Yazarlar John Kerry"den bir Mesih çıkar mı?

John Kerry"den bir Mesih çıkar mı?

Süleyman Gündüz
Süleyman Gündüz Gazete Yazarı

Uzun zamandan beri ilk defa Rusya ve ABD Suriye sorununda eşit ortaklar olarak masaya oturuyorlar.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergi Lavrov sorunun ortaya çıktığı ilk günden beri genel anlamda tavrını koruyor. İstikrarsız olansa ABD Dışişleri Bakanı John Kerry.

Kerry"in tavrı bana hep Nasrettin Hoca"nın bir fıkrasını hatırlatır. Hoca bir sorunu çözmek için tarafları dinlemeye başlar şikâyetçi olanı dinler "Haklısın" der, ardından savunmayı dinler "Sen de haklısın" der ve bu nasıl bir durumdur diye soran üçüncü kişiye "Sen de haklısın" diyerek cevap verir.

Cenevre-2"nin en önemli aktörü kanaatimce Kerry"dir.

Gelinen noktayı: "Kimse şüphe duymasın ki bu zor ve karmaşık bir sürecin başlangıcı" olarak değerlendirdi.

Kerry, ABD Başkanı Barack Obama"nın ilk döneminde senatör olduğu halde birçok sorunda özel elçi olarak görev üstlenmişti. Hillary Clinton"dan önce Dışişleri Bakanlığı için adı geçiyordu ama kısmet Obama"nın ikinci döneminde imiş.

Kerry, diplomat bir ailede yetişti, Yale Üniversitesi"nde siyaset bilimi üzerinde eğitim gördü. Üniversitenin ardından ABD Deniz Kuvvetleri"ne katıldı. 1968-1969 arasında iki kez Vietnam"a gitti, hizmetlerinden dolayı "''Gümüş Yıldız"'', "''Bronz Yıldız"'' ve üç kez "''Mor Kalp"'' madalyasıyla onurlandırıldı.

Savaşın ardından Savaşa Karşı Vietnam Gazileri organizasyonuna katıldı, derneğin sözcülüğünü yaptı ve savaş karşıtı konuşmalarıyla dikkati çekti.

Daha sonra Boston College Hukuk Okulu"ndan mezun oldu. Başsavcı ve vali yardımcılığı görevini yürüttü, 1984"den beri de 5 dönemdir senatörlük yapıyor. Bu özelliğiyle, 10. en kıdemli senatör konumunda olan Kerry, 2009"dan Dışişleri Bakanı olarak atandığı güne kadar 27 yıldır üyeliğini yaptığı Dışişleri Komitesi Başkanlığı"nı yürüttü.

2003"teki Irak işgalini önce destekleyen Kerry, daha sonra bu işgalin güçlü karşıtlarından biri oldu. 2004 başkanlık seçimi kampanyasını da Irak savaşına muhalefet üzerine temellendirdi. George W. Bush ile yarıştı ancak az bir farkla seçimi kaybetti. Siyasi kimliğinin yanı sıra en zengin senatör olarak biliniyor.

Bu kez adını dünyanın en önemli dışişleri bakanları hizasına yazmak istiyor. Bundan dolayıdır ki Kerry, ABD adına Filistin-İsrail Barışı ve Suriye sorununun çözümü için tek başına inisiyatif almış gözüküyor.

Son günlerde Obama"nın adı iç siyasette bir anlam ifade ediyor; bütçe ve sağlık sistemi sorunlarıyla uğraşıyor. Dış siyasette ise sembolik bir karşılığı var.

Kerry, geçen yıl Eylül ayında Şam"ın Doğu Guta bölgesinde kullanılan kimyasal silahlar için rejimi suçlayarak "elimizde ciddi deliller var ve müdahale edilmesi gerekir" demişti. İşin ilginç yanı Başkan Obama bu açıklamadan pek tatmin olmamıştı ki; müdahale konusunda "Kongre karar versin" fikrini ortaya atarak ihtiyatlı bir yaklaşım gösterdi. Buna rağmen tehdit işe yaradı ve Esad kimyasal silahlarını teslim etti.

Kerry, Suriye sorununun yanısıra üç yıldır kesik olan Filistin-İsrail barış görüşmelerini yeniden başlattı. Mart"ta sonuç almak için belirlenen 9 aylık süre sona eriyor. Taraflar bugüne kadar herhangi bir konuda uzlaşma gerçekleştiremediler. Görüşmelerden de kimse memnun değil.

Zaman zaman tutarsız ifadeleri olsa da: İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon Kerry"in çözme yeteneğini keşfetmiş olsa gerek ki, bir İsrail gazetesine verdiği demeçte Kerry için "Saplantılı, Mesih gibi hareket ediyor, Nobel ödülü alsa da bizi rahat bıraksa" diye söylemişti. Gerçi sonrasında İsrail hükümeti bu sözden dolayı özür diledi. Unutmamak gerekir ki, Kerry Mısır"daki darbe sürecine destek vermişti.

Cenevre-2 devam ediyor ve Filistin sorununda herhangi bir ilerleme yok.

Soru şu ki; Kerry sadece bir Truva atı mı, yoksa bu iki sorunu çözerse Kerry"den bir Mesih çıkar mı?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.