Yazarlar Yılmaz Özdil"in Doğu Perinçek"le yaptığı sır röportaj

Yılmaz Özdil"in Doğu Perinçek"le yaptığı sır röportaj

Salih Tuna
Salih Tuna Gazete Yazarı

Y.ÖZDİL: Bir yanda medya üzerindeki baskılar ve sansür artıyor(…) Bir yanda da barış görüşmeleri yapılıyor. Özgürlüklerin olmadığı bir ülkede barış nasıl olacak?

D.PERİNÇEK: Milliyet"te, Öcalan"ın İmralı"da BDP"lilerle yaptığı görüşme notlarının yayınlanmasının ardından Başbakan"ın kullandığı dil ve bunun gazetede yol açtığı sonuçlar ciddi soru işaretleri yaratıyor tabii.

Y.ÖZDİL: Nedir o sorular?

D. PERİNÇEK: Demokratik ülkelerde gazetecilik, onun bunun kriterine bağlı değildir. (…)

Y.ÖZDİL: Hasan Cemal"in yazısına bile tahammül edemeyen bir başbakan, Kürtlerin haklarını nasıl verecek?

D. PERİNÇEK: (…) Bu şekilde çözüm olmaz! Başbakan"ın tek adam olarak ona buna ayar vereceği, kısıt koyacağı bir ortamda çözüm olmaz.

Y. ÖZDİL: Medyanın üzerinde 28 Şubat"la yarışırcasına bir baskı kuran bir iktidar, demokrasiyi reddederek barışa ulaşacağına Kürtleri ikna edebilecek mi?

D. PERİNÇEK: Bu sorunun mantıki cevabı "hayır".(…)

Y. ÖZDİL: (…)İmralı"da Öcalan"la görüşüyor ve PKK"nın sınır dışına çekilmesini istiyor. Karşılığında hükümet PKK"ya ne öneriyor?

D. PERİNÇEK: (…) Başbakan ve hükümet medyası kamuoyuna dediler ki, "Bu sürecin bir amacı var. Amaç, terörü sona erdirmek." Nasıl olacak bu diye sorulduğunda da, "Öcalan"ın PKK"ya Türkiye"yi terk edin talimatını vermesiyle olacak bu" dediler. Kısacası...

Y. ÖZDİL: Evet…

D. PERİNÇEK: (…) Bunun ne karşılığında olduğunu ise bilmiyorduk biz. Bu soruyu soranlara, "savaşın devamını istiyor" suçlamaları yapıldı(…)

Y. ÖZDİL: Peki Hükümet ona ne öneriyor?

D. PERİNÇEK: Hükümetin ne önerdiği net değil. Nitekim Karayılan , "Devlete karşı kuşkularımız devam ediyor. Devletin bir projesi yok" diyor.

Y. ÖZDİL: Peki niye PKK ile görüşmelerde Erdoğan"ın başkanlığı da konuşuluyor?

D. PERİNÇEK: Zaten Devlet Bahçeli de "Öcalan, Erdoğan koalisyonu hayırlı olsun" diyor. En uç Türk milliyetçileri olayı Erdoğan - Öcalan mutabakatı olarak görüyor.

Y. ÖZDİL: Siz nasıl görüyorsunuz?

D. PERİNÇEK: Var o boyutu tabii (…)

Y. ÖZDİL: Türk medyası ağır bir baskıyla susturulurken Kürtlerin özgürce konuşması nasıl mümkün olacak? Konuşmak, Türklere yasak, Kürtlere serbest mi olacak? Yoksa Türk ya da Kürt kimse konuşamayacak mı? Sansürde mi eşitlik sağlanacak?

D. PERİNÇEK: Bu bir açmaz halidir ve bu baskı böyle devam edemez (…)

Y. ÖZDİL: Kürtlerin özgürce konuşması, örgütlenmesi, fikirlerini açıklaması nasıl sağlanacak Türkler susturulurken?

D. PERİNÇEK: Sağlanamaz (…)

Y. ÖZDİL: Neden Başbakan, Apo"nun İmralı"da BDP heyetiyle yaptığı görüşme tutanaklarının yayınlanmasından bu kadar rahatsız oldu?

D. PERİNÇEK: Erdoğan, kontrol hastası…

Yerimiz dar olduğu için röportajı özetleyerek iktibas ettim. Ama bir harf bile ilave etmedim. Çıkardığım yerleri de parantez içi üç noktayla gösterdim.

Röportaj Taraf gazetesinin dünkü nüshasında yayımlandı. Yani başlığa çektiğimiz gibi ortada "sır" falan yok.

Röportajı da Yılmaz Özdil değil, Ahmet Altan"la gazeteden ayrıldıktan sonra tekrar dönen Neşe Düzel yaptı. Zaten cevap veren de Doğu Perinçek değil Cengiz Çandar.

Bu "yabancılaştırma efektine" kimlerin neyi söylediğinin tastamam görülmesi için başvurdum.

Neşe Düzel sanırım "AKP 20 milyon Kürdü hapishaneye dolduracak" heyulasından hâlâ kurtulabilmiş değil yoksa bu kadar "güzel" soruyu yan yana getiremezdi.

Cengiz Çandar"ın da gördüğünüz gibi kafası bir hayli karışık.

Ama o da haklı.

"MHP ideolojisi iktidarda" dedikten 2- 3 ay sonra "iktidar" çözüm sürecini başlattı, uyum sağlamak kolay değil.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.