Yazarlar Kapıdan alışveriş yapmayın

Kapıdan alışveriş yapmayın

Suzan Çelik
Suzan Çelik Gazete Yazarı

Köşemize ulaşan şikayetlerin çoğunluğunu kapıdan satışlarla ilgili sorunlar oluşturuyor. Tüketici alışverişini yaptıktan sonra ilk yedi gün içinde bizi aramışsa onu hemen satış işleminden cayması için notere yönlendiriyoruz. Ancak çoğu kez bu mümkün olmuyor; ya sözleşme üzerine eski bir tarih atılmış oluyor, ya da bu süre içinde yürütülen oyalama taktikleriyle tüketiciye cayma hakkı kaybettiriliyor. İstanbul''dan Bekir Poyraz isimli okurumuzun eşinin başına gelenler sayısız tüketicinin yaşadığı türden. Kağıt üzerinde herşey satıcının lehine görünüyor çünkü malın teslim tarihi ile ilgili ibare gerçek tarihten çok öncesine ait olduğu için yasal olarak maldan caymak mümkün değil. Samsun''dan Veysel ve Selma Kırcalı daha şanslı. Onlar vakit geçmeden en yakın notere gidip firmaya satış işlemini reddettiklerine dair ihbarname gönderdikleri için önemli bir yanlıştan dönme imkanını elde ettiler. Bundan sonra yapacakları şey firmanın kuru gürültülerine aldırmadan satış işlemi nedeniyle kendilerini borç altına sokan belgelerin yasal sürede kendilerine iade edilmesini beklemek.

Pazarlamacı taktiği değişiyor

Geçtiğimiz pazar günü ben de bir kapıdan satış kurbanı olabilirdim. Adı duyulmuş bir deterjan firmasının sponsoru olduklarını iddia eden satış elemanları ellerindeki kağıda bakarak birtakım sorular yönelttiler. Satıcı çantasından bir çek çıkardı ve bu çekin firmalarının mağazasından seksen milyon TL. kadar bedava alışveriş imkanı sağlayacağını söyledi. 80 milyonluk bedava alışveriş imkanı sağlayacağı vaadedilen çekin içeriği sadece sözkonusu mağazadan mobilya, beyaz eşya gibi ürünleri satın alma durumunda yapılacak indirimden ibaretmiş. Bu taktiğin adı da sanırım bir taşla iki kuş vurma adını taşıyor ve herhalde açılımı da şöyle olsa gerek "Sizi kapıdan mağdur edemedik ama, hiç olmazsa mağazamıza buyrun" Lütfen dikkat!

Tüketim kültürü yozlaştırılıyor

Birbiri ardına sahneye konan senaryolarla tüketici bilinci yok edilmeye çalışılıyor. Ekranlarda, bir kişiye verilecek araba için uykusuz kalarak sonunda bilincini yitirme derecesine gelen insanların dramı sergileniyor. Bu yolla insanların beynine "ne olursa olsun mutlaka tüketmelisin" mantığı ve tüketim hırsı işleniyor. Tüketiciler bir yandan bu tür beyin yıkama senaryolarıyla bedavadan kazanma hırsına sevkedilirken, diğer yandan buna uygun metotlar geliştirilerek tüketici hakları istismar ediliyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.