Yazarlar Tankların sesinden sizi duyamıyoruz

Tankların sesinden sizi duyamıyoruz

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı

Menbiç’te Amerikan generallerinin yaptığı şov, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster ve Dışişleri Bakanı Tillerson’un ziyaretine “altlık” ise aynı gece “kapalı” Afrin hava sahasının açılması-kimlerin-kime cevabıydı acaba?

Artık, “Genelkurmay Başkanı bile havadaydı” yazıp, Amerikancıları utandırmayalım.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Nedret Ersanel : Tankların sesinden sizi duyamıyoruz
Haber Merkezi 01 Şubat 2018, Perşembe Yeni Şafak
Tankların sesinden sizi duyamıyoruz yazısının sesli anlatımı ve tüm Nedret Ersanel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Hele o generallerin, “miscalculation (yanlış hesap)” sözünü, “Menbiç’te karşınızda kim olduğunu unutmayın” yolunda meal eden köşe yazarlarının, ABD “çekildiğinde” yüzlerini görmek isterim...

Bugün ‘garip’ sorular yazmak hevesim var.. Bu yüzden sadece, ‘dün yayınlanan -her kesimden- köşe yazarını arşivleyelim’ tavsiyesindeyim.

Türk dış politikasının ‘araçlarını’ kendi meşreplerine göre daraltmaya çalışanları ‘Afrin’in içinden’ saymak lazım. Çok cevap var. Soruları kuramayanlara söylemeyi boşa mermi saymalıyız. Savaştayız, mühimmat mühim.

Sessizlik olunca konuşalım!

***

İsrail’in meşhur gazetesi Haaretz şöyle yazıyor: “Yalnızca kötü Yahudilerden nefret ederseniz bu anti-Semitizm sayılmaz’. Bir gazetenin George Soros’un ‘gizli planı’ ile ilgili başlık, örtülü Yahudi karşıtlığının, şeytani küresel komploların Batı’yı nasıl istila ettiğinin bir işareti. Üstelik Yahudiler de bu cazibeye kapılabiliyorlar”... (‘‘It’s Not anti-Semitism if You Just Hate the Bad Jews’ 09/02.)

Haaretz’in bahsettiği gazete ‘The Daily Telegraph’. Yani bir İngiliz gazetesi. Bahsettiği haber ise, Türkiye’nin iyi tanıdığı meşum George Soros’un Brexit’i engellemek için İngiliz bankacılık/finans sistemiyle nasıl oynadığının öyküsünü anlatıyor. (‘George Soros, the man who ‘broke the Bank of England’, backing secret plot to thwart Brexit’, 08/02.)

AB, İngiltere, İsrail ve doğal olarak ABD arasında -Türkiye’de takip edilmeyen- ‘gerilimin’ ne denli yüksek olduğunu gösteriyor bu haber ama…

Bize ne?..

Şu: “ABD’li yetkililere göre ‘Suriyeli Kürt savaşçılar’ iki DAEŞ’li rezil İngiliz’i işkence ve Batılı rehinelerin öldürülmesinde oynadıkları rolden dolayı ele geçirdi”... (‘2 of ISIS’ Infamous British Fighters are captured by Syrian Kurds’, 08/02, The New York Times.)

BBC’nin -ki siz gönül ferahlığı ile İngiliz gizli servisi diyebilirsiniz- PKK/YPG-DAEŞ-ABD arasındaki ilişkiyi ortaya sermesinden sonra Türk tanklarının sadece kilometrelerce ötesinde hangi coğrafyaların çomaklarını hangi küresel tekerleklere sokmaya çalıştığını anlayabilirsiniz...

Navigasyonlarını iç politik varoluşlara bağlayıp, üstüne Ankara’ya dış politika aklı satana neyi anlatacaksınız?..

***

Çok ‘heyecanlandıklarında’ basit sorularla serinletebilirsiniz onları... Hiç fikirleri olmadığından ‘buz keserler’; geçtiğimiz hafta yapılan Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde Türkiye’nin en stratejik ihtiyaçları hakkında önemli kararlar alındı. Bunlardan sadece bir tanesi, o da bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından iki cümleyle sızdı: “55 projenin değerlendirmesini yaptık. Denizaltı noktasında çok farklı bir çalışmamız var. Yapacağız. Olayı sadece havada, karada bırakamayız...”

Türkiye’nin “iyi, kötü ve çirkin” müttefikleri arasında nasıl bir tercih yapması gerektiğini -gerekçe dahi söylemeden- Ankara’ya emir kipiyle yazanlar söylesin: Akdeniz’in en güçlü denizaltı kuvvetine sahip ülke, “nasıl bir şeyi vuracak” özel bir denizaltı hayal ediyor olabilir?

***

ABD’lilerin ziyaretinin ardından İstanbul’da buluşacak Ankara-Moskova-Tahran’ın Suriye konusundaki ortak rotada düzeltmeler yapacağı söylenebilir...

Taraflar bölgedeki ‘kaosu yönetmeye çalışırken’, birbirlerinin iç politikalarını da gözetmek, hatta kollamak zorundalar. Rusya, Türkiye ve ABD’de seçimler var.

Seçimlerin Beyaz Saray’ı muktedir yapma ihtimali var. Rusya ve Türkiye’de ise sandıktan kimin çıkacağı kestiriliyor ama kurguyu bozmak için o kaosu sandığa sürme gayretleri olacak.

İran zaten özel bir durum: “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye göre ülkenin zor durumdaki ekonomisini kurtarmak için ABD yaptırımlarının hedefi olan Devrim Muhafızları ile İran ordusunun elindeki enerji ve ticaret varlıklarını elden çıkarması gerekiyor.

‘Ülke ekonomisini kurtarmanın tek yolu’ olarak sunulan bu formül aslında İran’ın Batı’nın şerrinden kurtulmasının yolu olarak seçiliyor.

“Hükümet görevlileri, STK’lar, silahlı kuvvetler ve diğerleri de ticari işlerini elden çıkarmalı” ifadeleri aslında tehlikeli hedefler...

Peki -istenen doğru veya yanlış bizi ilgilendirmez ama- bunun İsrail’in ve ABD’nin iktidarı devirme girişimlerine kalkan olacağının garantisi ne?

Herhangi bir garanti olmadan bu konuşma hem Cumhurbaşkanlığı hem dini otorite tarafından destekleniyorsa, asıl Tahran’ın Washington’la ilişkilerine, kayma noktalarına bakmak gerekiyor!..

Yine ciddi konulara kaydık.. Akıl alışkanlığı işte. Gariplikle bağlayalım...

***

“ABD’de Washington’dan Boston’a giden yolcu treni Maryland eyaletinde ikiye bölündü. Amtrak şirketine ait ve Güney Carolina’dan New York’a giden bir tren de pazar günü başka bir trene çarpmış, iki kişi ölmüştü. Bu kazadan dört gün önce de Cumhuriyetçi Parti üyelerini taşıyan bir tren Virginia’da çöp kamyonuna çarpmış, kamyondaki bir kişi ölmüştü”... (ABD’de bir haftada üçüncü tren kazası’, 09/02, Sabah.)

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.