Yazarlar Yedi günah, yeni savaş

Yedi günah, yeni savaş

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı

Amerikalı gazeteci James Foley"in bir yandan "Turuncu üniformalı tutsak" görüntüsüyle Guantonamo"ya, diğer yandan final sahnesiyle akılda kalan "Seven" (Yedi) filminin görsel çarpıcılığına "flash-back" yaparak katledilmesi, üstelik bunun "İngiliz cellat" tarafından gerçekleştirilmesi "savaş baltaları"nın topraktan çıkartılmasıdır...

ABD Başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı John Kerry"in öfkeli açıklamaları, "dışarıdan gelmiş" 12 bin yabancı terörist sayısının zikredilmesi-yani "içimizden birilerinin" demektir-farklı bir Yeni Savaş"ın önünde durduğumuzu göstermekte...

Bu ABD"nin de tek başına kontrol edemeyeceği bir savaştır. Maalesef, bugüne kadar radikal örgütlerle yapılan mücadelelerden daha gıllıgışlı ve global bir savaş çarkının dönmesini gerektirmekte...

NİXON METAFORU...

"Vietnam Savaşı döneminde ABD, protesto eylemleri ve savaş karşıtı meşhur "peace" hareketiyle çalkalanıyordu.

Başkent Washington"daki tüm siyasi semboller ve resmi binaların önü, bu eylemlerin sabit adresine dönüşmüştü.

"Çiçek çocuklar" bu merkezlerin önünde yatıp kalkıyordu.

Başkan Nixon bir gece ilerleyen saatlerde, Amerika"nın efsanevi başkanlarından Abraham Lincoln"ün heykelenin bulunduğu (Lincoln Memorial-beyaz mermerden bir büyük koltukta oturan, o meşhur figür) binanın önünden geçerken arabayı durdurur.

Merdivenlerden heykelin önüne çıkarken, yerlerde uyuyan protestocu gençlerin, öğrencilerin üzerinden atlar.

Heykelin önüne gelir, iç ve dış politik krizlerin psikolojisinde yarattığı yaraları Lincoln"le paylaşırmış gibi, heykelin karşısında durmaya başlar.

Bu sırada gençler uyanır ve etrafını çevirir. Başkan"ı korumakla görevli gizli servis elemanları huzursuzlanır.

Gençlerin içinden bir kız Başkan"a öfkeyle; "Neden durdurmuyorsun bu savaşı? Bunu nasıl yapıyorsun, geceleri nasıl uyuyorsun? Yıllardır kardeşlerimizin tabutları geliyor, sen nasıl bir insansın?" diye çıkışır.

Ama bu sırada genç kız Başkan"la göz göze gelir, öylece, anlamlı sayılacak bir süre bakışırlar, garip bir sessizlik olur. Kızın gözleri büyür.. Başkan"ı en maskesiz halinde yakalamıştır.

"Aman tanrım" der kız. "Sen de durduramıyorsun! Değil mi? Senin kontrolünde değil artık. Durduramıyorsun..."

Bu olay gerçekten yaşandı mı bilmiyorum. Ama dönem filmleri çekerken genellikle yarı-belgesel üslup kullanan Oliver Stone"nun, Anthony Hopkins"li "Nixon" filminin bana göre en etkileyici sahnesiydi... (Bu bölümü yeri geldiği için eski tarihli bir yazımdan, kendimden çaldım.)

Görünen o ki, ABD"nin ilk siyahi Başkanı Barack Hüseyin Obama, "istedikleri savaşı onlara vermek zorunda kalabilir"!..

BOĞAZ KESENLE ZENCİ VURAN AYNI MI?

"Yasin Doğan" Çarşamba günkü yazısında şu satırlardan görüyor yeraltından çıkanları; "..... Neoconcu vesayet sebebiyle bir çok alanda önü kesilen Obama ikinci döneminde de sıkı markaj altında tutulmaya devam ediyor. İsrail hükümetinin ve ilişkili lobilerin dayatmaları ABD"nin Ortadoğu ve İslam ülkelerindeki bölgesel görünümüne zarar verdi. Mısır darbesi, İsrail"in katliamları, Maliki"nin ülkeyi uçurumun eşiğine getiren bağnazlıkları, Suriye"nin kanayan bir yaraya dönüşmesi gibi olaylar hep Batı karşıtlığını artırdı. Son ırkçı hadiseler Obama gibi ABD"deki siyahi grupların medar-ı iftiharı ve özgürleşmenin sembolü olarak görülen bir lideri zor duruma düşürmeyi hedefliyor..." ("Obama"yı yedirmeyiz", Yasin Doğan, 20/08, Yeni Şafak.)

Obama iktidarının sonuna doğru Amerikan dış politikası belli ki sert rüzgarlara direnmekte zorlanacak...

Peki bu ne zaman ve nerede başlayacak?.. Eylül kırmızı tarihtir. New York"ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında dünya liderleri bu savaşta aynı safa davet edilecekler. Önemini idrak açısından şöyle diyelim; Obama ABD"nin bilfiil ve tek başına askeri güç kullanmasını Amerikan çıkarlarına saldırı şartına bağlamıştı. Bu BM toplantısı, ABD menfaatine saldırı olduğu şimdiki halde dahi "tek başına" hareket edemeyeceğinin göstergesi olacak!

Ve... ABD askerinin postalı bu savaşın bir aşamasında-geleneksel anlamda veya değil-yere basacak!..

TÜRKİYE"NİN STRATEJİK CEVABI KİM?

Dahası... Bu zorunluluk ABD"nin şu an Ukrayna/Avrupa"da süren Rusya ile savaşının da yumuşaması belki de "uzlaşılması" anlamına gelecek. Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz "garip uzlaşı" odur. (Tam olmasa da idere edilir bir anlaşma!) Bunun için bir ipucu da vereyim; eğer Obama, Putin ve Çin lideri Jinping New York"da aynı odaya girerlerse bir mesajdır ve nasıl çıktıklarına bakmak gerekir. Ve bir ortak karar alınırsa, bu nasıl bir tehlike hissedildiğinin de işaretidir!

Yeni savaşın yeri Türkiye"nin bahçesidir. Böylesi bir dünyaya ve müstakbel krizlere cevap olarak Türkiye ne yapıyor? Aslında yaptı bile ve bütün dünya hemen anladı. Perşembe günü Başbakan adaylığı ilan edilen Ahmet Davutoğlu, Türkiye"nin bu dünyaya "stratejik" cevabıdır!

Aslında kendilerini bile bıktıran Davutoğlu eleştirilerini yeniden yükselten muhalefet, "sıfır sorun" çözümünün üzerine dünyanın nasıl atladığını izleyecek.

Şimdiden, "AK Parti"ye en az oyu Davutoğlu getirir" başlıkları atan medya organları ve kamuoyu yoklama şirketleri de, seçmenin sadece iç rakiplere göre değil, asıl dış düşmanlara karşı nasıl oy verdiğini görecek.

twitter.com/nedretersanel

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.