YazarlarUkrayna, III Dünya Savaşı"nın nedeni olabilir mi?

Ukrayna, III. Dünya Savaşı"nın nedeni olabilir mi?

Süleyman Gündüz
SüleymanGündüzGazete Yazarı
Ukrayna"daki gelişmeler artık küresel bir krize dönüştü. Rusya"nın Kırım"ı ilhakıyla başlayan gerilim şimdi de Ukrayna"nın güneydoğu bölgesini etkilemeye başladı.

Rusça konuşan ve siyasi geleceklerini Rusya"yla ittifak içinde gören kitleler ayaklanmış durumda. Rus yanlısı paramiliter gruplar başta Donetsk olmak üzere 10 şehirde yerel parlamentoları ve kamu binalarını işgal ettiler.

Dünden itibaren Odessa"da başlayan olayları da hesap edersek Ukrayna"nın güneydoğu bölgesi tamamen Rusya yanlılarının kontrolüne girmiş ve fiilen Karadeniz"le ilişkisi kesilmiş durumda.

Bir yandan kaos iç savaşa dönüşürken öte yandan da diplomatik girişimler sürüyor.

Kaosun nereye varacağını önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak gelişmeler belirleyecek.

Devrik Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç; "Ukrayna"daki operasyonu bizzat CIA"nin yönettiğini" iddia etti. Eğer bu iddia doğruysa olayların varacağı nokta ve sonuçları da hesaplanmıştır.

Ülkesinin siyasi geleceğini Rusya ile birlikte hareket etmekte gören, bu siyaset söylemiyle halkın desteğini ve seçimi kazanmış bir cumhurbaşkanını parlamento darbesiyle devirenlerin ve destekçilerinin B planı hazır değilse durum vahim.

Yok, olayların bu aşamaya geleceğini ön görmüşler ve Ukrayna"nın bölünmesini tasarlamışlarsa; yaşananlar zihinlerde bölünmeye meşruiyet kazandırıyor demektir. O zaman küresel bir krizin çıkmayacağına dair bir rahatlık içinde olabiliriz.

Gelişmelere baktığımızda ABD-AB Ukrayna"daki gösterilere verdikleri desteğin sonucunda olayların bu aşamaya geleceğini pek de hesap ettikleri söylenemez. En azından Rusya"nın böylesine bir tepki vereceğini hesap etmemiş olabilirler.

Rusya bugün kanseri gösterip Ukrayna darbecilerini ve destekçilerini vereme razı etme siyaseti yürütmektedir. ABD-AB ve Ukrayna"yı Kırım"ın kaybına razı etmenin yolu güneydoğu aksı üzerinde gerginliği tırmandırmaktan geçiyordu. Bunu da başardıklarını görüyoruz.

Rusya"nın Kırım hamlesine ABD-AB, siyasi ve ekonomik ambargoyla karşılık vereceğini açıkladılar. Rusya bu hamleyi şimdilik ciddiye almıyor.

Rusya, ABD-AB"nde birçok firmanın kendi ülkesine olan bağımlılığından ve işbirliğinden dolayı ekonomik ambargonun sürdürülebilir olduğuna inanmıyor. AB"nin Rus doğalgazına olan bağlılığını da buna eklemeliyiz.

Stratejisiler, AB"nin ekonomik ambargoyu uzun vadeli sürdürebilecek konumda olmadığını ifade ediyorlar. Zaman uzadığında AB"nin, yeni bir ekonomik krizle karşı karşıya kalma ihtimali güçlü. Bu durumda AB"yi bir arada tutmak artık mümkün olmaz.

Bu şartlar altında ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden"in 22 Nisan"da Kiev"e yapacağı ziyaret büyük bir önem kazanıyor.

ABD Biden"ı, 2009"da Rusya"nın Güney Osetya"ya müdahalesinin ardından Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili"yi yatıştırmak için bölgeye göndermişti. Nedense ABD kriz bölgelerinde yatıştırma rolünü Biden"a yüklemiş. Uluslararası diplomatik çevrelerde de Biden, çok şey vaat etmiş gibi gözüken ama hiçbir şey vaat etmeyen bir siyasi figür olarak değerlendiriliyor.

Krizin başından beri ABD"nin rolüne bakılırsa, bu kez Biden"ın Ukrayna gezisi yatıştırma misyonu taşımıyor.

Bu saatten sonra Ukrayna"nın toprak bütünlüğünü korumak ve savunmak zorlaştı.

Bugün Rusya"nın legal olarak Kırım"ı illegal olarak Ukrayna"nın güneydoğu bölgesini işgali; II. Dünya Savaşı"ndan önce Almanya"nın Polonya"yı, Japonya"nın Mançurya"yı, İtalya"nın Habeşistan (Etiyopya) ve Arnavutluk"u işgal günlerini hatırlatıyor.

İçinden geçtiğimiz yüzyıl nedense bizde yeni bir dünya savaşının yaşanmayacağıyla ilgili bir kanaat oluşturuyor. Bunun tersini düşünmekten ürküyoruz.

Genelde I. ve II. Dünya Savaşı"nın ardından ortaya çıkan sorunlar iç veya bölgesel savaşlarla çözülmeye çalışıldı veya uluslararası müdahale oldu.

Kırım ilhakı, Ukrayna"da iç savaşın ortaya çıkartacağı durum ve Rusya"ya uygulanması düşünülen ekonomik ambargonun olası sonuçları düşünüldüğünde gelişmeler farklı bir durum arz ediyor: bu kez küresel sistemi oluşturan aktörlerin arasında güvensiz bir ortam ve gerilim dili egemen.

Bugün yaşananlar kapalı kapılar arkasında varılmış bir anlaşmanın ürünü değilse, bu kez durum ciddi gerçekten.

1853 Kırım sorunu nasıl büyük bir savaşa sebebiyet vermişse; Ukrayna krizi de yeni bir dünya savaşına neden olabilir mi?

Neden olmasın; her şey bir kıvılcıma bağlı.