Yazarlar İmam-Hatiblileri niçin istemiyorlar?

İmam-Hatiblileri niçin istemiyorlar?

Sadık Albayrak
Sadık Albayrak Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bayern Münih - R.Madrid maçı bitiyor ve gecenin 00.30''unda bu yazıyı yazıyor ve o zaman, imam-hatiplilerin neden istenmediğini daha iyi "muhakeme" edebiliyorum!

Maçın ilk golünü atan Brezilyalı Elber''i teknik direktör ikinci devrede, savunmayı güçlendirmek için saha kenarına alıyor ve Elber çıkarken, Münihli taraftarları alkışa ve tezahürata teşvik edip, birden sağ elini; sağa, sola, aşağı, yukarı ve göğsüne getirip "istavroz" getiriyor ki bu durum, bana geçen yıllarda bir maçın Düzce''de cereyanını gözümün önüne getiriyor, Düzcespor''lu bir topçu, maç başlamadan "İstiklal Marşı" söyleniyorken, "şeref tribünü"ne sol omuzunu çeviriyor ve ellerini kaldırıp dua ediyor ve bayrağa selam duruyor!

İşte bu durum, "Koloniyalist medya"nın tepkisini çektiğinden o genç topçunun futbol hayatı bitiriliyor!

İşte imam-hatip nesli, toplumun her alanında, kendi dinî ve örfî değerlerini taşıdığındandır ki, "kamusal alan"ın dışına atılmak için her çareye baş vurulmuştur!

Sadece bu değil tabii ki!

Bu nesil, yarım asır içinde, Oryantalist yapılanmanın iki asırlık rotasını ters yüz etmiş; kendi öz değerlerine sarılıp, ana kaynaklardan kendi kimliğini, tarih bilincini ve Anadolu''da on asırlık dönemin kilometre taşlarını rayına oturtmuştur.

Bunun için, sadece, "İslam Ansiklopedisi" yeterli delil ve isbattır. 22 cild içinde, (İ) harfini tamamlayan "madde yazarı"nın yüzde 80, hatta 90''ının "imam-hatip neslinden teşekkül etmesi", bunun bir varlık sebebidir.

Türkiye''de 30''lu yılların "Lise/2 Tarih" kitabının içinde yer alan, hurafeler, İslâma ve onun peygamberine vaki "bühtan" ve "iftira"lar, bu nesil tarafından çürütülmüş ve "kendi tarih ve kültürü" ile, adeta yeni bir "İslâm Rönesansı"na ön-ayak olmuştur.

Bu nesil; adeta, yeni bir haçlı seferine karşı Emperyalizm''e kılıçla değil, kültür ve uygarlık aşaması ile Kılıçarslan gibi Anadolu''da dur demiştir.

Bu kültür aşaması ile, İslam dünyasında baş gösteren reformist ve oryantalist gelişmelerin, Beyrut, Kahire ve Tunus''ta baş gösteren "Şövenizm"ine bir set oluşturmuştur.

Adeta, Piri Reis''in haritasını, çağın üstünde, İslam coğrafyasında yeniden hakim kılmış ve karaları aşıp, uzak denizlerde, mazlum ve masum müslüman halka, yeni umut ışıkları saçmıştır.

Bu nesil; "Muhammedin Peygamberliğini başlangıcına dair bir çok rivayetler vardır. Bunlar pek çok efsanelerle karışmıştır. Hakikatte, Peygamberin ilk söylediği Kur''an ayetlerinin ne olduğu kat''î surette malum değildir." (1) sezlerini; ayet ve hadislerle, temel kaynaklara inerek, tarihin hurefeci ve cehalet kadar, hiyanet kokan karanlık dehlizlerine havale etmiştir.

Öyle ki, imam-hatip nesli, Türkiye''nin son elli yılına yaptığı katkılarla, Türkiye, kültürde ve ilmî araştırmalarda, İslam dünyasına ve özellikle de Arap alemine öncülük etmiş ve İslam dünyasının yüksek eğitim ve öğretim kurumlarına "öğretim üyesi" gönderecek kadar bir gelişme göstermiş; artık bundan sonra Türkiye, Osmanlı''nın üç kıtaya alim yetiştiren İstanbul''unu yeni bir "İslamî ilimler merkezi" haline sokmuştur.

Yüzlerce Kur''an meali, tefsiri, hadis külliyatı, kaynak İslam tarihleri ile, Dozi''yi, Caetano, C.Brockelman''ın Meşrutiyet "münevverleri"ni zehirleyen eserleri Sahaflar çarşısında, "işportaya" düşmesine sebeb olmuşlardır. Elbette böyle bir nesil, Batı''lı fosillerin tepkisini çekti ve çekecekti...

---------

(1) Lise: 2, Tarih, İstanbul-1931, sh: 91. (son yıllarda aklını peynir ekmekle yediğini gösteren delillerle, tarih sahnesine atılan Cemal Kutay, 80''li yıllarda, Ali Fethi Okyar''ın anılarını hazırlarken, 30''lu yılların Türkiyesine "Tek parti diktası mutlak varlığı ile hakim olduğu"nu yazmıştır. (ÜÇ Devirde Bir Adam, İst/1980, sh: X, Tercüman yayınları: 1)

Not: Sekiz asırlık İslam-Endülüs medeniyeti''ni bir çırpıda yerle bir eden ve "Endülüs" ismini bile tarihten söküp atmak isteyen İspanyolları, Almanların iki maçta da yenip, "hezimet"e uğratmaları hoşuma gitmedi değil! S/A.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.