Yazarlar Büyüyünce ne olacaksın?

Büyüyünce ne olacaksın?

Mücahit Öztürk
Mücahit Öztürk Gazete Yazarı

Her çocuğun fazlaca muhatap olduğu bir sorudur, “büyüyünce ne olacaksın?” sorusu. Çocuklar, yaşlarına, bulundukları çevreye, yaşadıkları kültüre ve zamanın popüler figürlerine göre verirler bu sorunun cevabını. Zihinlerindeki modelleri, gelecek için yapılan düşünsel yatırımları ve o kültürün popüler meslek algısını anlamakta çok işe yarar bu basit soru.

Kıbrıs barış harekâtında daha çocuk olan bizim kuşak, askerlerimizin adaya çıkışı, kahramanlık hikâyelerini ve diplomatik mücadeleyi tüm canlılığı ile yaşadı. Evinde televizyon olmayanlar ise benim gibi babasıyla kahvehanede merakla izledi ordumuzun adaya çıkışını, dünya kamuoyunda verilen tepkileri, diplomatik çabalarımıza rağmen haklı mücadelemizde yalnız bırakılışımızı. İşte o dönemde çevremdeki çoğu arkadaşım asker ya da benim gibi sağlığının asker olmaya elverişli olmadığını bilenler diplomat olmak istiyordu. Çocukların o dönemin kahramanlarına özenmesi doğal ve sağlıklı bir süreç aslında. Çoğu arkadaşım asker, ben de diplomat olmadım fakat vatan savunmasının kutsallığı ve yapılması gereken fedakârlıklar, bizi yetiştiren anne babamız tarafından kazındı zihnimize.

Popüler meslekler zaman içinde değişiyor. Değiştikçe de çocukların rol model aldıkları kişiler ve amaçladıkları meslekler değişiyor. Klasik mesleklerden popüler mesleklere hızla kayıyor çocuklar. Öğretmen, mühendis, hâkim, doktor, polis olmak pek gündeminde değil yeni nesil çocukların.  Günümüz çocuklarında bu alanda iki önemli sorunla karşı karşıyayız maalesef. Bir grup çocuğun gelecekle ilgili hiçbir düşünce, kaygı ve planı yok. Tabii ki çocukların büyük hayaller ve planlar kurmasını beklemiyoruz, ancak hayalsiz ve idealsiz olmaları da çok iç açıcı bir durum değil. Çocuk hayal etmek demek. Bugün ve gelecekle ilgili. Hayallerine ulaşamasalar dahi onun verdiği motivasyon ve enerji çok değerli. Hayalsiz ve idealsiz çocukların yaşadığı bir toplumun geleceği de olamaz.

Diğer bir grup çocuk ise popüler kültürün ezici baskısı altında kısa yoldan meşhur olup para kazanma hevesinde. Okul okumadan, ders çalışmadan, çaba sarf etmeden para kazanmak ve makam elde etmek.  Son zamanların en değerli makamı ise fazlaca tanınırlık, yani meşhur olmak. Sosyal medya fenomenleri gibi olmak tek amaçları. Kimi youtuber, kimi blogger olmak istiyor. Çektikleri kısa videolar, farklı söylemleri veya yazdıkları yorumlar ile meşhur olmaya çalışan binlerce çocuk ve genç var ülkemizde. Sonuç ise tam bir hayal kırıklığı. Çektiği videoların beğeni almaması ya da beklenen tepkiyi görmemesi umutlarını yok etmeye yetmiyor. Aynı çerçeve içinde farklı arayışlar içinde debelenip duruyorlar ancak sonuç yine değişmiyor.

Bu sürece biziz hiç katkımız yok denemez elbette. Büyükler arası sohbetlerde, TV yorumlarında, bazı kişilerin ne kadar kolay para kazandıkları, çok kolay meşhur oldukları hep gündemimizde. Oysa hala o kadar güzel örnekler var ki gözümüzün önünde. Çocuk ve gençlerimize model olacak. Yaşamın tek amacının meşhur olmak, para kazanmak olmadığını bizlere gösteren. Madden doymak kadar, ruhen doymanın da doyulmaz hazzını öğreten. Değersiz yaşanamayacağını anlatan. Değerleri için tüm dünyanın güzelliklerini elinin tersiyle iten. Canı pahasına vatanını ve değerlerini korumayı görev bilen.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.