Yazarlar Müesses nizam-çok kutuplu dünya buluşması

Müesses nizam-çok kutuplu dünya buluşması...

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı

Sizce Başkan Erdoğan’ın kafasında hangisi daha çok yer tutmaktadır?..

Yemin töreni sırasında CHP ve meclise taşıdığı HDP’lilerin ayağa kalkmayışı mı, yoksa, ardışık zamanlama ile yapılan Şanghay İşbirliği Örgütü ile NATO zirveleri arasında yaşanan, şimdiden vaziyet edilmesi gereken dengeler mi?..

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Nedret Ersanel : Müesses nizam-çok kutuplu dünya buluşması...
Haber Merkezi 04 Temmuz 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Müesses nizam-çok kutuplu dünya buluşması... yazısının sesli anlatımı ve tüm Nedret Ersanel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bir de ters-yüz ederek soralım; Şanghay İşbirliği Örgütü ve NATO, CHP ve HDP’nin ayakta veya oturuyor olmasını mı umursar yoksa Başkan Erdoğan’ın asıl şimdi nasıl bir politika izleyeceğini mi?

Yeni dönem budur. Değil ‘sistem değişikliğini’ anlamak, ona göre strateji kurup pozisyon tutmak, ‘yeni dönemde muhalefet ne, ana muhalefet nedir’i dahi tartmıyorlar belli ki...

‘Sistem’ de ona göre davranacaktır.

Politik sistem, en kalın/kaba tarifi ile “bir hükümeti veya devleti oluşturan resmi yasal kurumlar dizisi”dir...

Tabii ki “hayatın akışı”nı karşılamaz.

‘TAK-ÇALIŞTIR’…

Bir ülkeye nüfuz etmiş siyasal sistem, bir tür ortak yaşamdır. Siyam İkizleri gibi. Önce ayırıp sonra yeni ikizi diğerine bağlamak kadar zor iştir...

Türkiye’nin son 60, özellikle de son 16 yılı bu zorlukların ete-kemiğe bürünmüş halidir ve tüm dünya okullarında ders diye okutulsa yeridir...

Ama ‘esas’ şudur...

Bütün tuzakları aşıp, her komplikasyonu göze alıp yeni bir sistem oluşturacaksınız, bu sistem ‘müesses nizam’ınız tarafından desteklenecek, bitmedi, yeni bir dünya sistemiyle tanışıp entegre olabilecek, “plug and play” özelliği yaratacaksınız…

İşte politik mucize bu.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun, “Erdoğan multi-polar dünyanın lideri” sözü budur.

‘Dünya 5’ten büyüktür’ mottosunun nereye oturduğu şimdi anlaşıldı mı?..

Türkiye bunu yaptı, dahasına aday oldu ve şimdi biz CHP-HDP’nin neden “oturduğunu” mu konuşacağız? Dün törende Batı da yoktu. Anladıkları halde üstelik. Yani onlar da CHP ve HDP gibi oturdular.

Yeni bir Türkiye sistemi ve yeni bir dünya sistemi var. Batı içinde uyum sağlayanları göreceğiz. Mesela ABD intibak edecek.

Uyum sağlayamayanlar ise...

Can çekişmeleri odur.

DOĞU’NUN NATO’SU…

Türkiye Başkanı Erdoğan, NATO’nun 29 lideri ile birlikte bugün Brüksel’de ittifakın geleceğine ilişkin önemli kararların alınacağı zirvede olacak.

Zirve başlı başına önemli ama ‘küresel terazi’nin diğer kefesini ve Başkanlık sistemini eklemeden stratejik denge noktasını bulamayız...

Pazartesi günkü tören için ABD-Avrupa liderlerinin Ankara’ya gelmemesi cepte. Bugüne kadar ABD/AB/NATO’ya alternatif olarak Şanghay İşbirliği Örgütü’nün hep tartışılması cepte, tam bir ay önceki Çin-Qingdao ŞİÖ zirvesini, ‘şimdi okuyalım’...

ŞİÖ, iki büyük oyuncu Çin ve Rusya’nın önceliklerinin farklı olması, örgütü farklı yönlere çekmeleri nedeniyle prematüre kalıyor.

Detay çok, girmeyelim, hem bölgesel liderlik kavgaları/kaygıları hem de kendi alanlarındaki tehditler Moskova-Pekin’in başlarını farklı yönlere çevirmesine neden oluyor. Bu ABD’nin, ŞİÖ’nü beşikte boğmak istemesinden kaynaklanıyor.

Örneğin ABD’nin abandığı Afganistan’da, Çin ve Rusya farklı politikalar izlediler ve ŞİÖ dışarıda kaldı.

Şimdi yeni ‘hal’ var: Pakistan ve Hindistan’ın ŞİÖ’ne katılması stratejik ve politik dengeleri kökten değiştirecek. Çin ile Hindistan’ın birbirine-genel kabulleri aşarak-yakınlaşması, Rusya’nın örgüt içindeki rehavetini şevke dönüştürebilir! Bu da ŞİÖ’nü farklı boyuta taşıyıverir!

Bu ŞİÖ’nü, “Doğu’nun NATO”su yapar mı? Hayır. İstikrarsız çok öge var. Ama Pakistan-Hindistan-Çin-Rusya gibi karenin adı dahi güçlü vakum yaratacaktır.

BATI’NIN NATO’SU…

Gelelim ‘orijinal’ olana...

Liderler, “Açık Kapı” politikası, NATO-AB iş birliği ve NATO Komuta Yapısının uyarlanması gibi konuları ele alacak. (30 Haziran tarihli, ‘Bu haberi sevmedim: NATO mızrağı Türkiye!’ yazımızı da iç cebe alalım.)

Zirve, ABD-Avrupa ilişkilerindeki gerginlik ve NATO çekişmelerini de masaya yatıracak.

Altı ana başlık var; “Caydırıcılık ve Savunmayı Güçlendirme”, “Terörle Mücadele ve İstikrarı Yayma”, “AB ile İş Birliğini Güçlendirme”, “NATO’yu Modernleştirme”, “Daha Adil Sorumluluk Paylaşımı”, “Ortak Değerler ve Transatlantik Birlik”. Bu başlıklarda varılacak sonuçlar, NATO liderlerinin ittifakın geleceğine ilişkin kararlar alması demek.

Müttefikler, NATO’nun askeri hareketlilik ve kuvvetlerin göreve hazırlık seviyelerini artırmayı öngören NATO Hazırlık Girişimi’ne de onay verecek.

“30 mekanize tabur, 30 hava muharip filo ve 30 muharip gemi, 30 günde göreve hazır olabilecek kapasitede tutulacak.

İttifakın ‘modernleştirilmesi’ kapsamında ise ‘Komuta Yapısı’nın uyarlanması ele alınacak ve kuvvetlerin Avrupa içinde ve Atlantik üzerinden daha hızlı hareket etmesini sağlayacak iki yeni komuta merkezine onay verilecek”. (AA.)

Türkiye’ye bu konuda ne düşeceği ve nerede düşeceğini izleyeceğiz.

AB-ABD arasında gerilen ilişkiler ışığında transatlantik ilişkilerin öneminin altının çizilmesi, “birlik” mesajı verilmesinde küresel kurumlara bakışı bilinen Trump’ın zirveye yönelik tutumu belirleyici olacak.

Sallansa da NATO devrilmeyecek. En azından şu an.

‘Türkiye hangisini seçecek? Doğu’yu mu Batı’yı mı?

Bu da eski sistemin sorusudur.

Yeni sistem cevap üretir: Türkiye ikisini de güçlü biçimde destekleyecek…

E, şimdi ne diyorsunuz HDP ve CHP’nin ayağa kalkmamasına?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.