Yazarlar Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir enerjinin katkısı

Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir enerjinin katkısı

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı

Ülkemizde elektrik kesintilerinin yaşandığı günleri, bugün yaşı 30 ve altında olan hiçbir insanımız hatırlamaz. Elektrikler kesildiğinde mum ışığıyla ya da gaz lambasının altında oturup ders çalıştığımız çok olmuştur. Hele tek kanallı siyah beyaz televizyon zamanlarında seyrettiğimiz bir filmin en heyecanlı yerinde elektrikler kesilince meraklandığımız çok zamanlar olmuştur.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Şahap Kavcıoğlu : Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir enerjinin katkısı
Haber Merkezi 05 Şubat 2019, Salı Yeni Şafak
Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir enerjinin katkısı yazısının sesli anlatımı ve tüm Şahap Kavcıoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bunları, Türkiye’nin geldiği noktayı göstermek için hatırlattım. Bir dönemler Bulgaristan’dan elektrik ithal ederken, bugün ne oldu da hem kendimize yetecek elektriği üreten hem de ihraç eden bir ülke haline nasıl geldiğimizin bilinmesi gerekir.

Bu süreç tabi ki, yeni petrol veya doğalgaz rezervleri bulmadık. Ancak, ülkemizin bu enerji kaynaklarına ikame olabilecek yüksek bir yenilenebilir enerji potansiyeli bulunmaktadır. Üstelik sadece hidroelektrik santrallerini değil rüzgar, güneş ve jeotermal kaynaklarını da içermektedir.

Bunun için tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yenilenebilir enerji yatırımlarına daha fazla önem ve öncelik verilmeye başlandı.

Örneğin; Türkiye’de işletmede olan lisanslı rüzgar enerji santrallarının kurulu gücü 2010 yılında 1.328 MW iken, 2018 yılsonu itibariyle artarak 6.948 MW’a yükselmiştir. Ülkemizin rüzgar enerjisi potansiyelinin 83.000 MW olduğu düşünüldüğünde, bu alandaki fırsat direk göze çarpmaktadır.

Güneş panellerinde yaşanan maliyet düşüşü ve panel verimlerinin artması ile birlikte, 2014 yılında sadece 40 MW olan güneş enerjisiyle elektrik üretimi 2018 yılında 5000 MW olarak gerçekleşmiştir.

Yine, Türkiye’nin yerli enerji kaynaklarından biri olarak önem taşıyan jeotermal enerjinin potansiyeli 31.500 MW olarak değerlendirilmektedir. Kurulu gücümüz ise, 2018 yılı sonu itibariyle 1.283 MW’tır. Jeotermal enerjiden elektrik üretiminde ABD, Filipinler, Endonezya, Türkiye ve Yeni Zelanda ilk beş ülke olarak sıralanmaktadır.

Türkiye hidroelektrik potansiyeli bakımından da Avrupa’da Rusya ve Norveç’ten sonra 3.sırada yer almaktadır. 2018 yılsonu olarak 28.284 MW kurulu güce ulaşırken bu oran toplam kurulu gücün %32’sine tekabül etmektedir.

Son 16 yılda elektrik enerjisi üretimindeki ortalama artış %5,7 seviyelerinde gerçekleşmiştir. 2002 yılında 129,4 milyar kWh olan elektrik üretimimiz %132’lik bir artışla, 2018 yılı sonu itibariyle 300,7 milyar kWh olarak gerçekleşmiştir. Bunun 150,9 milyar kWh’lık kısmı yerli kaynaklı üretimdir. Aynı dönemde yenilenebilir enerji yoluyla sağlanan enerji ise, %186 oranında artış göstermiştir.

2018 yılsonu itibariyle elektrik üretimimizin, %36,2’si kömürden, %33,5’i yenilenebilir enerji kaynaklarından, %30’u doğalgazdan, geri kalanı ise diğer kaynaklardan sağlanmıştır. Petrol, doğalgaz ve ithal kömürle çalışan santrallerin oranı %70’lerden %50’lere düşerken, yerli kömürle çalışan santrallerin oranı ise %16,5’e gelmiştir.

2002 yılında 31.846 MW olan elektrik enerjisi kurulu gücümüz, 2018 yılı sonu itibarıyla %176 artarak 88.551 MW’a ulaşmıştır. Söz konusu bu kurulu gücün %48,5’u yenilenebilir enerji, %12’si ise yerli kömürle çalışan termik santrallerdir.

Ayrıca, Ülkemizde 2002 yılında 298 olan elektrik üretim santrali sayısı, 2018 yılı üçüncü çeyrek sonu itibariyle 24 kat artarak 7.089’a yükselmiştir.

Enerji sektöründe ihtiyaç duyulan yatırımların mümkün olduğu kadar özel sektör tarafından yapılmasını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle, 2002 yılında elektrik enerjisi üretiminde %40,2 olan özel sektörün payı bugün %85 düzeyine ulaşmıştır.

Son dönemde yenilenebilir enerjide geldiğimiz noktayı göstermesi açısından; toplamda 2018’de devreye alınan kurulu güç 4025 MW’ı bulurken, bunun %40,8’i güneş, %22,1’i hidroelektrik, %12,7’si rüzgar ve %8,2’si linyitten sağlandı. Böylece, geçen yıl devreye giren diğer kalemlerle birlikte toplam kurulu gücün %93’ünü yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu.

Yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi üretimini artırma çalışmaları küresel açıdan da ivme kazanmıştır. Küresel elektrik üretiminin %66’sının fosil yakıtlardan %24’ünün de yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiği dikkate alındığında, %33,5 olan yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretim oranı ile ülkemiz dünya ortalamasının üstünde yer almaktadır.

Ancak, yine de ülkemiz petrol ve doğalgaz kaynakları açısından yoksun olduğundan yenilenebilir enerjiye çok daha fazla önem vermelidir. Bu anlamda dünyadaki bazı ülkeleri örnek verecek olursak, Fransa elektrik üretiminin %77,6’sını nükleer enerjiden %17,5’ini yenilenebilir enerjiden karşılamaktadır. Yine Kanada elektrik üretiminin %62,8’ini yenilenebilir enerjiden, %16,4’ünü de nükleer enerjiden karşılamaktadır.

Biz de elektrik üretimimizin tamamını yerli kömür ve yenilenebilir enerjiden karşılamayı başarabilirsek, hem ithalatı önemli ölçüde azaltmış olacağız hem de bugün itibariyle yerli üretimdeki artış sayesinde cari açıkta önemli bir azalış olacaktır.

Böylece, Milli Enerji Politikasının bir sonucu olarak ülkemizin ihtiyaç duyduğu enerjiyi yerli ve yenilenebilir enerjiye dayalı üretim ile en ucuz, en modern ve en kaliteli şekilde sağlama hedefini gerçekleştirmiş olacağız.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.