Yazarlar TCMB ve Fed faiz indirimleri

TCMB ve Fed faiz indirimleri

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

TCMB’nin yaptığı faiz indirimlerindeki önemli eleştirilerden bir tanesi, beklenenden hızlı ve fazla indirime gittiği yönündeydi. Oysa sıkıntılı günlerden geçen Türkiye için bu durum oldukça kabul edilebilir bir durumdu. Çünkü faizlerin yükselişi Türk ekonomisinde her şeyden evvel üretimi olumsuz etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor.

Dünyaya baktığımız zaman hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomiler faizleri indirme yönünde hareket ediyor. Çünkü özellikle gelişmiş ekonomilerdeki durgunluk bu ülkelerin merkez bankalarını bu yönde hareket etmeye zorluyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ise, her defasında temkinli faiz indiriminden bahsediyordu. Ancak, koronavirüsün ABD’yi de etkilemeye başlaması ile birlikte, normal şartlarda 18 Mart’ta toplanacak olan Fed geçen hafta acil olarak toplanarak politika faizinde 50 baz puan indirime gitti. Fed’in bu adımıyla politika faizi %1,75’ten %1,25’e çekildi. Hatta, bu oran 2008 yılından günümüze dek yapılan en yüksek faiz oranı indirimi oldu.

Cumhurbaşkanımızın faizlerin yüksekliğinden şikayetini TCMB’nin bağımsızlığına müdahale şeklinde yorumlayan ekonomistler, faizleri düşürmede tereddüt yaşayan Fed ve Jerome Powell ile ilgili Trump’ın söylediklerine acaba ne diyecekler?

ABD Başkanı Donald Trump, Çin’de ortaya çıkan koronavirüs salgınının yarattığı etkiler ve yavaşlama ile mücadele için Fed’den para politikasını gevşetmesini ve büyük bir faiz indirimi yapması gerektiğini söylüyordu. Hatta açık bir şekilde Jerome Powell liderliğindeki Fed’in ilk günden bu yana yanlış yaptığını ifade ediyordu.

12 yıl önce, ABD’de Mortgage krizi sonrasında olduğu gibi koronavirüs olayı karşısında da Fed’in bir şey yapması gerekiyordu. Yapması gerekenlerin başında da faiz indirimi ve dolar likiditesinin rahatlatılması geliyordu.

Sonunda Fed, olağanüstü toplanarak faizi yarım puan indirdi. Dolar likiditesini artırdı ve diğer merkez bankalarının da benzer önlemleri alacağını açıkladı. Ancak piyasaların tepkisi şaşırtıcıydı ve geçmiştekilerin tersiydi. Piyasalar resesyon korkularının bir yerde Fed tarafından da teyit edilmiş olduğunu gördü. Ve buna büyük tepki göstermesi sonucu faiz tarihinin en düşük düzeyini gördü.

Fed’in sürpriz faiz indirimi öncesinde Avustralya, Kanada ve Malezya da faiz indirimine gitti. Fed’in faiz indirmesini takiben ise Arjantin, Katar, Moldova, Ürdün ve Letonya Merkez Bankaları da faiz indirdi. Daha fazla bankanın da indirime gitmesi bekleniyor. İlk olarak, Avrupa (ECB), Japonya (BoJ) ve İngiltere (BoE) Merkez Bankalarının politika toplantılarının sonucunda faiz indiriminin gelmesi bekleniyor.

Bu yıl Ocak ve Şubat aylarında 14 merkez bankası faiz indirirken, Fed’in sürpriz faiz indiriminin ardından küresel ekonomik görünüme ilişkin endişeler daha da arttı. Virüs salgınının dünya ekonomisini daha da ciddi bir şekilde etkileyeceği düşünülmeye başlandı. Fed’in 18 Mart’taki toplantısında 25 baz puan faiz indirimine gitmesi ve yılın sonunda faizlerin %0,50 seviyesine kadar inmesi bekleniyor.

Gelinen noktada birçok merkez bankasının faiz indirimi konusunda Fed’in peşine takıldığı görülürken, ekonomistler küresel ekonominin bol likiditeye ihtiyaç duyduğunu ve bir sonraki adımın parasal genişleme olabileceğini, ifade ediyorlar.

Ancak, şunu biliyoruz ki Fed hariç diğer merkez bankalarının fazla faiz indirimi için ellerindeki silahlar da sınırlı. Özellikle de fabrikaların kapandığı, şirketlerin tedarik zincirinin sekteye uğradığı, turizm sektöründe kan kaybının yaşandığı, tüketim harcamalarının düştüğü bir ortamda. Aslında esas çözüm yolu para politikasının yanında mali politikaları etkin kılacak politikaların uygulanmasında.

Türkiye açısından ise geçen hafta açıklanan yıllık enflasyon piyasa beklentisinin altında artış gösterdi. Mart ayında devam edecek enflasyon düşüşü Nisan ayında da devam edebilir. Çünkü Nisan ayı enflasyonunda düşüş beklentisinin nedeni, geçen yıl Nisan ayında %1,69’luk enflasyonun yüksek düzeyde baz etkisi oluşturması. Dünyada resesyon korkusuyla faizler peş peşe düşürülürken ve tarihi düzeylere inerken, bizim Merkez Bankası da 19 Mart’ta bu fırsatı kaçırmayacaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.