Yazarlar Saldırının ekonomik etkileri

Saldırının ekonomik etkileri

Nurettin Canikli
Nurettin Canikli Gazete Yazarı
ABD'de meydana gelen saldırıların hem dünyadaki ve hem de ülkemizdeki ekonomik gelişmeleri olumsuz yönde etkileyeceği tartışma dışıdır.

Beklenen etkilerin bir kısmı zaten ortaya çıkmış bulunmaktadır.

İlk tepki mali piyasalarda kendini göstermiştir.

Gelişmiş borsalar dahil bütün menkul kıymetler borsalarında dramatik düşüşler yaşanmıştır.

Mali piyasaların hassas yapıları, bu tür gelişmelere ani tepki vermekle sonuçlanmaktadır.

Saldırının ardından uluslar arası piyasalardaki gelişmeler ekonomi öğretisinin kurallarına uygundur.

ABD'nin uluslar arası ticaretteki ve finansal işlemlerdeki ağırlığı nedeniyle, bu ülkede meydana gelen ekonomik veya ekonomik göstergeleri etkileyen gelişmeler, başta Amerika kıtasındaki ülkeler ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere tüm dünyayı anında etkilemektedir.

"Amerika hapşırsa, Avrupa zatürre olur" sözü bu gerçeği ifade etmek için kullanılır.

Amerikan ekonomisinin büyümesindeki yavaşlama veya durgunluğa girmesi, bu ülkeye ihracat yapan veya bu ülkenin finanse ettiği IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlardan kredi veya yardım alan ülkelerin ekonomilerinde bir takım sıkıntıları beraberinde getirecektir.

Durgunluğa giren Amerikan ekonomisinde insanların gelirleri ve buna bağlı olarak tüketimleri azalmaktadır. Toplam talepteki düşüş ithal mallarına olan talep azalmasını da içermektedir.

ABD'ye mal satan firmaların ihracatlarındaki daralma, o ülkedeki üretimin ve gelirlerin düşmesini, işsizliğin artmasını, kamu gelirlerinin azalmasını ve kamu harcamalarının kısılmasını kaçınılmaz hale getirecektir.

Bu gelişmelerden ülkemiz ekonomisini dışarıda tutmak mümkün değildir.

TÜRKİYE'YE ETKİLERİ

Türkiye'nin şanssızlığı ağır bir kriz ortamında yakalanmış olmasıdır. Henüz piyasalarda istikrarın sağlanmadığı, beklentilerin olumluya çevrilmediği bir aşamada, ülkemiz ekonomisi üzerindeki etkileri daha yıkıcı olacaktır.

Ne kadar etkiler sorusunun cevabı büyük oranda, ABD ekonomisinin ne zaman normale döneceği sorusunun cevabına bağlıdır.

Türkiye'nin ABD'ye olan ihracatı, toplam ihracat içinde önemli bir paya sahip değildir. İhracat dahil dış ticaretimizi ağırlıklı olarak AB ülkeleri ile yapıyoruz. Bu husus gerekçe gösterilerek, ABD'de yaşanacak durgunluğun ihracatımızda kayda değer bir azalma olmayacağını söylemek gerçeği yansıtmamaktadır.

Gerçekten, ihracatımız üzerinde önemli bir paya sahip olmadığı için ABD'ye yaptığımız doğrudan ihracatta meydana gelecek azalma, hissedilir bir tahribata yol açmaz. Ancak göz önünde bulundurulmayan nokta ihracatımız üzerindeki dolaylı etkisidir.

ABD ekonomisindeki daralma öncelikli olarak AB ülkelerinin ekonomilerinde daralmaya sebep olacaktır. Zira, Avrupa'nın ABD'ye olan ihracatı milli gelirleri içinde önemli bir paya sahiptir.

ABD'deki talep düşüklüğü Avrupa'dan satın alınan mal ve hizmetlerin azalmasını beraberinde getirecektir. Bu nedenle, Avrupa tüketicisinin geliri azalınca Türk ihraç ürünlerine Avrupa'dan gelen talep azalacaktır. Avrupa'ya olan ihracatımızda düşüş yaşanacaktır.

ABD'nin durgunluktan çıkmak ve saldırıların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için ayırmayı düşündüğü 100 milyar dolar tutarındaki kaynağı hemen devreye sokması halinde dahi tüketici beklentilerinin değişmesi zaman alacaktır. Bu süre psikolojik faktörlerden büyük oranda etkilenecektir.

Saldırının ABD vatandaşları üzerindeki etkisinin silinmesi kolay olmayacaktır. ABD halen şoku üzerinden atamamıştır. Şoktan çıkmadığı sürece ABD tüketicisi tüketimi kısmaya devam edecektir.

DEVALÜASYON İHRACATI YETERİNCE KAMÇILAMADI

Yüksek oranlı devalüasyona rağmen ihracatta beklenen artış gerçekleşmedi. Yılın ilk 8.5 ayında ihracatımız sadece % 13 oranında artmıştır. Bunun nedeninin üretimdeki daralmanın ve piyasadaki likidite sıkıntısının olduğunu düşünüyoruz.

Özellikle ithalatta meydana gelen azalma nedeniyle, ihracatımızın ithalatı karşılama oranı yükselmiş olmasına rağmen arzulanan seviyede değildir. Arzulanan seviyenin, ihracat ve ithalatın birbirine yakın olduğu seviye olduğunun kabul edilmesi gerekir. Turizm gelirleri başta olmak üzere "Görünmeyen Kalem" gelirlerinin uluslararası siyasi konjonktürden kolaylıkla etkilendiği dikkate alınırsa, Türkiye açısından bu gelirlere çok fazla güvenilemeyeceği gerçeği ortaya çıkar. Nitekim turizm gelirlerimiz ABD'nin savaşından olumsuz yönde etkilenecektir.

Tabloyu özetleyelim: ABD'ye yapılan saldırıdan sonra ihracat ve turizm gelirlerimizde ciddi düşüşler yaşanacaktır. Ekonomimizdeki daralma daha da genişleyecektir. Cari işlemler açığı büyüyecektir.

Çözüm olarak yapılacaklar bellidir. Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi personel, yatırım ve sosyal amaçlı transfer harcamaları ile sınırlı olmak üzere kamu harcamaları arttırılmalıdır.

İthalatın azalması ve ihracatın arttırılması için polisiye olmayan tedbirler acilen alınmalıdır. Ve en önemlisi bugünden itibaren hazine bir kuruşluk borçlanma yapmamalıdır.

Aksi halde ekonomi ve toplum önümüzdeki kışı geçiremeyecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.