Yazarlar Yeni türkiye yeni tarih

Yeni türkiye yeni tarih

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören Gazete Yazarı

İlk adımı kim atarsa barış ve huzur gününün fatihi o ilan edilir. Uzatılan barış elini havada bırakmayanın barışa katkısı da aşikârdır.

Türkiye Lozan’da bugünkü sınırlarına çekilmek zorunda bırakıldı, ama sömürgecilerin bu topraklar üzerindeki iştahı sona ermedi. Ülke bu durumun farkında olan ve olmayan iktidarlar tarafından yönetildi. Durumun farkında olmayan iktidarlar ülkeyi kendiliğinden ve kendi iradesiyle bir tür otokolonizasyon zihniyetiyle yönetti. Durumun farkında olan iktidarlar ise bir biçimde tasfiye edildi.

Halen ülkeyi yöneten iktidar kendi tarihi kimliğinin farkında olarak ve tarih bilincinin ondan ne istediğinin farkında olarak ayakta kalmayı başardı. Hem de daha önceki iktidarların hiçbirinin direnmeyi, göğüs germeyi, kafa tutmayı beceremediği çıkışları başarıyla püskürtmenin üstesinden gelerek…

Cumhurbaşkanının resmi yaverinin bile onu korumaya çekindiği, selam durmaktan ürktüğü günlerden Davos sürecine, oradan Gezi patırtısına, 17-25 Aralık finans curcunasına ve nihayet 15 Temmuz ayaklanmasına kadar çeşitli yöntemlerle denenen darbe teşebbüsleri akim bırakıldı.

Uluslararası sermayenin ve güç odaklarının ülkeyi bölme maksadıyla kurup manipüle ettiği çeşitli terörist grupların kaynağına gene bu iktidar tarafından inildi. Uzun yıllar Kandil Dağları havanda su dövme kabilinden bombardıman atışlarına maruz bırakıldı ise de, sonucun kaynak israfından öteye bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Nihayet Kuzey Suriye sınırlarımız boyunca, muhtelif safhalarda gerçekleştirilen güvenlik bölgesi ihdas etme teşebbüsü de başarıyla ikmal edildi.

Türkiye operasyona ara vermek suretiyle bu eylemin de kansız ve en insanca biçimde sonuçlanmasının önünü açtı.

Fatih (yol açıcı) ilk adımı atandır diyoruz.

Türkiye sahada gücünü göstermek suretiyle masada da hedeflediği sonuca ulaşmıştır.

Uzattığı barış eli havada kalmadığı gibi, kendine uzatılan barış elini de havada bırakmadı.

Türkiye kendisi için öngörülen konfeksiyon elbiseyi giymeyi reddetti. Ona sığmayacağını gösterdi. Kendisine dikte edilmeye çalışılan özür dileyici ve boyun eğici role teslim olmayacağını kanıtladı. Özgür iradesinin ona teklif ettiği misyonu üstlenerek oyun kurucu konumuna geçti.

Türk tarihi kaldığı yerden yazılmaya devam ediyor.

Yeni Türkiye kendi tarihini sil baştan yazıyor.

Bu tarih yeni bir dünyanın kuruluş muştusunu da getiriyor.

Durum pasif bir bekleyişin ifadesi değil. Yani yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır (İsmet İnönü, 1964) söylemi değil, bu yeni dünyanın haberi. Bu yeni dünya Türkiye marifetiyle kuruluyor.

İşiten kulaklar onun ayak seslerini duyuyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.