Yazarlar Hududullah- 2

Hududullah- 2

Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu Gazete Yazarı

Geçen haftaki yazımızda “Hududullah”ın Allah’ın kanunu olduğunu, bütün evrene, canlı cansız her şeye ve insana şamil olduğunu söyledik. İnsan dışında tüm yaratıklar bu kanuna şartsız itaat eder.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mustafa Kutlu : Hududullah- 2
Haber Merkezi 31 Ekim 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Hududullah- 2 yazısının sesli anlatımı ve tüm Mustafa Kutlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

İnsan hem itaat eder hem isyan.

O’nun bir imtihanı vardır.

Bu yoldaki yürüyüşü (ki bu da sınırlıdır ve adına ömür denir) sırasında başta akıl olmak üzere kendine verilen kabiliyetleri kullanarak iyi bir kul olabilir veya haddini aşarak yoldan çıkar. Bütün bunları bildiğimizi de ilave ettik.

Haddi aşmanın çeşitli vecheleri Kur’an-ı Kerim’deki “Peygamber kıssaları” ile her seviyeden insanın anlayacağı şekilde izah edilmiştir. İnsanoğlu varoluşundan bu yana Allah’a, peygamberlere, hududullaha inanır ama şu veya bu sebeple (yine kendinde bulunan menfî tutumla) imtihanı geçemez asi olur.

İnsanoğlu’nun bu dünyadaki macerası hep iniş-çıkışlarla dolu. Bu gün de aynı hikâyeyi yaşıyoruz.

Bu günün şartları, düzenleri, sistemleri insanı yine isyana, hududu aşmaya, kibre götürmüştür.

Misal: İnsan yüz metreyi on saniyede, atletler çalışa çalışa sekiz saniyede koşuyor. Peki bu rekoru beş saniyeye indirmenin, bu yolda çırpınmanın mânası nedir?

İnsan kendinde bulunmayan bir şeyi de isteyebilir. Meselâ “kuş olup uçmak”. Bunu yapamadı ama kuştan ilham alarak uçağı yaptı. Peki bir gün olur “uçan insan” icad edilebilir mi?

Hududu ihmal eden insan bu heves peşine düşebilir. Tıpkı 100 metreyi beş saniyede koşmak gibi. Gün gelecek insanoğlu toprağı altın yapacak demişti bir şairimiz. Diğer bir şairimiz ise “Makinalaşmak” istiyordu. “Makina insan”ın yapılacağı günlerin yakın olduğunu söyleyenler var. Robot teknolojisi ve “yapay zeka” bu zaferin (!) ilk işaretleri imiş.

İnsan muhayyilesi hudut tanımaz.

Öyle mi?

Öyle diyorlar.

Peki Cenab-ı Hakk’ı tahayyül edebiliyorlar mı? Deneyen dener. İmkansızı istemek hüner mi?

Değil elbet, haddi aşan kendini ilah dahi ilan eder.

Ucundan-kıyısından zaten var olan bir şeyin keşfi icat sayılıyor. (İcad yoktur keşif vardır). Hududu aşanlar kromozomlarla, genlerle oynuyorlar, erkek veya kız çocuk olsun istiyorlar. Olabilir mi?

Olur elbet, bilemeyiz, ozon tabakasını delenler bunu da yapar. İmanın bir lütuf olduğunu bilen hududu geçmez; inanmayanlar isyanda sınır tanımaz. Yaptıkları yine Cenab-ı Hakk’ın takdiri ve tayin edilmiş kaderledir.

Bakınız bir dönümlük topraktan on teneke buğday elde etmek tohum-emek-coğrafya-su-gübre-güneş vb. şartları içinde olağandır diyelim. Bu kainatın ritmine, ekolojisine uygun bir sonuçtur diyelim. İnsan bu nimete şükretmeli değil midir? Bütün bunlar hududullah sınırları içinde cereyan eder, makbul olan budur.

Ancak hudut tanımayanlar, Allah’a ve âhıret gününe inanmayanlar, insanı ve tabiatı istismar edenler, akıllarının fazla olduğunu iddia ile kibirlenenler, modern teknoloji geliştirerek bu tarladan 100 teneke, 1000 teneke buğday elde ederse şaşmamalı.

Bunlar oluyor, olabilir.

İsyanın sınırı yok. Esfel-i safilinin boyutlarını bilmiyoruz.

İnsanoğlu’nun bu dünyada attığı her adımı hududullah içinde olmak lazım gelir. Her an Cenab-ı Hakk’ın huzurunda bulunan, onun zikri ile meşgul olan, ona tam teslim olan, bize örnek teşkil eder.

Hz. Peygamberdir bu.

O, Allah’ın hem kulu hem resulüdür.

Onun gösterdiği, itaat, ibadet, kanaat, merhamet, firaset, basiret, cesaret, hizmet, hürmet, sabır, şükür, rikkat, şefkat, cömertlik, tevazu, samimiyet vb. ahlakı ve sistemi ile bir hayat tarzı benimsemek tek yoldur.

Her tür güç temerküzü, üretim-tüketim, zehir-panzehir, füze-füze kalkanı, enerji-alternatif enerji, yazılım-karşı yazılım, dost robot-düşman robot, şimdilik tahayyül edilen bilim-kurgu filimlerine konu olan insan ile bilgisayar; insanlar ile uzaylılar karşıtlığı, hakimiyet ütopyaları, modern teknolojinin kılıktan kılığa giren, girebilecek olan tüm buluşları hududullah dışına çıkmanın, âhıreti unutup cenneti dünyada bulmak hevesinin neticesidir.

Bu heves ne zaman zirveye çıktı, çağımızı belirleyen güç temerküzü nasıl oluştu, ne gibi sonuçlar getirdi. (Devamı var).

* Ben bu yazıyı yazarken televizyonda kapitalizmin geleceği, robotlar ve yapay zeka tartılışılıyordu.

İşin uzmanı bir bilim adamı “yapay zeka diyoruz ama henüz ‘zeka’nın ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.