Yazarlar Soçide Amerikayı kim temsil ediyor?

Soçi’de Amerika’yı kim temsil ediyor?

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı

Biz, ‘Tahran’a güvenebilir miyiz’ veya ‘Kremlin’le ne kadar ileri gidebiliriz’ sorularını tartışırken, Türkiye-İran-Rusya üçgeni, pusulanın tüm yönlerindeki ülkeler tarafından, Washington’un bölgesel stratejileri üzerinde derin bir huzursuzluğun paylaşılması olarak algılanıyor...

Fakat bu kadar değil...

“Rusya, Amerika ile anlaşmış olabilir mi, bunun için İran ve Türkiye’yi geriletebilir mi”, evet ve yazdık. Ama Rusya, Türkiye ve İran’ı gözden çıkaramaz. Ve bu da asgarisi!

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Nedret Ersanel : Soçi’de Amerika’yı kim temsil ediyor?
Haber Merkezi 15 Kasım 2017, Çarşamba Yeni Şafak
Soçi’de Amerika’yı kim temsil ediyor? yazısının sesli anlatımı ve tüm Nedret Ersanel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Azaminin azameti ise şu satırlar yazılırken, uçları açık elektrik kabloları gibi savrulan haberlerde kendini gösteriyor: ‘Türk hava sahası Rus ordusuna açıldı’, ‘Putin Soçi’de Esad’la görüştü, üç ülke genelkurmay başkanı buluşuyor’, ‘Putin Soçi’den sonra Trump’ı arayacak’ hatta dün sabah saatlerinde bir şeye basmışsınız da ‘clik’ sesi gelmiş hissi veren, daha sonra düzeltilen/düşen, ‘Ruhani ve Erdoğan önümüzdeki hafta Esad’la buluşacak’ balonu...

Hepsi 22 Kasım üzerindeki yükü gösteren delillerdir. Soçi’de bir şey olacak. Cumhurbaşkanı: “Bölgemizin geleceği açısından çok önemli görüşmelerdir”. 

Türkiye-NATO/ABD arasında sadece son 10 gün içinde yaşananlar, NATO’dan ayrılma tartışmalarını şu ana kadar tırmandığı en yüksek rakıma taşıdı.

Aynı dönemde Rusları sinirlendiren gelişmeler de oldu. ABD Savunma Bakanı Mattis 13 Kasım’da, DAEŞ bitmiş olsa da Suriye’deki askeri varlıklarını devam ettireceklerini açıkladı.

Bu uluslararası hukuka aykırı, ABD’nin varlığı meşru değil ve Rusya’nın asgari hedefi olan Suriye’de bir meydan okuma anlamına geliyor. Bu yüzden, Vietnam’da gerçekleşen Putin-Trump görüşmesinden çıkanlara ne kadar güvenilebileceğini Kremlin’de kimse tam kestiremiyor.

İSRAİL’İN SEÇİMİ: İRAN’I VURMAK 3’ÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI DEMEK…

ABD ve İsrail’in, başta S. Arabistan ve BAE olmak üzere İran’ı hedefe oturtması, kıvılcımın buradan çıkacağı beklentisini kuvvetlendiriyor...

Amerika’nın, K. Kore ve İran’ı birlikte ve yine “şer ekseni” parantezine alması, Tel Aviv’in Hizbullah’ı yani İran’ı terör örgütü ilan etmesi, yine İsrail’in, “bizim İbranice söylediklerimizi S. Arabistan Arapça” söylüyor açıklaması hep tehlikeli işaretler.

İsrail’in, İran’ın kollarının, Hizbullah’ın temizlendiği Golan Tepeleri’nde bir tampon bölge oluşturulması arzusu baki. Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın “hazır olun” emrini de ucuna takabilirsiniz.

Kimlerin İsrail saldırısına sessiz kalacağını biliyoruz ama İsrail’in İran’ı vurması mümkün gözükmüyor. Tahran’ı boğazlayan parantezler Soçi’de Rusya tarafından gevşetilebilir. 

ABD: ‘ASTANA DEĞİL CENEVRE”!

Washington: “Astana görüşmelerinin varoluş nedenini anlamıyoruz. BM’in himayesinde Cenevre süreci varken Astana anlamsız. Cenevre sürecine geri dönülmelidir”.

Astana, Rusya-Türkiye-İran demek. İstemediğinin bu olduğu açık. İsrail’in de aklı çıkıyor. Üçlüyü zehirlemek için ‘Esad kartını’ kullanıyorlar. “Esad’ı düşürürüm” sinyallerini Rusya’ya gönderiyorlar.

Kabul etmek gerekir ki ‘şu an’ Rusya bu olasılıktan çekiniyor. Suriye’de durumun gittikçe Astana lehine geliştiği konjonktürde Cenevre isminin daha sık dolaşması şüpheli. Ve ABD-Rusya anlaşması var ise burada saklı!

Putin-Esad görüşmesinin tutanakları ilginç:

Putin - BM’in himayesi altında yürütülecek siyasi süreçte sizin de bakış açınız önem taşıyor.

Esad - Suriye’deki siyasi sürece dış güçlerin müdahil olmaması konusunda Rusya’nın desteğine güveniyoruz.

İronik şekilde Suriye Astana lehine evrilirken, Cenevre lafının ortalıkta dolaşmaya başlaması da o. Yani, Cenevre’ye gidiyor gibiyiz ve Türkiye orada Astana kadar konforlu olmayabilir.

Rusya’nın İran ve Türkiye’yi bu doğrultuda ikna edeceği yolundaki söylence bir ara hayli kuvvetlense de, işin özü Astana’da ABD yok. Yok olmakla terbiye/tehdit ediliyor. Rusya’nın bir kozu bu. Bu da ABD’yi geriyor. 

Bu öfkeyi dizginlemek için çift tasma kullanıldı. Hem İngiltere hem Rusya, ABD’nin DAEŞ’le askeri, istihbari hatta ticari ilişkilerini ispatlayabileceklerinin ucunu gösterdiler. ABD ileri giderse, Rusya bunu Birleşmiş Milletler’in gözü önünde yapar! Anlaşmanın bir sayfası da bu.

Amerika’nın yaptığı ise bir tür İsrail planını haritalamak. İran’dan Akdeniz’e gidecek bir yolu kesmeye çalışıyor. Yerine neyi nöbetçi bırakmak istediği malum. Petrol ve boru hatlarındaki jeopolitikte de caridir.

STRATEJİK TÜRBÜLANS: SALMAN’IN HAREKETLERİ GARİP Mİ!

Bölgeyi sürükleme kapasitesine sahip Rusya, Türkiye ve İran’ın ABD’yi ‘itmek’ için organize olma ihtiyaçları, hevesleri eşit değil!

Ankara ve Tahran, Veliaht Prens Salman’ın akılcı olmayan hareketlerinin gerçekte tasarlanmış adımlar olduğunu inanıyor. Rusya içinse petrol fiyatları önemli.

Türkiye ve İran bunu kendilerine derin tuzaklar kurulması sayıyorlar. Ardında İsrail ve ABD’yi görüyorlar ki tüm deliller de o yönde. Cumhurbaşkanı’nın “Ilımlı İslam” söylemi üzerine getirdiği eleştiri aslında Salman’a ikaz, Kuveyt ve Katar’daki üs ziyaretleri bu manada gözdağıdır.

Rusya, ABD’yle hiçbir uzlaşma fırsatını kaçırmak istemiyor. Ankara Rusya’yı gözden çıkarmak istemiyor. Rusya da Türkiye NATO’dan çıkmasın istiyor!

Ankara’ya Soçi’de sadece PKK teklif edilirse, kesmez. Zaten kendimiz hallediyoruz ve fazlası lazım!

Soçi 22’sinde sıcak olacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.