Yazarlar Küresel piyasalarda koronavirüs sonrası yeni dönem

Küresel piyasalarda koronavirüs sonrası yeni dönem

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

İlk olarak Çin’de görülen ve daha sonra kısa bir sürede tüm dünyaya yayılan Kovit-19’un ortaya çıkışından bu yana yaklaşık beş ay geçti. Dün itibariyle vaka sayısı tüm dünyada 1,8 milyonu aştı. Hayatını kaybedenlerin sayısı ise 115 bine ulaşmış durumda. Ancak, dünya bu beş ayda adeta ne olduğunu anlayamadığı bir dönemi yaşıyor. Ne sorunun tespiti tam olarak yapılabiliyor ne de henüz gelinen noktada net bir çözüm bulunabiliyor.

Dünyaya güçleri ile meydan okuyan ülkeler, virüsün yayılma hızı ve sağlık sistemlerinin yetersizliği karşısında ne yapacakları konusunda çaresiz kalmış durumdalar. Bu durum sanki ikinci dünya savaşında birbirine karşı savaşan gelişmiş batılı ülkelerin savaş sonrasında bir araya gelerek, dünyayı sömürmek için kurdukları güç birliklerinin de sonunu getirecek gibi.

Bilindiği gibi ikinci dünya savaşından sonra kurulan bu düzen, 1970’li yıllarda petrol kriziyle birlikte daha da güçlendi. Bu dönemde ülkeler birlikteliklerini iyice güçlendirerek dünya üzerinde müthiş bir hegomanya kurdular. Bunun sonucunda da 1970 yılında 3,5 trilyon dolar olan dünya GSMH’si, 2019 yılında 83,1 trilyon dolar artarak 86,6 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Bu artışın 58,3 trilyon doları gelişmiş ilk on ülke tarafından gerçekleştirilmiştir.

Başka bir ifadeyle 2019 yılı itibariyle bu üretimin 36,9 trilyon dolarlık kısmını G7 ülkeleri, 70,9 trilyon dolarlık kısmını da G20 ülkeleri gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla küresel düzeyde üretim ve gelir dengesizliğinin çok belirgin hale geldiğini görüyoruz.

Dünyanın farklı bölgeleri arasındaki gelir uçurumu, 20. yüzyılın ortalarında itibaren iyice açılmıştır. Örneğin ikinci dünya savaşından sonra, en zengin ülkelerin geliri en fakir ülkelerin toplam gelirinin 15 katı iken, günümüzde bu rakam 77 katına ulaşmıştır. Dünyadaki en zengin 42 kişinin mal varlığı, dünya nüfusunun %50’sine tekabül eden 3,6 milyar insanın mal varlığıyla eşittir. Yine, İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam; 2 bin 153 milyarderin, dünya nüfusunun %60’ını oluşturan 4,6 milyar kişiden daha zengin olduğunu öne sürmektedir.

Son 50 yıldır refah seviyesi göstergeleri sürekli artan dünyamızda yoksulluğun halen ciddi bir sorun teşkil etme sebebi, büyümeden elde edilen kârın toplumlar arasında adaletsiz bir şekilde paylaşılmasıdır. Küresel adaletsizliğin bu kadar rahatsız edici boyutlarda olması ve servetin bu kadar adaletsiz paylaşımı bu batılı ülkeleri hiç ama hiç rahatsız etmemiştir.

Dolayısıyla dünyada aç ve yoksul insanların bulunması, batılı ülkelerin sömürü düzenlerinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar sömürgecilik tarihte kaldı desek de 1960’lı yıllardan itibaren bu ülkeleri borçlandırmak suretiyle modern bir sömürgecilik düzeni kurulmuştur.

Dünya zenginliklerinin %80’nini paylaşan ve bugün Kovit-19 salgınından en çok etkilenen konumda olan bu batılı ülkeler, keşke yıllardır Afrika, Ortadoğu ve Güney Asya gibi bölgelerde yoksulluk ve imkansızlık yüzünden yıllardır ölen insanlara karşı da duyarlı olabilselerdi. Keşke bugün Kovit-19’dan etkilenen bu bölgelere de yardımlar yapabilseler ve bu bölgelerdeki ölümleri de engelleyebilseler.

Kovit-19 salgınından etkilenen batılı ülkelerin liderleri, salgınının kendilerini etkilemesi üzerine ekonomik büyüklüklerinin %1 ila %20’si kadar mali destek paketleri ile insanlarına yardımcı olmaya çalışıyorlar.

Hatta, Uluslararası Para Fonu (IMF) Kovid-19 salgının küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine karşı 1 trilyon dolarlık kaynağı kullandıracağını açıkladı. Yine, IMF Başkanı Georgieva; hükümetlerin hali hazırda bu salgının ekonomik etkilerine karşı koymak için 8 trilyon dolar büyüklüğünde mali teşvik tedbirleri açıkladıklarını, ancak daha fazlasına ihtiyaç olacağını da vurguladı.

Bu durumda tüm dünya genelinde krizin uzaması ve etkilerinin genişlemesi, yapısal değişimlere yol açabilir. Dünya genelinde gelir eşitsizliğinin son 35 yılda daha da arttığı bir ortamda, inşallah Kovid-19 ile başlayan olaylar tarihin aksine bu kez, küresel gelirin adaletli bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak sistemlerin kurulmasına vesile olur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.