Yazarlar Çelebi ile sistemin bağırsakları

Çelebi ile sistemin bağırsakları

Ömer Lekesiz
Ömer Lekesiz Gazete Yazarı
Yaşanan olaylardan biraz uzaklaşmak suretiyle, kendime soruyorum: "Şimdi olması imkansız olan şeyler başta olabilseydi ortaya nasıl bir tablo çıkardı?"

Örneğin Çelebi, Müslümanların parasıyla kurduğu yapıların kulu olmak yerine, lideri olduğu Hizmet örgütü"nün sistemdeki kirliliklere dair bilgilerini daha iyi bir geleceği ve daha iyi şartlarda çalışmayı hedefleyerek iktidarla paylaşsaydı, bu sayede hem sistemin bağırsaklarında yüz yıllardır birikmiş olan pislik temizlenmiş hem de istikrar içinde huzurla ve güvenle geleceğe yürüme ihtimali, ihtimal katından imkan katına yükseltilmiş olmaz mıydı?

Olurdu elbette ama Çelebi Müslümanların düşmanı olan dostlarına güvenerek, iktidara karşı hadsiz, dizginsiz düşmanlığı seçmekle, temizlenmesi mukadder olan sistem pisliğinin içine ta kippa"sına kadar önce kendisi gömüldü.

Dine sarılarak kendini haklı göstermek istedikçe istismar batağına saplandı, yolsuzluklara vurgu yaptıkça topladığı kayıtsız paraların derdine düştü, konuşma ehliyetine sahip kimseleri susturmak için kaset ürettikçe mahremiyet tecavüzcüsü olduğunu belgeledi, kendi örgüt elemanlarını korumak istedikçe bencilliğin içine yuvarlandı, ahlaktan bahsettiği yerde ahlaksızlığın, edepten bahsettiği yerde edepsizliğin, merhametten bahsettiği yerde gaddarlığın, vefadan bahsettiği yerde vefasızlığın, kardeşlikten bahsettiği yerde ihanetin, vatandan bahsettiği yerde İsrail işbirlikçiliğinin dibini buldu.

Hasılı bugünkü tablo itibariyle, itibarı eksilmiş değil çukurlaşmış, yüzü devil yüzüne tebdil olmuş, varlığı yük, sesi kabus, eylemi çirkinlik olan bir Çelebi kaldı geriye.

Böylelikle sistemin bağırsaklarındaki pisliği illete dönüştüren bir virüs olarak oraya yerleşmekle, temizlenmesi mukadder bir toplumsal belanın adı oldu Çelebi.

Konuya bir de sistem tarafından bakarsak:

Dünyada insansız bir iş olmaz ama insanın olduğu yerde mutlak temizlik de olmaz.

CHP, yıllar yılı Cumhuriyet"le temiz bir sayfa açıldığı yalanına önce kendisi inanıp sonra (irfanı şu ya da bu oranda muhafaza edebilmiş olan) halkı buna zorla inandırmakta inat etmeseydi, Osmanlı"dan kurumlarıyla birlikte aynen devralınan yeni devlete taşınana ve Tek Parti zorbalığının gizli-kapaklı işerleriyle ziyadeleşen pislikle de şimdiye kadar çoktan baş edilmiş olunurdu.

Bir de gündelik hayatın, ekonomik ilişkilerin kendiliğinden ürettiği gübür vardı ki, o da yıllar yılı üstünde durduğumuz halının altına süpürülmekten orada yer kalmadı.

Evet pislik vardı ama pisliğine el atmadan önce halıyı kurtarmak gerekiyordu. Dolayısıyla Başbakan"ın gayreti bu yönde oldu ve gerçekten devrim karakterli yeni kararlarla üzerinde oturduğumuz halıyı kurtardı.

Sıra genç neslin beyinlerinin daha fazla iğdiş edilmesini önlemek üzere eğitime el atmaya gelince (ki, bu sistemin bağırsaklarına el atmak demekti), yerli ve yabancı şer ittifakını karşısında buluverdi.

Bu ittifakın dinamosu olan (ki artık kurbanı da denilebilir) Çelebi"nin beyinsiz, düşünmekten muaf müminleriyle, müttefiklerinin goygoyuna gelmesi yüzünden kendini dev aynasında gören bir devil gibi hırs ve kin abidesi kesilmesi halının altını da, sistemin bağırsaklarını da patlattı.

Buradan bakıldığında Çelebi"nin başarılı olduğuna hükmedilebilir. Ama bu öyle bir başarı ki, onu da temizliğin zorunlu şartı haline getirdi. Temizliğin gerçekleştirilmesine olumlu katkısıyla adını tarihe yazdırma şansına sahip bulunan Çelebi, adını Haşhaşiler listesinin başına ekletmekte ısrar edince, yeni zamanın kazuratı olarak çocukların belleklerine bile kazındı.

Bundan sonra ne olur?

Başbakan, -eğer varsa ki, insanın olduğu her yerde potansiyel olarak vardır- partisindeki çıkarcıları, sahtekarları, samimiyetsizleri, hırsızları temizleme gücüne sahiptir ve bunu Allah"ın yardımıyla yapacaktır. Bununla birlikte sistemin bağırsaklarının temizlenmesi operasyonları gelecek ve İnönü"nün Lozan sonrası söylediği söz tekrarlanacak, yani "Türkiye bir yüzyıl daha kazanmış" olacaktır.

Çelebi ve müttefiklerinin Başbakan"ı yıpratarak iktidardan uzaklaştırmaya çalışmalarının hiçbir değeri yoktur, çünkü herkes Türkiye"nin, başta CHP olmak üzere, halka düşmanlıkları tescillenmiş olanlara geçici bir süre için de olsa bırakılması kumarını oynamaya kalkışamaz.

Söz konusu temizliğin gerçekleşmesi sürecinde Başbakan"ı mümkün ve makul olabilen her yolla desteklemek ise bir vicdan borcudur.

Ancak bunu yaparken iktidardan uzak durmaya, devletle mesafesini iyi ayarlamaya özen göstermiş olan İslamcıların bu tutumlarını sürdürmeleri elzemdir. Her firavuna bir Musa, her çelebiye bir Recep Tayyip Erdoğan yeter.

İçimizden küçük bir grubun, halk ile sürekli "halk" olabilmek için, dünyanın süsleyerek nefislere şirin gösterdiği rollerden, ünvanlardan, kazanımlardan uzak durması akidevi bir zorunluluktur.

Daha katedilecek yolumuz, yapılacak çok işimiz var çünkü.

twitter.com/OmerLekesiz

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.