Yazarlar Son pişmanlığın faydası var mı?

Son pişmanlığın faydası var mı?

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören Gazete Yazarı

Yemin, muhatabın kabulü istikametinde anlam taşır.

Yemin eden kimsenin yemini, ona yemin verdirenin maksadı istikametinde kabul görür. Yemin eden kimse aklında başka bir niyet gözeterek yemin etse, bu yemin onun niyetine göre değil, fakat yemin verdirenin maksadına göre anlam taşır. Somut olarak şöyle: yemin verdiren, yemin ettireceği kişiye: “Bana borcun olmadığına dair yemin eder misin?” diyor; muhatap da, yemin verdirenin kardeşine borcu olmadığını aklında tutarak: “Evet, borcum olmadığına yemin ederim” diyerek yemin ediyor. Şimdi, yemin verdirenle, yemin edenin niyetleri farklı; bu yemin, yemin ettirenin niyeti istikametinde anlam taşır ve yemin o istikamette geçerli sayılır. Yemin edenin niyetindeki sahtekârlık farklı bir düzlemde farklı bir sorgulamaya açık kalmaya devam eder.

Konu nereden mi aklıma geldi?

Kimi zaman kişi, özelde de siyaset erbabı yanlış anlaşıldığını ileri süren beyanda bulunabiliyor. İmdi bu beyanı nasıl anlamak gerekiyor?

Acaba gerçekten yanlış mı anlaşılmıştır, yoksa ilk sözünden pişmanlık duyduğu için yanlış anlaşılmayı bir tür özür dileme sadedinde mi ileri sürmektedir?

Bu durum yeminden farklı bir ilişki biçimi gösteriyor. Kişi gerçekten yanlış anlaşılmışsa mesele yok. Şöyle bir cümle her zaman yanlış anlaşılmaya açıktır: “Oku da adam ol baban gibi eşek olma!” cümlesinin muhatabı: “Sen babama eşek diyerek hakaret ettin” iddiasında bulunabilir. Cümle sahibi de: “Hayır, yanlış anladın, ben sana okuyup baban gibi adam ol!” dedim derse, söz konusu cümle tevil götürebildiği için açıklaması kabul edilebilir. Söz sahibinin derununu bilemeyeceğimiz için onun açıklamasını doğru kabul etme durumundayız.

Yahut aynı cümlenin sahibi bu açıklamaya başvurmadan: “Yanlış anlaşılmışım, özür dilerim” de diyebilir.

Ama yanlışlığa veya yanlış anlamaya açık kapı bırakan cümleler her defasında bu cümledeki bağlamında mazeret dermeyan etmeyi gerektirmeyebilir. Bu durumda da beyan sahibi meramını açık seçik ifade etmek zorundadır. Hele de yanlışlığa meydan veren cümleler siyaset erbabının ağzından çıkmışsa…

Siyaset erbabı cümlesini yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek titizlikte kurmak zorunda. Onun kamuoyunu yanıltmaya hakkı olmamak gerekir. Cümleleri de yasa kitabından fırlamış gibi muhkem olmalıdır…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.