Yazarlar Mutlu son

Mutlu son

Sema Karabıyık
Sema Karabıyık Gazete Yazarı

Hikayenin ne zaman biteceği, kaç bölümde sona ereceği genelde belirsizdir, reytinglerin mihmandarlığında karar verilir. Reytingler ortalamanın ve maliyetin üzerinde ise hikayenin nasıl şekilleneceği üzerinde düşünülmeden devam kararı verilir. Hikayenin tekrara düşmesi, ileriye doğru açılım kazanamamasının ana sebebidir bu durum.

İçerde; iddialı kadrosuna rağmen sezon başında tek sezonluk bir dizi olacağını ilan etti ve yüksek seyreden reytinglerine rağmen sözüne sadık kaldı. Uzatmalarda kan kaybedeceklerinin bilincindelerdi, azalarak tükenerek bitmek yerine zirvede bırakarak bir ilke imza attılar. 140 dakika 39 bölüm az bir süre değildi, nitekim hikaye 13. bölümden itibaren sıklıkla tekrara düştü. Koca şube Celal’in peşine düştü, tüm ümidini Sarp’a bağladı, bu sefer tamam Müdürüm Celal elimizde, afferin Sarp sana güveniyorum sarmalının dışına çıkılamadı. Polisiye hikayeler ile zenginleştirme şansı varken; Sarp Celal’i nasıl enseleyecek, Mert’in kardeşi olduğunu ne zaman ve nasıl anlayacak sorusuna düğümlendi ve bile isteye kısırlaştırıldı hikaye.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Sema Karabıyık : Mutlu son
Haber Merkezi 02 Temmuz 2017, Pazar Yeni Şafak
Mutlu son yazısının sesli anlatımı ve tüm Sema Karabıyık yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Kurgusal bir hikaye öyküsünü bilmediğiniz sürece ilginizi çekmeyebilir. Dizi sektörü bu ilgiyi ilk bölümden elde etmek adına tüm öyküyü seyircinin gözleri önüne seriyor. Sahne sıralaması değiştirilerek yapılan kurgu eşliğinde ters köşe hikaye imajıyla yoluna devam ediyor. İçerde, her bölüm ters köşe hikayelere imza atmayı tercih etti. Karakterler sürekli birbirlerinin aklını okudu, hamlelerini önceden tahmin etti. Sıradan seyirciyi tavlama yöntemi bir süre sonra kalburüstü seyircide bıkkınlık yaratmakta gecikmedi. Bırakınız bir hafta on hafta aradan sonra hikaye aynen bırakıldığı yerden devam ediyor hissi yaşatıyorsa, o hikayenin anlatım tarzında ciddi bir problem vardır. Ki dizi sektörünün en ciddi problemidir bu. Durağan, ilerlemeyen hikayelerin peşine düşülmesi, İçerde gibi potansiyeli yüksek bir hikayeyi dahi dar çerçevenin içine hapsetti.

Mert’in hikayesi dar bakış açısının kurbanı oldu. Ailesinden kopartılan, sokaklarda yaşamak zorunda bırakılan, dilencilik yaptırılan, Coşkun’un işkencesine maruz kalan Mert’in hayatı Celal babasının korumasına girmesinden sonra değişmişti. Okumuş, polis olmuştu ama uyuşturucu ticareti, cinayet her türlü suça bulaşan Celal babasının arkasını toplamaktan suç delillerini yok etmekten rahatsız olmuyordu. Ne zamanki kendisini kaçırtan kişinin Celal olduğunu öğrendi tavrı o zaman değişti. Oysaki çok önceden gönlü aşka düştüğünde, Füsun teyzesiyle özlemini çektiği aile sıcaklığını yakaladığında en azından Melek öldüğünde içsel sorgulamasını yapmalı ve Celal’den uzaklaşabilmeliydi. Sarp’ın abisi olduğunu öğrenmese idi ömür boyu polis ya da değil Celal’in kölesi olmaya devam edecekti Mert.

Bakış açısı seyircinin kurgu karakterlere ve onların eylemlerine duygusal ve ahlaksal olarak gösterilen tepki şeklini temelden etkiler. Tembel ve tecrübesiz bir kurgu yazarının en belirgin özelliklerinden biri bakış açısını kullanmadaki tutarsızlığıdır.

Anlamak mı hissetmek mi? Anlamak kişinin tecrübeleri ışığında tek başına gerçekleştirebileceği bir eylem. Diziler hikaye anlatmayı bırakalı seyirciye ne hissedeceğini dikte ediyor. Bu manada bu sezonun en başarılı işi İçerde idi. Seyirci ne hissedeceği konusunda hiçbir zaman yalnız bırakılmadı. Senaryo hisleri dikte etti, sosyal medya ise yaygınlaşmasına yardımcı oldu.

Seyirci mutlu son istiyor dizi ve film sektörünün klişe inançlarından birisi olarak varlığını devam ettiriyor. Seyirci anlık bir mutluluk adına mutlu son istiyor gibi gözükse de aslında günlerini aylarını vererek takip ettiği dizinin hikayesine uyumlu bir şekilde bitmesini bekler. O uyum hikayeyi ölümsüz kılar ve unutulmazlar arasında yerini alır. İçerde, Yılmaz kardeşleri kavuşturup Celal’i sonsuzluğa uğurlayarak anlattığı hikayeye en uyumlu sonla seyircinin huzurundan ayrıldı.

Hikayenin açılım kazanamaması ve düşen reytinglerle tek sezonluk diziler kervanına katılan Anne de bir düşünceye göre mutlu finale imza attı.

Melek nasıl kurtulur sorusu etrafında şekillenen senaryo, Cengiz ve Şule’nin zaafları, kötülükleri ile derinleşti. Ama asıl hikayeyi çıkmaza sokan Cahide’nin ataklarıydı. Yaşadıkları mahkeme sürecinde anlatılsa idi Melek annesinden alınıp sosyal hizmetlere verilecek ve sonrasında evlatlık alınması mümkün olacaktı. Ama bu gelişme orijinalinde olduğu gibi erkenden hikayenin sonunu getirirdi. Onun yerine Melek’e yalan söyletildi, devamında Zeynep’e Melek’in öldüğü söylendi, Melek’in Hasan adında bir kardeşi dünyaya geldi, Melek küçük anne olarak hikayeye renk kattı! Cengiz faktörüne rağmen Melek, Cahide’nin mirasçısı oldu, milyon dolarlık servet kaldı. Cahide’nin avukat kızı yalancı şahit bulmayı teklif etti komisere. Senarist grubunun kafa patlattığı tüm konular, Melek ve Melek gibi çocuklar nasıl kurtulurdan ziyade hikaye nasıl daha çetrefilli hale gelir, nasıl daha çok duygu sömürüsü yaparız soruları etrafında düğümlendi. Ne zamanki final yapacağı kesinleşti, Şule Cengiz’i öldürdü, böylece sözüm ona Melek kurtuldu, Zeynep’le mutlu mesut bir hayata yelken açtılar. Onca yaşanan şeyi Melek nasıl unutacak, yaşadığı travmalardan nasıl kurulacak? Çocukken babasını öldürdüğünü öğrenen Zeynep, Melek’e nasıl sağlıklı bir hayat sunacak tam bir muamma. Ama bütün bu soruların ne önemi var? Zeynep ve Melek birlikte mutlu olacaklar hissiyatı yaşatılan seyirciye vaatlerini yerine getirdiler ve bitti hikaye, hem de mutlu sonla daha ne istenir ki!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.