Yazarlar Süheyl Ünverin seyahat defterleri

Süheyl Ünver’in seyahat defterleri

Ömer Lekesiz
Ömer Lekesiz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kubbetaltı Neşriyat geçtiğimiz günlerde, özenli bir grafik-tasarım ve basımla tıp tarihçisi, hekim, şair, ressam ve müzehhib Ahmet Süheyl Ünver’in (1898-1986) seyahat defterlerine yeni üç defter daha ekledi:

Süheyl Ünver’in Mısır Defteri: Mısır-nâme (Haz.: Üzeyir Karataş); Süheyl Ünver’in Irak Defteri: Bağdat-nâme ile Süheyl Ünver’in İran Defterleri 1: İran Seyahatnâmesi (haz.: Milad Salmani).

Sadece birkaçını hatırlatmak için iletmiş olalım: Ünver’in Konya, Bursa, Edirne, Orta Anadolu defterleri de yine Kubbealtı; Türk Süsleme Sanatçıları Müzehhibler ile Türk Süsleme Sanatları, İşaret; beş ciltlik İstanbul Risaleleri ile Fatih’in Defteri İBB Kültür A.Ş. yayınlarınca okurlara sunulmuştu.

Ahmet Güner Sayar Hocamızın tespitlerine göre, “Süheyl Ünver’in hazırladığı defterlerden sadece Süleymaniye Kütüphanesi’ne vakfettiklerinin sayısı 1150’dir. (…) Ayrıca konu başlıkları ve kişi adlarına göre düzenlediği defter ve dosyalardan oluşan zengin bir arşiv hazırlamıştır. Arşivinin bilim tarihiyle ilgili kısımlarını İstanbul’da Kandilli Rasathânesi’ne, tarihle alâkalı 400 kadar dosyadan müteşekkil arşiviyle sulu boya resimlerini Ankara’da Türk Tarih Kurumu’na, şahsî kütüphanesi yanında tıp tarihiyle ilgili dosya ve defterlerini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Enstitüsü’ne bağışlamıştır. Bunların dışında kızı Gülbün Mesara’da tamamlanmış defterler, dosyalar, tezhip, minyatür, katı‘ örnekleri, sulu boya resimlerle tomarlar halinde tasnif edilmemiş zengin bir arşiv daha vardır.” (TDV, DİA)

Kubbealtı Neşriyat’ın yeni yayımladığı mezkur üç defterle Ünver’den basımı gerçekleştirilen eser sayısı otuza yaklaştığına göre, onun müktesebatına mahsus aysbergin ucundan henüz çok küçük bir parçanın görülmeye başlandığı söylenebilir.

Umudumuz odur ki, Kubbealtı Neşriyat bu yoldaki zorlu ve özenli gayretini sürdürerek, Ünver’in yayımlanmaya müsait olan diğer eserini de araştırmacılara, sanatçılara, okurlara makul bir zaman içinde sunmayı sürdürecektir.

Merhum Ünver’in çocukluk ve eğitim yıllarını eksilttiğimizde hayatının kalan 60 yılında tıp ve farmakoloji tarihinden gastronomiye; biyografilerden mekan çizimlerine, fotoğraflarına; tezhipten şiire… onca eseri nasıl verdiğine hayret etmemek mümkün değildir.

Ancak Ünver’i, eser yönünden çok velûd oldukları bilinen İmam-ı Gazali’nin, İbnü’l-Arabî’nin… idrak ve gayretinin varislerinden biri olarak nitelemek suretiyle söz konusu hayreti makulleştirmek kısmen mümkündür.

Bunu, Uğur Derman Hocamızın Ömrümün Bereketi 1 adlı kıymetli eserindeki Ünver’le ilgili metninden şu alıntılarla teyit edebiliriz:

Süheyl Ünver’in annesinden adeta ‘bilgisayarlı’ doğduğunu, rabıtalı ve çok dakik bir insan olduğunu belirten Derman, onun siyasetten hiç hoşlanmadığını, siyasî zevattan vebalı görmüş

gibi kaçtığını belirterek,

seyahat anlayışı ve yaşayışı hakkında şunları nakleder:

“Seyahatlerinde pratik ve rahat hareket ederdi. Meselâ, yanına terlik almaz, giydiği mokasen ayakkabılara (…) ‘Terlik ol yâ mubârek!’ der, arkalarına basınca onlar da hemen terlik olurdu! (…) Boya takımı yanındadır, not defterleri yanındadır, fotoğraf makinesi yanındadır; onlarsız çıkmazdı. Düğmelerinin olur olmaz bir azizliğine karşı, dikiş iğnesi ve birkaç renk iplik de cüzdanında bulundururdu, tıpkı Hoca Ali Rızâ Bey gibi! Seyahatlerde gittiğimiz yerlerde, kendi tâbiriyle, güneşi dâima Hoca doğurturdu! Zamandan istifâde etmenin yanı sıra, tenhâ saatlerde daha rahat çalışabilmek için, güneşten önce yola çıkardı! (…)

Hoca, dış seyahatlerinde de ne keyfi için dolaşır ne vitrinlere bakar. Kütüphâneye gider ve Osmanlı yazmalarını arardı, notlar alırdı. Amerika’dayken, kütüphânede bir kitabı açar açmaz karşısına (…) –hatırladığım kadarıyla– şu beyit çıkıyor:

Merhaba! Hoşgeldiniz. Özlerdi bu can sizleri, / Kıldın ihyâ, Hazret-i Îsa misâli bizleri.

Süheyl Bey, o sıkıntısı içinde bundan ne kadar duygulanmıştı kimbilir? Bunu alelacele (bana) yazmak lüzûmunu hissetmişti. Bizler onun yanına varamıyorduk; ama onun hayâlhânesinde hep, bir yıl için dostlarıyla birlikte oturacağı bir mahalle kurabilmek vardı Amerika’da.” (Kubbealtı Neşriyat, İstanbul 2011)

Merhum Ünver’in eserlerine bakmadan Müslüman şehirleri ve sanatlarıyla ilgili yetkin bir cümle kurulmayacağına inan biri olarak, onun eserlerinin yayımlanmasında emeği geçen herkese ve yeni yayımlanan son üç deftere de emek veren Kubbealtı Akademisi Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı Sinan Uluant ile grafiker Ersu Pekin’e hassaten teşekkür ediyorum.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.