliniyor. İlginç olan, yine geçen hafta içinde bir derecelendirme kuruluşu, yeni sermaye yeterlilik kurallarının devreye gireceği şu günlerde, kimi büyük bankanın yeterli sermayeye sahip olmadığını dile getirmişti. Neyse ki, Dubai krizinde en fazla risk tutan banka aynı zamanda yeni kurallara göre sermaye yeterliliği en iyi durumda olan bankalardan biri gibi gözüküyor. Bununla birlikte bazı büyük küresel bankaların yeni kurallara göre hesaplanan sermaye yeterlilik oranının ciddi miktarda gerilediği ve kabul edilemez seviyelere düştüğü gözleniyor.

İşin bir başka boyutu daha var.

Dubai örneği, aslında güçlü gibi gözüken ile ilgili algıları bozuyor. Neticede gelişmiş ekonomilerde kamu kesimi bütçe açıklarının tarihi boyutlara çıkmış olması, ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Söz konusu bütçe açıklarının artıyor olması, tabii olarak bu açıkları finanse edenlerin de çeşitli araçlarla aldıkları pozisyonları sağlama almaya (hedge etmeye) eskisinden daha fazla ihtiyaç duydukları anlamına geliyor. Kamu borç stokunun GSYİH''ya oranı son birkaç yılda önemli ölçüde artan ABD, Japonya, İngiltere ve İtalya gibi ülkelerin kamu kâğıtlarına yönelik “kredi temerküz takası” (Credit Default Swap) türev ürünlerindeki işlem hacimlerinin özellikle son bir yılda ciddi oranda arttığı, buna karşılık pek çok gelişmekte olan ekonominin kredi riskini dağıtmaya yarayan bu tür türev ürünlerdeki işlem hacminin çok değişmediği görülüyor. Bu tür swap sözleşmelerinde temerküz olayı karşısında karşı tarafa sigorta veren üstlenicinin primlerinde de eskiye nispetle önemli artışların olduğu ifade ediliyor. Söz konusu ürünlerde temerküzden kastın genellikle yeniden yapılandırmayı da içeriyor olması, tabii olarak bu ürünlere talebi arttırmakla kalmıyor, ama aynı zamanda fiyatlarını ve bir anlamda bu ülkelere yönelik risk primlerini de arttırıyor.

Özetle küresel krizin sebebi olduğu farklı gelişmelerin henüz sonu gelmiş değil. Kriz küresel ekonomide ciddi bir dönüşümü başlattı. Ne yazık ki, küresel ekonomi yönetimi bu dönüşümü yönetmeye henüz hazır gözükmüyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.